BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BOLU; turizm, kanatlı et ve eğitim şehri olacak!

BOLU; turizm, kanatlı et ve eğitim şehri olacak!

Türkiye’nin beyaz et üretiminin yüzde 30’unu gerçekleştiren ve bu sektörden 1.5 milyar dolar gelir elde eden Bolu; Kartalkaya, Abant, Yedi Göller gibi dünyaca meşhur turizm merkezlerine sahip. Şehrin 120 bin nüfusunun 20 binini üniversite öğrencileri oluşturuyor.



MEMLEKETTEN HABER VAR -139- Behçet FAKİHOĞLU behcet.fakihoglu@tg.com.tr Son dönemde kentleşme adına yapılan düzenlemelerle Bolu, planlı ve temiz bir şehir haline gelmiş. Türkiye’nin beyaz et üretiminin yüzde 30’unu gerçekleştiren ve bu sektörden 1.5 milyar dolar gelir elde eden Bolu; Kartalkaya, Abant, Yedi Göller gibi dünyaca meşhur turizm merkezlerine sahip. Şehrin 120 bin nüfusunun 20 binini üniversite öğrencileri oluşturuyor. Tarihî Bolu Vilayet Binası Bolu, Batı Karadeniz Bölgesi’nde, İstanbul ile Ankara gibi en büyük iki metropolümüzün ortasında. Ankara’ya 1.5, İstanbul’a 2.5 saat mesafede, Türkiye’nin en işlek karayolunun üzerinde... Yemyeşil dağları, ormanları, akarsuları, gölleri ve kaplıcaları ile Bolu, harika bir vatan köşesi. İki bin yıl kadar önce Bitinyalılar’ın kurduğu şehre, komutanlarının ismi olan “Claudio” denmiş, zamanla “Poli” olmuş; 14. yüzyıl başlarında bölgeye sahip olan Türkler de şehrin ismini “Bolu” yapmış... Bolu’nun üçte ikisinin ormanlık, gerisinin de yeşil, bağ ve bahçelik olduğunu söyleyen Vali H. İbrahim Akpınar; ilde 100’den fazla göl, gölet ve baraj bulunduğunu anlatıyor. Vali H. İbrahim Akpınar DÜNYA MARKASI YERLER Türkiye’nin beyaz et üretiminin üçte birinin Bolu’da gerçekleştirildiğini açıklayan Vali Akpınar, köylerde 3 binden fazla kümes bulunduğunu, bu alanda 6 büyük entegre tesis kurulduğunu ve yıllık 1.5 milyar dolarlık gelir elde edildiğini dile getiriyor. Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden Kartalkaya, kongre turizminin en çok tercih edilen mekanı Abant gibi dünya çapındaki markaların Bolu’da olduğunu anlatan Vali Akpınar; Tarihî İpekyolu üzerinde bulunan Mudurnu ile Göynük’teki sivil mimari zenginliklerine ve tarihî değerlere dikkat çekiyor; buraların da enaz Safranbolu kadar değer kazanacağını dile getiriyor. Bolu’nun sembollerinden Köroğlu’nun anısına, heykeli, şehir merkezine dikilmiş... GÜZELLİKLER BİR ARADA Bolu’nun Türkiye’nin en güzel ve gelişmiş şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Vali Akpınar, bu kadar güzelliğin bir arada bulunduğu bir başka yer olmadığını söylüyor; kaplıca tesislerine girip, ardından aynı yerde kayak keyfinin bir tek buralarda yaşanabildiğini anlatıyor. Başta üniversite olmak üzere Bolu’nun her köşesinde damgası bulunan hayırsever iş adamı İzzet Baysal’a da değinen Vali Akpınar, “İzzet Baysal olmasaydı, Bolu 30-40 bin nüfuslu, gelişmemiş bir yer olurdu” diyor. İzzet Baysal “Bolu’nun babası” İZZET BAYSAL Bolu’da, başta üniversite olmak üzere her köşede hayırsever iş adamı İzzet Baysal’ın izi görülüyor. İzzet Baysal olmasaydı, üniversite kurulup şimdiki gelişmeyi sağlamaz, bu ilimiz 20-30 bin nüfuslu büyük kasaba gibi kalırdı. Şehrin 120 bin nüfusunun 20 binini üniversite öğrencileri oluştururken, akademisyen ve üniversitenin diğer çalışanlarının bini geçiyor. Bolulular bu durumu çok iyi biliyor, İzzet Baysal denince akan sular duruyor. Şehrin en işlek yerine onun heykeli dikilmiş... 1907 yılında Bolu’da doğan İzzet Baysal, 1931 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nden mimar olarak mezun olur, bir müddet resmi görevlerde bulunduktan sonra iş hayatına atılır. 1986’da İzzet Baysal Vakfı’nı kurar ve bütün servetini bu vakfa vasiyet eder. 1994 yılında iş hayatından çekilir, bütün vaktini vakıf işlerine ayırır. Başta Bolu İzzet Baysal Üniversitesi olmak üzere birçok eğitim, sağlık ve sosyal tesisleri kurar, Bolu’nun her taşında iz bırakır. 2000’de 93 yaşında vefat eden İzzet Baysal için her yıl anma toplantıları düzenlenmekte. Aynı zamanda bir bilge olan İzzet Baysal’ın şu öğütleri’ni Bolu’daki birçok duvarda görmek mümkün. “Düşünmeye vakit ayır; düşünce, güç için kaynaktır. Okumaya vakit ayır; okuma, bilginin pınarıdır. Duaya vakit ayır; dua, güç anlarda direnmenin desteğidir. Sevmeye vakit ayır; sevme, hayatı tatlı kılan şeydir. Anlaşmaya vakit ayır; anlaşma hayata güzel bir tat verir. Gülmeye vakit ayır; gülme, ruhun güzelliğidir. Vermeye vakit ayır; verme, günün aydınlığıdır. İşini yapmaya vakit ayır; iyi iş, kişiyi kendine saygın yapar. Teşekküre vakit ayır; teşekkür, hayat pastasının kremasıdır.” Alaaddin Yılmaz BELEDİYE BAŞKANI İDDİALI Bu şehrin dönüşümü TAMAMLANACAK! Çok iddialı olarak geldiğini söyleyen Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, seçildiği ikinci dönemde de iddiasını koruduğunu ve Bolu’yu mutlaka dönüştüreceğini ifade ediyor. Şehri yaşadığını ifade eden Başkan Yılmaz, hiçbir bahaneye sığınmadığını ve dönem sonunda şehrin dönüşümünü tamamlayacağını belirtiyor. Hedeflerinin Bolu’yu üniversite ve turizm şehri yapmak olduğunu açıklayan Başkan Yılmaz, bütün çalışmaları bu doğrultuda yaptıklarını dile getiriyor. Öncelikle şehre temiz ve yeterli su vermek hedeflenmiş. Şehrin 50 yıllık su ihtiyacı düşünülerek, çalışmalar yapılıyor. Karadere sularının şehre kazandırılması için çalışılıyor, bunun için DSİ ile iş birliği üzerinde duruluyor. ÇEVRE DOSTU TESİSLER Çevrenin kirletilmemesi için modern çöp depolama tesisleri yapılmış. Yakın gelecek için tertemiz bir çevre müjdesi veriliyor. Pis suların toplanması, arıtılması, çevrenin bu zararlı ve pis atıklardan korunması için dev adımlar atılıyor. Bolu havzasının tamamını kapsayan 110 kilometrelik bir hatla killi sular toplanacak. Bir ucu Abant’a, diğer ucu Mudurnu yolundaki Çepni Köyü’ne, bir ucu da Bolu Dağı’na kadar uzanan bir kolektörle, bütün pis atıklar toplanacak, arıtıldıktan sonra bırakılacak. Yine kendi başlarına çevre yolları yapan tek belediye olduklarını söyleyen Başkan Yılmaz, muazzam parklar ve donatı alanlarıyla Bolu’yu bambaşka bir kisveye büründürdüklerini belirtiyor. Yöreye has ağaçların dikilmesine büyük önem veriliyor. DOĞALGAZ GELİYOR Başkan Yılmaz, havza bazında bu tür proje yapan tek belediye olduklarını söylüyor. Doğalgaz geliyor, gelecek kış, bununla ilgili hava kirliliğinin de biteceği söyleniyor. Bunların yanında sosyal ve kültürel adımlar da ihmal edilmiyor. 19 kitap basılmış, 20.’si de basılmak üzere. Yöresel ürünler teşvik ediliyor, üretim ve pazarlama safhalarında destek veriliyor... Bolu ile ilgili çalışmalarda engelleri tanımadıklarını söyleyen Başkan Yılmaz, hedefe varmak için azimle çalıştıklarını belirtiyor. Emin Semercioğlu TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI: Günlük piliç sayısı 1 milyonu geçiyor Bolu’nun kalkınması, hak ettiği yere gelmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini söyleyen Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Emin Semercioğlu; kanatlı etin bu il için taşıdığı önem üzerinde duruyor. Türkiye’nin beyaz et üretiminin yüzde 30’unun bu ilde gerçekleştirildiğini, 6 entegre tesis bulunduğunu hatırlatan Semercioğlu, günlük 500 bin TL kazanıldığını ifade ediyor. 3 bin 67 kümeste piliç yetiştiriliyor. Kümesler köylere dağılmış ve köylülere ait. Bunlar anlaştıkları entegre tesislere mal veriyor. Kümesler, yem ve veteriner gibi teknik yardımlar konusunda da anlaşmalı firmalarca destekleniyor. 5-10-50-100- 1000 gibi kapasiteleri olan kümesler, günlük olarak kesimhanelere toplam 1 milyon 200 bin piliç veriyor. TAVUKÇULUĞUN ÖNÜ AÇIK Tavukçuluk sektörünün en büyük girdisinin soya ve mısır olduğu hatırlatılıyor, bunların ithal edildiği açıklanıyor. Türkiye’de beyaz et kullanımının gittikçe yaygınlaştığı, modern tesislerin olduğu ve Rusya gibi büyük pazarlara ihracat yapma imkânı bulunduğu söylenirken; bu sektörün önünün açık olduğu belirtiliyor. Beyaz et sektörünün; kümesleri, entegre tesisleri, yem fabrikaları, lojistiği ve diğer alanlarıyla çok kişiye istihdam imkanı sağladığını belirten Oda Başkanı Semercioğlu; tavuk gübresinden enerji üretilmemesini eksiklik olarak görüyor. 5 organize sanayi bölgesi bulunan Bolu’da, Gerede tamamen dericiliğe ayrılmış. Mudurnu, Göynük gibi yerlerin sebze ve bahçecilik için çok uygun olduğu söylenirken, Bolu patatesinin lezzeti hatırlatılıyor. TURİST MERKEZE İNMELİ Kış turizminde markalaşmış Kartalkaya’yı, Kongre turizmindeki önemiyle Abant’ı, termal ve sağlık turizmi için Karacasu’yu, kültür turizmi için Mudurnu ve Göynük’ü, tabiat turizmi için Yedi Göller’i, spor turizmi için de mevcut tesisleri hatırlatan Semercioğlu; Bolu’nun bu sektör için ideal yer olduğunu söylüyor. “Kartalkaya, Abant gibi yerlere gelen turistleri Bolu şehir merkezine de getirmenin bir yolu bulunmalı” diyen Semercioğlu, Mudurnu ve Göynük’ün, Safranbolu’dan aşağı kalır taraflarının olmadığını söylüyor. Bolu’ya yakın bir havaalanı bulunmamasını büyük eksiklik olarak gören Semercioğlu, bu hususta bir şeylerin yapılmasını istedi ve yatırımcıları bu şehre davet etti. YARIN: BOLU’NUN TARİHÎ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİ
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT