BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB proje paraları ve akıbetleri araştırılsın

AB proje paraları ve akıbetleri araştırılsın

Özellikle ilgili ve yetkili makamlarında oturanlara sesleniyorum. Basında yer alan bir haberde, “Edirne Belediyesi ile Bulgaristan’ın Yambol şehri belediyesi arasında, 2008 yılı Nisan ayında hazırlanan ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Eğitim Projesi’nin paralarını, sahte evraklarla zimmetlerine geçirdikleri suçlamasıyla tutuksuz yargılanan ilgililer hakkında 8 yıldan 20 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldığı” belirtiliyordu. Ayrıntıları verilen yolsuzluk iddiaları ile ilgili bilgilere de bir başka dava sebebiyle telefon dinlerinken tesadüfen ulaşıldığı belirtiliyor.



Özellikle ilgili ve yetkili makamlarında oturanlara sesleniyorum. Basında yer alan bir haberde, “Edirne Belediyesi ile Bulgaristan’ın Yambol şehri belediyesi arasında, 2008 yılı Nisan ayında hazırlanan ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Eğitim Projesi’nin paralarını, sahte evraklarla zimmetlerine geçirdikleri suçlamasıyla tutuksuz yargılanan ilgililer hakkında 8 yıldan 20 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldığı” belirtiliyordu. Ayrıntıları verilen yolsuzluk iddiaları ile ilgili bilgilere de bir başka dava sebebiyle telefon dinlerinken tesadüfen ulaşıldığı belirtiliyor. Bu konu oldukça hassas ve dikkat edilmesi gerekir. Hibe adı altında bir kısım kurum ve kuruluşlarca alınan, karşılıksız verilen AB fonlarından gelen bu paraları art niyetli kişiler ele geçirdi mi, kötü şeyler oluyor. Eğitim projesi, kalkınma amaçlı projeler, toplumsal mutabakat ve barış adına yapılan projeler, kurum ve kuruluşların proje adı altında AB fonlarından aldıkları, yardım ve kaynaklar hiç araştırılıp soruşturuluyor mu? Ne kadar almışlar, ne için alınmış, nereye harcanmış, amacına uygun mu harcanmış, yoksa amaç dışı mı kullanılmış? Bu soruları sormak ve araştırmak lazım. Özellikle Maliye Bakanlığı müfettişleri bu işi çok sıkı denetlemelidir. Bakın ortaya ne hilkat garibesi işler çıkacaktır. Ciddiyetten uzak çalışmalar ve harcamalar. Yukarıda basına yansıyan haber ne ki? Devlet çok ciddi bir şekilde bu işi ele alsın bakın hangi kurum ve kuruluşta ne gibi paralar alınıp nerelere, nasıl harcanmış göreceksiniz. Çünkü bizde bir sorumsuzluk ve vurdumduymazlık hâkim. Özellikle gücü eline alanlar hiç umursamaz tavırlarla bu işleri yapabilmektedirler. Edirne Belediyesi ile ilgili iddialar örnek olsun, benzer proje ve yardımların tamamı incelensin, araştırılsın. AB fonlarından proje adı altında kim, hangi kuruluş, hangi kurum son 10 yılda ne aldı, ne kadar aldı, nereye, nasıl harcadı en ince ayrıntısına kadar incelesinler. Bakın neler çıkacak! Araştırsınlar. Sadece Sivil Toplum Kuruluşlarını değil, Demokratik Kitle Kuruluşları, Meslek ve Sanayi Örgütler, Kalkınma Ajansları, Resmî Kurum ve Kuruluşları da incelesinler. Ayırım yapmasınlar. Bu devletin dairesini, kuruluşunu idare edelim denmesin. Bakın ortaya ne garip ve enteresan akıl almaz şeyler çıkacak... Mustafa Göktaş 253 bin şehit mi, zayi mi?!. Bakırköy Belediyesi’nin düzenlediği “Çanakkale Şehitlerini Anma Ziyaretine” katılmıştım. Rehberimiz Selahi Tutmaz, Çanakkale Savaşları sırasında 253 bin askerimizin zayi olduğunu söylemişti. Üstüne basa basa 253 bin sayısının şehit sayısı olmadığını vurgulamıştı. Genelkurmay arşivlerine (2007 yılında yayınlanan) göre Çanakkale Savaşları sırasında 59.408 askerimizin şehit olduğunu, 22 bin askerimizin özellikle bulaşıcı hastalıklardan dolayı vefat ettiğini, 10 bin askerimizin kayıp olduğunu, 60 bin askerimizin kol ve bacak gibi uzuvlarını kaybettiğini, yaklaşık 101 bin askerimizin de yaralandığını (gazi olduğunu) ifade etmişti. Bu rakamları topladığınızda 253 bin ettiğini, bunun da kesinlikle şehit sayısı olmadığını önemle ifade etmişti. 18 Mart günü, Çanakkale Zaferinin 95. Yıldönümü anma törenlerini televizyondan seyrettiğimde, açıkçası ikileme düştüm. Haberler verilirken, şehit sayısının 253 bin olduğu belirtildi. Bu köşe aracılığıyla tarihçilerimizi, konunun uzmanlarını bizleri aydınlatmaya davet ediyorum. “Çanakkale Savaşları sırasında 253 bin şehit mi verildi, yoksa 253 bin zayi rakamı mıdır? Tarihimizin dönüm noktası olan Çanakkale Savaşlarının şehit sayısının doğrusunu öğrenmeliyiz ki, başta kitle iletişim aracı olan TV’lerde yanlış bilgi verilmesin. Yalçın Çetin Vatandaşın ne düşündüğünü merak ediyor musunuz? Vatandaş diyor ki; Ben Fethiye’den, Ankara’nın Kızılay semtine gitsem, bir dönerciye girsem ve “ben 1.5 porsiyon döner yiyip, parasını ödemeyeceğim” desem, bana ağzına geleni saymazlar mı?.. Caddenin karşısındaki bir başka dönerciye gitsem ve “ben 1.5 porsiyon döner yemeyeceğim, yemiş gibi size parasını ödeyeceğim” desem, yine başka gözle bakmazlar mı?.. Muhalefet diyor ki: 1980 ihtilalini yapanlar yargılansın, desteğimiz tam olur. İyi hoş da, sen ihtilalcilerin yaptığı her kanuna ve anayasasına sahip çıkıyor, “gel yeni anayasa yapalım” dendiğinde, “istemezük” diyorsun. Vatandaş da sizin hakkınızda yukarıda örneğini verdiğim dönerci gibi düşünmez mi? Ahmet Taha > Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT