BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Krallar ve kraliçeler küresel demokrasi çağında bile halen siyasi hayatın bir parçası. Bazı ülkelerde hükümdarlar yürütme yetkilerini kullanmaya devam ediyor. Diğerlerinde ise daha çok sembolik durumdalar. Acaba günümüzde hâlâ hayatta olan, en uzun süre saltanat süren hükümdar kaç yıldır başta?



1. Küresel Test En uzun süre hayatta olan hükümdar Krallar ve kraliçeler küresel demokrasi çağında bile halen siyasi hayatın bir parçası. Bazı ülkelerde hükümdarlar yürütme yetkilerini kullanmaya devam ediyor. Diğerlerinde ise daha çok sembolik durumdalar. Acaba günümüzde hâlâ hayatta olan, en uzun süre saltanat süren hükümdar kaç yıldır başta? A. 30 yıl B. 49 yıl C. 58 yıl D. 63 yıl A. 30 YIL. YANLIŞ. Hollanda Kraliçesi Beatrix 30 Nisan 1980’den beri, yani 30 yıldır tahtta. Annesi Kraliçe Juliana, tahtı terk ettikten sonra Prenses Beatrix Hollanda’nın 4’üncü kadın devlet başı oldu. Diğer anayasası olan monarşilerdeki benzerlerinin aksine, 72 yaşındaki Kraliçe Beatrix’in Hollanda dış politikası üzerinde etkisi var. B. 49 YIL. YANLIŞ. Fidel Castro kendini hükümdardan başka her şey olarak görebilir. Yine de Küba’yı, gücü eline geçirdiği 1959’dan beri tam 49 yıl bir kral gibi çok uzun süre yönetti. Şimdi 83 yaşında olan bir zamanların devrimcisi hastalıkların pençesinde boğuşuyor ve bir çok defa kalabalıklar önünde bayıldı ve yere düştü. Şubat 2008’de bir daha başkan olmayacağını açıklayan Castro’nun yerine o tarihten beri kardeşi Raul geçti. C. 58 YIL. YANLIŞ. 83 yaşındaki İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth tahta 1952 yılında, 15 yıl hüküm süren babası Kral 6. George’un ardından geçti. 58 yıldır hüküm süren Kraliçe Elizabeth, 1837-1901 yılları arasında İngiltere’de en uzun süre, tam 64 yıl hüküm sürmüş Kraliçe Victoria’dan biraz kısa süredir tahtta. D. 63 YIL. DOĞRU. Tayland Kralı Bhumibol Adulyadej şu an dünyanın en uzun süre saltanatta olan hükümdarı. Haziran 1946’da 18 yaşında tahta geçen Adulyadej 63 yıldır başta. 82 yaşında olan Adulyadej Cambridge’de dünyaya gelmiş, bu da onu ABD’de doğan tek kral yapıyor. Halkı tarafından saygı duyulan kral çok uzun süredir ülkesinin politik gelişimiyle, her ne kadar perde arkasından olsa da, aktif bir şekilde uğraşıyor. Ancak Kral Bhumibol Eylül 2009’dan beri neredeyse sürekli hastanede. Gözlemciler kralın ölümünün zaten siyasi kargaşa olan ülkesini iyice karıştıracağını düşünüyor. 2. İlginç Rakamlar 1- Yeni kanser hastalıklarının yüzde 50’si ve kanserden ölümlerin 3’te ikisi gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşiyor. (Economist Intelligence Unit) 2- Akıllı telefonların çoğalmasıyla AT&T’nin Amerika’daki veri trafiği son 3 yılda 50 kattan fazla arttı. (Reuters) 3- Küresel ekonomik piramidin tabanındaki 4 milyar insanın geliri yerel satın alma gücüne göre 3000 doların altında. Küresel pazarda yaptıkları harcama ise 5 trilyon dolar. (Hammond: The Next 4 Billion) 4- Hindistan’da orta sınıfın yaptığı harcama neredeyse İrlanda’nın toplam harcamasına denk. (Deutsche Bank Research) 5- Çin dilinde okur-yazar olabilmek için 2000 karakteri öğrenmek gerekiyor, tam manasıyla bilmek içinse 8000. (Financial Times) 6- Bangkok’un gecekondu bölgelerinde çoğu evde bir renkli televizyon var, ev başına düşen televizyon sayısı ise ortalama 1.6. (BM) 7- Son 60 yıl içinde ilk defa 2011 yılında Kennedy ailesinin bir üyesi Washington’da siyasi bir görev üstlenecek. (AP) 8- 3 yıl içinde dünyadaki internet trafiğinin yarım Zettabyte’ı geçmesi bekleniyor. Bu bir trilyon gigabyte demek ya da 1’den sonra 21 sıfır. (IBM) 9- Ganj nehri havzası 1.1 milyarlık Hindistan’ın 400 milyonunu barındırıyor. Hintliler nehre “ana” ve “tanrıça” diye tapınıyor. (Wall Street Journal) 10- Işık plastik veya cam bir mercekten geçtiğinde yavaşladığı ve ışınlar büküldüğü için gözlükler görmeyi netleştirebiliyor. (Discover) © 2010 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma Yang JIechI ile Çin dış politikası üzerine Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olan Yang Jiechi, ülkesinin uluslararası toplumla tamamen kaynaşma çabalarında en ön saflarda yer alıyor. Çin’i dış politikada bekleyen zorluklar ve fırsatlar hakkındaki görüşlerini sunuyoruz. Geçtiğimiz 10 yılı nasıl tanımlarsınız? “21’inci yüzyılın ilk on yılı kriz ve dönüşüm dönemiydi. Ayrıca iş birliği ve kalkınma dönemi oldu.” 2- Zihniyette neler değişti? “Giderek daha çok ülke soğuk savaş zihniyetinin ve sıfır toplamlı oyun teorisinin çağdışı olduğunu anlıyor.” 3- Bunun yerine neyi savunuyorsunuz? “Hayatta kalmanın ve gelişmenin doğru yolu, zor zamanlarda birbirine kenetlenmek, tıpkı aynı geminin yolcuları gibi, karşılıklı yarar ve kazan-kazan prensibiyle ilerlemek.” 4- Çin’in gelecekteki rolünü nasıl görüyorsunuz? “Çin daha güçlü ve müreffeh bir hale geldikçe, dünya ve bölge barışına, istikrarına ve gelişimine elimizden gelen en iyi şekilde daha çok katkıda bulunacağız.” 5- Çin’in zayıf olduğu yönler nelerdir? “Ekonomik ve sosyal alanda sağladığı başarılara rağmen Çin büyük bir nüfusa sahip ve gelişmekte olan ülke. Ekonomik temelleri hâlâ zayıf ve gelişimi dengesiz. Ve Çin’in modernleşmeyi başarması için gitmesi gereken uzun bir yol var.” 6- Dünyanın geri kalanının bunu göz önünde bulundurmasını istiyor musunuz? “Dış dünyanın Çin’in eşsiz-liğini ve milli şartlarını takdir edeceğini umuyo-ruz.” 7- Dünya ülkeleri Afrika’ya ne şekilde yaklaşmalı? “Afrika’nın arkadaşı olabilmek için daha somut ve iyi şeyler yapılmalı, boş konuşmayı bırakmalı.” 8- Çin’in, Afrika’nın gelişimindeki etkisi nedir? “Çin’in Afrika ülkeleriyle olan iş birliği, bu ülkelerin enerji ve doğal kaynaklar alanlarında gizli kalmış avantajını gelişim için gerçek bir avantaja çevirdi. Ayrıca Afrika ülkelerinde demiryolları, yollar ve köprüler yapılmasına yardım ettik, bu şekilde Afrika’nın altyapısı gelişti. Ve bütün bunlar Afrika insanlarına gerçekten fayda sağladı.” 9- Çin aynı zamanda Latin Amerika ile yakın ilişkiler ön görüyor mu? “Latin Amerika ve Çin birbirlerini ekonomi, ticaret ve sosyal gelişim alanlarında tamamlayıcıdır.” 10- Son olarak, Çin’in ABD’ye karşı sertleşmiş tutumunu nasıl açıklarsınız? “Bir kişinin prensipli ve kararlı duruşunu sertlik olarak göremezsiniz.” Editor’ün notu: Buradaki iktibaslar Yang Jiechi’nin 3 Mart 2010 tarihinde Çin Milli Meclisi’nin yıllık toplantılarındaki konuşmasından yapılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT