BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üç Türkiye

Üç Türkiye

Acaba bizde ne gün insanlar bir fikir etrafında buluşup farklı fikirlerini dostane bir şekilde dile getirebilecekler? Siyaset dün aynen böyleydi. Bugün dünkü üslupta, herhalde yarın farksız olmayacak. İsrail’in derekesi tescilli dışişleri bakanına niçin kızmalı ki? Ya o da benim söylediklerim, muhalefet liderlerinizin dedikleri yanında yunmuş-yıkanmıştır derse ne cevap verebilirsiniz? Bizde kimse kimseye ağır konuşmaz mı diyeceksiniz?



Acaba bizde ne gün insanlar bir fikir etrafında buluşup farklı fikirlerini dostane bir şekilde dile getirebilecekler? Siyaset dün aynen böyleydi. Bugün dünkü üslupta, herhalde yarın farksız olmayacak. İsrail’in derekesi tescilli dışişleri bakanına niçin kızmalı ki? Ya o da benim söylediklerim, muhalefet liderlerinizin dedikleri yanında yunmuş-yıkanmıştır derse ne cevap verebilirsiniz? Bizde kimse kimseye ağır konuşmaz mı diyeceksiniz? Sanki üç Türkiye var: Birinci Türkiye. Dışarıdan görünen Türkiye. Dışarıda itibar gören Türkiye. Sık sık cumhurbaşkanı bir yerde, başbakan bir yerde, dışişleri bakanı başka yerde. Her memlekette gayet verimli görüşmeler oluyor. İslam dünyası, Türkiye’ye cumhuriyet döneminde hiç olmadığı kadar yakın. Hatta hayran. Komşularla münasebetlerimiz seviyeli. Türk dünyasıyla kardeşliğimizin şuurundayız.. Şu pompalanan Ermeni meselesi olmasa hariçte neredeyse problemimiz yok denecek. Eskiden Türkiye, ancak İstanbul isminin yardımıyla Amerikalılara anlatılabilirdi. Şimdi ise nasıl bu kadar iyi tanıyorlar? diye şaşarsınız. İkinci Türkiye. Ekonomik Türkiye’dir. İç politikadaki onca kavga, gürültü, darbe haberleri, cübbeli isyanlarına rağmen borsa, tarih yazıyor. Enflasyon iyi seyrediyor. AB sarsılıyor. Yunanistan iflasta. Fransa sancılarda. ABD sıkıntılar yaşıyor. Türk ekonomisi tam yol yoluna devam etmekte. Türkiye’nin nasıl bir bolluk-bereket içinde olduğunu görmek için şöyle bir haftalığına dışarı çıkılsa kâfi. Üçüncü Türkiye’ye gelince. İşte o sabah-akşam âsâbınızı bozan haber mevzuları. Curcuna, kaos. Ses kime ait olursa olsun. Bir Türk subayı nasıl bu kadar vicdansız ve iz’ansız ve insafsız olabilir? 10 milyon dolar karşılığı başbakanı öldürme, genelkurmay başkanının uçağını düşürme ve camilerde cemaati katletme teklifinde bulunuyor. Bunu hangi düşman düşünebilir?. İç manzara böyle. Her icraatın karalandığı, yargının her gelişmeye karşı durduğu, tv dizilerinin dil altından ahlâksızlığın her çeşidini teşvik ettiği bir Türkiye. Dışarıdaki mükemmel imaj ve iktisadi sağlamlığa iç huzur da katılabilse bizi tutabilene aşk olsun. Bugün meselemiz ne Ermenidir, ne Yunan ne Rusya. Bizim meselemiz biziz. Koşanlar ve etekten çekenler. Dünyaya açılanlar ve içeriye kapananlar. 50 yıl sonrasını düşünenler. Ve düne takılıp kalanlar. Böyle bir illetli yanımız var.
Kapat
KAPAT