BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yurt dışına çıkma hürriyeti

Yurt dışına çıkma hürriyeti

Bir söze eskiden diye başlayınca, ne kadar eski olmalı? Eskiden pasaport almak, yurt dışına çıkmak vs. çok sınırlı sayıda insanın yaptığı işti. Bu sınırlı sayının çok önemli bir kısmı da pasaportu hacca gitmek için alırdı. Onları hesaptan düşünce parmakla sayılacak kadar azdı. Parmakla sayılacak kadar az insanın çıkışlarına döviz kıtlığı gerekçe gösterilerek tahdit de konurdu.



Bir söze eskiden diye başlayınca, ne kadar eski olmalı? Eskiden pasaport almak, yurt dışına çıkmak vs. çok sınırlı sayıda insanın yaptığı işti. Bu sınırlı sayının çok önemli bir kısmı da pasaportu hacca gitmek için alırdı. Onları hesaptan düşünce parmakla sayılacak kadar azdı. Parmakla sayılacak kadar az insanın çıkışlarına döviz kıtlığı gerekçe gösterilerek tahdit de konurdu. Parmakla sayılacak kadar az insanın da pasaport alması için dosyasına koyacağı ilk evrak “askerliğini yapmıştır” belgesi olurdu. Olmak zorundaydı. Askerliğini yapmamışsa, mesela öğrenci olduğu için tecil ettirmişse pasaportun süresi tecil süresi ile aynı olurdu. Sonra bu uygulama kaldırıldı. Kimin ne kaybı oldu..Zaten maksat kaybetmek kazanmak değildi. Askerlik her Türk’ün hayatında milat gibi bir şeydi. Garip olan bir şey daha vardı. Azıcık imkânı olan herkes bu işten yırtmak için rapor peşinde koşardı, tecil peşinde koşardı, torpil arardı.. Bulurdu bulamazdı ama iş kamuya açık yerde konuşmaya gelince bu görev kutsallaştırıldı. Bu masum bir sahtekârlıktı. İnsanlar kendilerini böyle bir sahtekârlığa zorlayan sebeplere kafa yormazdı. Eskiyi bana hatırlatan değişim paketindeki bir madde oldu: “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hakim kararına bağlı olarak sınırlandırılabilecek.” Artık filan vergi dairesinin, falan kurumun iki satırlık notu ile insanlar havaalanından geri dönmeyecek. Mahkeme kararı olacak ve bilinecek. Tekrar pasaporta dönersek bana göre bu iş hâlâ eziyet. Sekiz yıldır beklediğimiz ‘çip’li pasaporttan sonra pratiğe bağlanır mı belli değil. Hâlâ pasaport veren kurum bunu bir görev olarak değil, devletin vatandaşına bir ihsanıymış gibi yapıyor. İstense hiç zorlanmadan sadece fotoğrafını getir, pasaportunu al denilebilir. Her türlü bilgi o kurumun önünde var. ... OGS uygulaması ilk defa başladığı zaman cihazları Ziraat Bankası veriyordu. O da pasaport almak gibi bir şeydi. Şirket araçlarında yönetim kurulu kararı bile isteniyordu. Sahte evrakla, yanlış beyanla OGS cihazı almak kimin ne işine yarardı. Sahtekârlık yapacak olan o cihazı hiç almadan yapar. Akıl bile yürütemediler.. Neticede on yıl sonra iş özel bankalara kalınca artık internet üzerinden talep edip evimize isteyebiliyoruz. Bu kolaylıktan kaynaklanan hiçbir sahtekârlık da yok. Yapan yine yapıyor, cihaz almadan yapıyor. Bir gün bu ülkede pasaport, kimlik ve ehliyet de OGS gibi bedeli karşılığında ayaküstü müracaatla 10 dakika içinde verilirse ülkenin gerçekten değiştiğine inanacağım.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92708
    % 1.11
  • 5.3097
    % -1.41
  • 6.0564
    % -1.27
  • 6.8048
    % -1.13
  • 210.111
    % -0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT