BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki

söz der ki

“-Hayattaki ‘gelecek korkusu’, aşktaki ‘gelmeyecek korkusu’ yanında hiç kalır...”



söz der ki “-Hayattaki ‘gelecek korkusu’, aşktaki ‘gelmeyecek korkusu’ yanında hiç kalır...” (...Kelime oyunu da yaparmış dedirten müthiş S.Ö.Z.’leri) tuzaktan kumanda (...FOX - Su Gibi) EVLENECEK KADIN: Anladığım kadarıyla benim beyefendiyle dünya görüşüm uyuşmuyor. SONGÜL KARLI: Aman canım, dünya görüşünüz de uymasın... Dünya görüşünüzle mi anlaşacaksınız?... bir film diyaloğu “-Yaşadığına şükretmeyenler, yaşamayı hak etmezler...” (...Saw filminden) kadınlar & erkekler (...Bir kadının ağzından kadınlar... Cemile Yargıcı’dan) -Bütün kadınlar birbirlerini rakip olarak görürler... Kadınların birlikteliklerinde mutlaka şartları vardır... ... -Erkekler kadınlardan ilgi, şefkat, sevgi beklerler... Kadınlara bunlar asla yetmez, ek olarak iki bilezik, bir yüzük gerekir çoğu zaman... ... -Kadınlar kendilerini göstermeye bayılırlar... Sonra da neden bakıyorsunuz diye sinirlenirler. Aslında amaçları baktırmaktır, ama bunu asla kabul etmezler. Özgürlükten, rahatlıktan, medeniyetten falan bahsederler. ... -Erkekler bir araya geldiklerinde işten, politikadan, futboldan bahsederler genellikle... Kadınlar bir araya geldiğinde ise vay o anda orada olmayan diğer kadınların haline... ... -En güzel şiirlerin, mısraların, duygu dolu şarkıların tamamına yakını erkekler tarafından yazılmıştır... ... -Erkekler eşlerini akrabalarından, arkadaşlarından, kıskanmazlar... Oysa kadınlar kocalarını dişi olan her şeyden kıskanır... temel’in yeri Arabası ile seyahat eden Temel, içinden geçtiği şehirde çay molası vermek için durmuş... Ancak şehirde hırsızlık olaylarının ayyuka çıktığını bilmiyormuş... Çayını içtikten sonra dışarı çıkmasıyla içeri girmesi bir olmuş... Silahını havaya doğrultmuş ve bir el ateş etmiş; “-Arabamı kim çaldı, çabuk çıksın ortaya...” Kimseden cevap gelmemiş... Temel bu defa, “-Pekala, bir çay daha içeceğim... Bitirdiğimde arabam dışarıda değilse, Rize’de yaptığımı yaparım anladınız mı” demiş... Mırıldanmalar olmuş, Temel çayını bitirmiş ve dışarı çıkmış... Arabası yerinde duruyormuş... Kahveden çıkan bir adam yanına yaklaşmış; -Dostum söyler misin Rize’de ne olmuştu?... “-Rize’den Trabzon’a kadar yürümek zorunda kalmıştım...” bizimkiler Tavla oynarken şekerleri sandığı atıp, zarları çaya katanı biliyoruz da; Okey oynarken bisküvi diye taşı ısıran arkadaşımız da var... Ertesi gününü dişçide geçiren... hayata dair Yön, anı yaşamaktan ortaya çıkar... Bu senin yönettiğin ve planladığın bir şey değildir, kendiliğinden olur... ...Ve sen onu asla tahmin edemezsin, ancak hissedersin... O yüzden düz yazı değil, şiir gibi diyorum... Mantık gibi değil, sevgi gibi... Bilim gibi değil, sanat gibi... Güzelliği de burada... Ürkek... Bir yaprak üzerindeki çiy damlası kadar ürkek... Nereye olduğunu bilmeden nedenini bilmeden kaymak... Sabah güneşinde, bir yaprağın üzerinde kaymak... Yön incedir, narindir, kırılgandır... Hedef, egoya aittir... Yön, hayata, varlığa aittir... Yön dünyasında hareket etmek için insanın tam bir güvene ihtiyacı vardır... Çünkü insan, güvensizlik, karanlık içinde hareket etmektedir... Ancak karanlığın bir heyecanı vardır... Haritasız, rehbersiz, bilinmeyenin içinde yol alırsın... Her adım bir keşiftir... Ve bu sadece dış dünyanın keşfi değildir... Aynı anda içinde bir şeyler keşfedersin... Bir kaşif, sadece nesneleri keşfetmez... Bilinmeyen dünyaları keşfederken, aynı zamanda kendini de keşfeder... Her keşif, aynı zamanda bir iç keşiftir... Ne kadar çok bilirsen, bilen hakkında da o kadar çok şey bilirsin... Ne kadar çok seversen, seven hakkında o kadar şey bilirsin... (...Osho) İğnelik KIRIK PLAK Başlar kuma çakılmış, Hayât ise akıyor... Bir kütüğe takılmış, Sâbitlenmiş bakıyor! Söyler yalan beyânı, Hakîkate tıknefes... Tırmalıyor tavanı, Aynı gıcırtılı ses! Bozuldu tuzakları, Gramofon tekliyor... Çizik taş plakları, Baraj altı bekliyor!.. Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT