BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yargının çıkmazı: Devlet mi adalet mi?

Yargının çıkmazı: Devlet mi adalet mi?

SETA Vakfının web sitesinde (www.setav.org) yargı üzerine güzel bir analiz var. Bu analizin önsözü, özet gibi olmuş. Son zamanlarda kafamızı karıştıran gelişmeleri anlamamıza yardım ediyor.



SETA Vakfının web sitesinde (www.setav.org) yargı üzerine güzel bir analiz var. Bu analizin önsözü, özet gibi olmuş. Son zamanlarda kafamızı karıştıran gelişmeleri anlamamıza yardım ediyor. *Yargının siyasi nitelikli gerilimlerde taraf olmasının ve daima tartışmaların odağında bulunmasının sebebi, mevcut sistemin yargıya biçtiği roldür. Temelleri 1960 darbesinden sonra atılan ve 1980 darbesiyle de tahkim edilen bu sistem, ikili bir iktidar yapısına dayanıyor. Temel kodu “halkın tercihine duyulan güvensizlik” olan bu sistem, parlamenter üstünlüğü kayıt ve çekincelere bağlıyor ve iktidarın kullanımına sivil ve askerî bürokrasiyi ortak ediyor. *Bu sistemin bir tarafında demokratik kurumlar, diğer tarafında ise bürokratik kurumlar bulunuyor. Parlamento ve hükümetten müteşekkil demokratik kurumlar siyasal iktidarı; ordu, yargı, üniversite, aydınlar ve CHP’den oluşan bürokratik kurumlar ise devlet iktidarını temsil ediyor. *Hiyerarşik bir nitelik arz eden bu ikili iktidar düzeninde, devlet iktidarının siyasal iktidara karşı üstünlüğü esastır. Bu üstünlüğün korunması ve devam etmesi, devlet iktidarı blokunda yer alan kurumların kendileri için öngörülen görevleri yerine getirmesine bağlıdır. *Bu meyanda yargı kurumlarına düşen rol, devlet iktidarını korumak ve resmî ideolojinin öngörülerine uygun bir tutum geliştirmek için yasal ve yargısal tedbirleri geliştirmek ve icra etmektir. *Son yarım yüzyıllık tecrübe, yargı mensuplarının büyük bir bölümünün kendilerine biçilen rolü içselleştirdiklerini ve buna uygun olarak davrandıklarını göstermektedir. Başta yüksek mahkemeler olmak üzere, çeşitli mahkemelerin verdiği kararlara bakıldığında, Türkiye’de yargının karar verirken, devletçi ideolojiye ve askerî hassasiyetlere büyük bir ihtimam gösterdiği, resmî ideolojiye karşıt olanları rahatlıkla cezalandırdığı, buna karşılık resmî ideoloji yandaşlarını ve devlet görevlilerini koruma güdüsüyle hareket ettiği görülüyor. *Yargının öncelikli olarak birey ve haklarını değil devleti korunmaya layık görmesi, dolayısıyla devlet ve devlet iktidarını kullananları yargılama noktasında ürkek ve çekingen davranması çok ciddi bir soruna işaret ediyor. Çünkü yargının asıl görevi, iktidarı kullananları yargılamaktır. Eğer yargı bazı güç odaklarını gereği gibi yargılamaktan kaçınırsa, hem yurttaşların yasalar karşısında eşitliğini ortadan kaldırır hem de insanların hukuka ve adalete olan güvenlerini yerle bir eder... Analizi yapan hukukçu (Vahap Coşkun), yargı makamlarını toplumun iradesiyle ilişkilendiren bir reform programının acilen uygulamaya sokulmasını teklif ediyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102715
    % 0.57
  • 5.2851
    % -0.34
  • 5.9555
    % -0.47
  • 6.7956
    % 0.67
  • 224.132
    % 0.63
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT