BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yüksek yargı siyasallaşır mı?

Yüksek yargı siyasallaşır mı?

CHP Lideri Baykal, Meclise sunulan Anayasa değişikliği taslağını eleştirirken, “...... her yerde yargı siyasetin dışında kalır. Siyasetin emrine girmiş yargı adalet sağlamaz” diyor.



CHP Lideri Baykal, Meclise sunulan Anayasa değişikliği taslağını eleştirirken, “...... her yerde yargı siyasetin dışında kalır. Siyasetin emrine girmiş yargı adalet sağlamaz” diyor. Peki mevcut durumda yargı siyasallaşmış durumda değil mi? HSYK’nın Şemdinli Savcısı ile ilgili kararından tutun da AYM’nin 367 kararına kadar, Danıştay’ın son 2-3 yılda verdiği kararlar hukuki kararlar mı, siyasi kararlar mı? Bu kararların toplum vicdanındaki yansımalarını hiç merak eden var mı? Bugünkü yüksek yargı sistemi, 12 Eylül rejiminin kurduğu ve o darbeci anlayışın muhafızlığını yaptırdığı bir sistem değil mi? Osman Can’ın işaret ettiği gibi geleneğinde İstiklal Mahkemeleri bulunan, 27 Mayıs Askerî Darbesi ile oluşmuş, Menderes’i Zorlu’yu, Polatkan’ı, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını asmış olan yargı sisteminin bağımsız olduğunu ve siyasallaşmadığını nasıl söylersiniz. 12 Eylül darbe rejimi ile kurulan yüksek yargı organlarının o günden bu yana aldığı kararları ve yaptığı işleri hatırlayın. Küçük bir çocuğun yaşını büyüterek idam eden, 28 Şubat’ta Genelkurmay Karargahı’na brifing almaya koşa koşa giden, 367 kararıyla Cumhurbaşkanlığı seçimini sıkıntıya sokan, 411 milletvekilinin oyuyla Meclis’ten geçen bir yasal düzenlemeyi iptal eden, Genelkurmay Başkanlığı’nın talebi ile Şemdinli Savcısını görevden alabilen, âdeta ikinci bir hükümet gibi belediye otobüsü fiyatlarına bile müdahale ederek hükümetin icraatlarını kilitleyen bir yüksek yargı sistemi zaten siyasallaşmıştır. AİHM’de verdiği kararların büyük bir bölümü insan hakları ihlali olarak değerlendirilen bir yargı sisteminin saygınlığı tartışma konusu olmaz mı? Yüksek mahkemelerinin yapısının değiştirilmesinden neden rahatsız olunuyor? “Al gülüm ver gülüm” sistemi ile birbirini seçen bu organların “demokratik meşruiyet” ilkesine göre yeniden düzenlenmesinin ne mahzuru var? Bu yapı değişirse son aylarda işaret fişeklerine şahit olduğumuz Ergenekon Davası’na yüksek yargının müdahale etme imkânı mı ortadan kalkacak? Yoksa son günlerde sıkça duyduğumuz iktidar partisine sudan sebeplerle açılabilecek bir kapatma davası açma projesi mi suya düşecek?.. AK Parti’yi beğeniriz-beğenmeyiz. Yaptığı çok iyi işlerin yanında yanlışları da olmuştur. Bugün kör-topal da olsa demokrasinin yolunu açan, bu alanda reform yapmaya çalışan, ordunun ve yargının sistem içindeki gücünü ileri demokrasiler seviyesine çekmeye çalışan hangi parti olursa olsun başımızın tacıdır, destek veririz. Diğer taraftan eski düzenin sözcülüğünü yapan, her türlü reforma ve değişime çeşitli gerekçeler üreterek karşı çıkan 12 Eylül Anayasası ile devam etmemize gönlü razı olan ve darbe anayasasını savunan hangi parti olursa olsun ağır bir biçimde eleştiririz. Takım tutar gibi parti tutulmaz ama takım tutar gibi vazgeçmediğimiz ilkelerimiz vardır. Demokrasi gibi, insan hakları gibi, bireysel hak ve özgürlükler gibi. Bu alanlarda kim bir adım atmak isterse yanı başında olur destek veririz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92543
    % -0.18
  • 5.4649
    % -0.34
  • 6.1587
    % -0.51
  • 7.0842
    % -0.19
  • 210.692
    % -0.47
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT