BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Akıl ve zekanın önemi

Akıl ve zekanın önemi

“İslâmiyet akıl dinidir. Aklımın almadığı şeye inanmam” diyenleri işitiyoruz. Bu sözün ikinci kısmı yanlıştır. İslâmiyet akıl dinidir.



“İslâmiyet akıl dinidir. Aklımın almadığı şeye inanmam” diyenleri işitiyoruz. Bu sözün ikinci kısmı yanlıştır. İslâmiyet akıl dinidir. Hadis-i şerifte (Aklı olmayanın dini de yoktur) buyuruluyor. Fakat akıl eşit değildir. Bir cahil ile bir âlimin aklı aynı değildir. Akıllar eşit olsaydı, herkes aynı şeyi düşünürdü. Yalnız akla uyup, yalnız ona güvenip yanılan kimseye felsefeci denir. Aklın erdiği şeylerde ona güvenen, aklın ermediği yanıldığı yerlerde, İslâm ışığı altında akla doğruyu gösteren büyüklere İslâm âlimi denir. Akıl göz gibidir. İslâmiyet de ışık gibidir. Göz karanlıkta cisimleri göremez. Görmesi için ışık gerekir. Akıl da hakikati göremez. Görmesi için İslâm ışığı gerekir. Eğer İslâm, hak ile batılı bildirmeseydi, aklımızla bulmamız mümkün değildi. Hadis-i şerifte, (Akıl, hak ile batılı birbirinden ayıran bir nurdur) buyuruluyor. Şu hâlde hak ile batılı ayıramayana akıllı denmez. Akıllı kimdir? Hadis-i şerife, (Akıllı, Allaha ve Peygambere inanıp ibâdetlerini yapandır.) buyuruluyor. Demek ki dinsiz, imansız kımse veya inandığı hâlde ibâdet etmeyenin aklı tam değildir. İnanıp ibadet edenler arasında en akıllı kimdir? Hadis-i şerifte, (En akıllı, Allahtan en çok korkandır) buyuruluyor. Kuran-ı kerimde ise, (Allahtan en çok korkan âlimlerdir) buyuruluyor. Şu hâlde âlimler en akıllı kimselerdir. Peygamber efendimize suâl edildi ki: - Ya Resulallah en âlim kimdir? - En akıllı olandır. - En çok kim ibâdet eder? - Aklı en çok olan - En faziletli kimdir? - Aklı en üstün olandır. Demek ki ilmi ve ibâdeti çok olan daha akıllıdır. Bir kimsenin akıllı olduğu nasıl bilineceği suâl edildiğinde Peygamber efendimiz (Haramlardan daha çok kaçan, hayırlı işlere daha çok koşan daha akıllıdır) buyurdu. Âişe validemiz suâl etti ki: - Ya Resulallah üstün olmanın ölçüsü nedir? - Akıldır. Aklı çok olan daha üstündür. - Herkesin üstünlüğü yaptığı işe göre ölçülmez mi? İyi iş yapan daha kıymetli değil mi? - Ya Âişe insanlar, akıllarından daha fazla mı iş yaparlar? Herkes aklı nispetinde iyi iş yapar, ona göre de mükâfatını alır. İbni Abbas hazretleri de, (Aklın başı, kendisine zulmedeni affetmek, kendinden aşağıda görünen kimselere tevazu göstermek, düşündükten sonra konuşmaktır. Akılsızlığın başı ise, kendini beğenmek, lüzumsuz yere konuşmak ve kendisinin yaptığı şeylerde insanları ayıplamaktır.) buyurdu. Hadis-i şerifte, (Akıllı şu kimsedir ki, açıkta yapınca utanacağı işi gizli yerde de yapmaz) buyuruldu. Hikmet ehli, ibâdetlerini ihlasla yapan, insanlarla iyi geçinen, onlara daima iyilik eden ve belâlara sabreden kimsenin akıllı olduğunu bildirmişlerdir. Zeka, sebep ile netice arasındaki bağlılıkları anlama ve düşünebilme kabiliyetidir. Her akıllı zeki almayabilir. Her zeki de akıllı değildir. Zeki kimse, tecrübelerle, akıllı kimselerden öğrendiği bilgi ve usullerle büyük işler başarabilir. Nitekim birçok gayri müslimin zeki olduğu bilinmektedir. Bir aslanın zekası, insan zekası kadar kuvvetli olsaydı, bu aslan, öteki aslanlardan on bin kat daha korkunç olurdu. Akılsız, dinsiz kimse de, zekasının çokluğu kadar topluma büyük tehlike olur. Aklın çok çeşitli dereceleri vardır. Müminin dini ve dünyevi aklı olduğu gibi, kâfirin de dini ve dünyevi aklı vardır. Kâfirin dünya işlerine eren aklı, ahıret işlerine eren aklından daha üstündür.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT