BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Nüfusun yaşlanması kamusal hayatın emeklilik ve sağlık sistemlerinin sürdürülebilmesinden, iş gücünün ve genel nüfusun azalmasına kadar hemen hemen her alanını etkiliyor. Japonya şu an ortalama 44.7 ile dünyanın en yaşlı nüfusa sahip ülkesi ve önümüzdeki 40 yıl bu ünvanı sürdürmesi bekleniyor. Acaba 2050 yılında dünyanın hangi ülkesi en yaşlı nüfusa sahip olacak?



1. Küresel Test 2050 yılında en yaşlı nüfusa sahip ülkeler... Nüfusun yaşlanması kamusal hayatın emeklilik ve sağlık sistemlerinin sürdürülebilmesinden, iş gücünün ve genel nüfusun azalmasına kadar hemen hemen her alanını etkiliyor. Japonya şu an ortalama 44.7 ile dünyanın en yaşlı nüfusa sahip ülkesi ve önümüzdeki 40 yıl bu ünvanı sürdürmesi bekleniyor. Acaba 2050 yılında dünyanın hangi ülkesi en yaşlı nüfusa sahip olacak? A. Almanya B. İtalya C. Güney Kore D. Polonya A. almanya. YANLIŞ. Almanya şu an Avrupa’nın en yaşlı nüfusa sahip ülkesi, dünyada ise Japonya’nın ardından ikinci sırada. Ülkedeki ortalama yaş 44.3, bunun anlamı nüfusun yarısı bu yaşın üzerinde, yarısı ise altında. 2050 yılında ise 51.7 yaş ile dünyada altıncı sırada yer alması bekleniyor. 2050 yılında Japonya’daki ortalama yaşın 10 yıl artarak 55.1 olması bekleniyor. Düşük doğum oranı, kısıtlı göç izni ve benzeri sebepler yüzünden Japon nüfusunun 2050 yılında mevcut 120 milyondan 102 milyona, 2100’de ise 67 milyona düşmesi bekleniyor. B. İTALYA. YANLIŞ. İtalya ortalama 43.3 yaş ile Avrupa’nın en yaşlı ikinci nüfusuna sahip. Avrupa’nın genel yaş ortalaması 40.2, dünya genelinin ise 29.1. İtalya’nın ortalama nüfusunun 2050 yılında 7 yıl daha yaşlanarak 50.5 olması beklense de, dünyanın en yaşlı ülkeleri arasında sekizinci sırada yer alacağı tahmin ediliyor. C. GÜNEY KORE. DOĞRU. Birleşmiş Milletler Nüfus Dairesinin tahminlerine göre Güney Kore’nin 2050 yılında dünyada en yaşlı nüfusa sahip ülke olması bekleniyor. 2010 itibarıyla Güney Kore’deki ortalama yaş sayılabilecek 37.9 ve dünyada 36’ncı sırada yer alıyor. ABD’deki ortalama yaş ise Güney Kore’ye oldukça yakın: 36.6. 2050 yılında ise Güney Kore’deki ortalama yaşın 53.7 olması tahmin ediliyor. Güney Kore’nin hızla yaşlanıyor olmasının sebepleri arasında, çok düşük doğum oranı ile Avrupa ve Amerika’nın aldığı gibi göç alamaması önemli rol oynuyor. Karşılaştırırsak, 2050’de Çin’deki ortalama yaşın mevcut 34.2’den 45.2’ye, Hindistan’da ise mevcut 25’ten 38.4’e yükselmesi bekleniyor. D. POLONYA. YANLIŞ. Doğu Avrupa’nın gerçekten de çok hızlı yaşlanması bekleniyor. Fakat Polonya ve diğer eski Doğu bloğu ülkeleri 2050 yılının en yaşlı toplumu olmayacaklar. Polonya’daki ortalama yaşın 2010’daki 38.2’den 2050’de 51.0’a yükselmesi ve dünyanın 7’nci en yaşlı ülkesi olması bekleniyor. Kore ve Japonya’nın ardından Singapur’un 3’üncü, Bosna Hersek’in 4’üncü ve Küba’nın 5’inci sırada yer alacağı tahmin ediliyor. 2. İlginç Rakamlar 1- Nicolas Sarkozy, bağımsızlığını ilan ettiği 1801’den beri Haiti’yi ziyaret eden ilk Fransız Cumhurbaşkanı oldu. (France 24 TV) 2- Çin’de 14 Şubat 2010’-da Kaplan yılı başladı. Dünyanın giderek azalan ormanlarında yaşayan tahmini 3200 kaplan kaldı. (New York Times) 3- Afrika’nın aşağı Sahra bölgesinde şehirlerde yaşayan nüfus 2005’te 300 milyondan (yüzde 35), 2050’de 1 milyara (yüzde 65) çıkacak. (Foreign Affairs) 4- Hindistan’da kanalizasyonla toplanan pis suların sadece yüzde 31’i arıtılıyor. (Kirliliği Kontrol Kurulu) 5- İngiltere’deki Muhafazakar partinin 43 yaşındaki lideri ve gölge başbakan David Cameron eskiden bir medya şirketinin halkla ilişkilerini yürütüyordu. (Financial Times) 6- Meksika 2010 yılında bağımsızlığının 200’üncü ve devriminin 100’üncü yılını kutlayacak. (Teksas Üniversitesi) 7- Yemen’de bir çeşit hafif uyuşturucu olan Gat bitkisini yetiştirmek için her yıl su kaynağının yüzde 40’ı kullanılıyor. (Wall Street Journal) 8- 499 dolardan satışa sunulan Apple iPad tahminen imalat maliyetinden 270 dolar pahalıya satılacak. (iSuppli) 9- Klasik akkor ampuller elektrik enerjisinin sadece yüzde 10’unu ışığa çeviriyor. Geri kalanı istenmeyen ısı olarak boşa gidiyor. (Discover) 10- Ortalama bir Amerikalı yetişkin her yıl 1.8 çift spor ayakkabı satın alıyor. Bu Avrupa’daki rakamın 3 katı. (NPD Group, Inc.) © 2010 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma Dominique Strauss-Kahn ile Afrika üzerine Afrika’nın küresel finans krizinin çıkmasında hiç payı olmasa da, bu çöküşten muhtemelen en çok etkilenen yer oldu. IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, Afrika’nın krizden nasıl etkilendiğini ve kıtayı bekleyen mücadeleleri anlatıyor. 1- Afrika’nın küresel finans krizinde bir rolü oldu mu? “Afrika ülkeleri büyük ölçüde krizin masum kurbanları oldular.” 2- Kıta krizden nasıl etkilendi? “Kriz Afrika’yı bir çok farklı kanaldan vurdu. Ticaretin dibe vurduğuna, sermaye akışının durduğuna, piyasalarda para dolaşımının yavaşladığına ve bankaların zorluklar çektiğine şahit olduk. 3- Neden bu etkiler çok yıkıcı oldu? “Böylesi bir krizde dünyanın başka yerlerinde işinizi ya da evinizi kaybedebilirsiniz. Ama Afrika’da hayatınızı kaybedebilirsiniz ya da çocuğunuz ölebilir. 4- Afrika paçayı yırttı mı? “Çok şükür, gidişat değişti gibi gözüküyor. Bütün kıtada hayat belirtileri görmeye başladık. Ticarette, ihracat gelirlerinde, banka kredilerinde ve ticari faaliyetlerde artış başladı. 5- Krize iyimser gözle bakarsak? “Bence ortalık sakinleştikçe bir şeyi çok açık görüyoruz, çok daha kötü olabilirdi. 6- Bu kriz neden geçmiş krizlerden daha farklıydı? “Bunun temel sebebi bir çok Afrika ülkesinin krizden önce iyi politikalar sürdürmüş olması. Bu politikalar sayesinde daha şiddetli krizlere bağışıklık kazandılar. Bütçe dengelerini sağladılar, borç yüklerini azalttılar, enflasyonu düşürdüler ve iyi yedek akçe oluşturdular.” 7- Yedek akçe neden çok hayati? “Yedek akçenin en önemli faydası yoksul ve savunmasızları koruyabilmesidir. Çok şükür, kriz esnasında sosyal harcamalar yapılabildi.” 8- Kıtayı bekleyen zorluklar nelerdir? “Geçmiş başarıların bizi tembelliğe sevk etmemesi lazım. Afrika birçok açıdan ekonomik olarak hâlâ savunmasız bir yer.” 9- Kıta neye karşı korunmalı? “Afrika büyük, inatçı (sürekli) ve pahalı şoklar yaşamaya devam edecek ve bu şoklar insanlara büyük acılar vermeyi sürdürecek.” 10- Son olarak, neden ekonomik büyüme Afrika için çok önemli? “Güvenli bir hayat standartı olmadan insanlar verimsiz veya şiddet yanlısı olabilir. Bu ise istikrarsızlığa, demokrasinin kesintiye uğramasına veya savaşa yol açabilir. Özellikle tabii kaynakları bol olan ülkelerde bu zenginliğin nimetleri hızla çatışmaya sebep olabilir.” Editor’ün notu: Bütün iktibaslar Dominique Strauss-Kahn’ın Kenya Uluslararası Konferans Merkezinde 8 Mart 2010 tarihinde yaptığı konuşmadan yapılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT