BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa parçalanır

Avrupa parçalanır

AB’nin, aşırı sağcı bir partinin hükümete katıldığı Avusturya’ya tutumunun, zorunluluktan kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Hasan Köni, “Liberal demokrasi ve liberal ekonominin gelişmesi için bu yapının korunması gerekiyor. Mevcut yapının tersine bir gelişme olacaksa bu Avrupa’yı parçalar. Tekrar 2. Dünya Savaşı dönemine dönülür” dedi. Köni, Avusturya’nın küçük bir ülke olduğunu, dış tepkiler ekonomilerine yansıdığında attıkları adımlardan hızla uzaklaşacaklarını, bir orta yol bulunacağını söyledi.



Prof. Dr. Hasan Köni, 1945 yılında İstanbul’da doğdu. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdikten sonra ABD’de doktorasını yaptı. 1990-91 arasında John Hopkins Üniversitesi’nde Fulbright bursuyla misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Halen SBF’de Uluslararası İlişkiler, Bölümü’nde öğretim üyesi ve A. Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü ve Milli Güvenlik Akademisi öğretim üyesi görevini sürdürüyor. Prof. Köni ile Avusturya’da aşırı sağcı bir partinin hükümete katılmasıyla ortaya çıkan sorun üzerinde bir sohbet yaptık. * Kışlalı -Avrupa Birliği’nin Avusturya’ya karşı tutumu sizin için sürpriz oldu mu? Köni -Hayır. Gayet normal görüyorum. Çünkü AB kurulurken demokratik bir işbirliği içinde bulunacağı düşünülüyordu. Bu Avusturya’daki gelişme düşünüldüğü gibi bir demokratik yapı oluşturulmayacağı fikrini uyandırdığı için böyle bir baskı uygulandı. Daha sonra da cumhurbaşkanı kendisine bir anlaşma imzalattı. * Kışlalı -Bunu nasıl karşılıyorsunuz? Serbest oyla seçilmiş bir lider koalisyona girerken cumhurbaşkanına bazı vaadlerde bulunuyor! Köni -Mecburen AB, içinde böyle bir davranış boyutu göstermek zorunda. AB’nin ulus boyutu bu. Demokratik ilkelerden oluşan serbest piyasa ekonomisine sahip yapı. Bunun dışına çıkıldığında camianın dışına çıkarılır. * Kışlalı -Demokrasinin kullanılmasıyla demokrasiyi yıkma olanağı böylece ortadan kaldırılıyor? Köni -Tabii. Demokratik haklar, demokrasi çok boyutlu. Liberal demokrasi kavramı unutuluyor. Onun ardından da liberal ekonomi gelir. Liberal kelimesi aşırı uçlara varmayan bir yapıyı içeriyor. BAŞKA YOLU YOK * Kışlalı -Bırakın her fikir gibi demokrasiye aykırı fikirler de ortaya konabilsin görüşüne ne dersiniz? Nazizm de bunlardan biri mi? Köni -Bunlar söylenirken, örneğin 8. yüzyıl fikirlerinin tartışılması söz konusu değil. Toplumu ileri götürecek fikirlerden bahsediliyor. Günümüze uyması mümkün olmayan görüşler değil. Sistem içine girmeden söylenenler sistem içine girince bir tarafa itiliyor. Başka yolu yok. * Kışlalı -AB’nin Avusturya’daki durum ile ilgili yaklaşımı “Sisteme uymayan fikirler gelişirse bunu kabul edemeyiz. Müdahale ederiz” anlamına alınabilir mi? Köni -Liberal demokrasi ve liberal ekonominin gelişmesi için bu yapının korunması gerekiyor. Mevcut yapının tersine bir gelişme olacaksa bu Avrupa’yı parçalar. Tekrar 2. Dünya Savaşı dönemi öncesine dönülür. Düşünce bu. * Kışlalı -Avrupa’da istenmeyen gelişmelerin olabileceği, eskiye dönüşün olabileceği ülkeler var mı? Buralarda nasıl tehlike olasılığı görülüyor? Köni -İspanya, Portekiz, İtalya ve Almanya akla geliyor. Aşırı sağ akımlar ihtimali var. “Avrupa’nın Karanlık Yüzü” (Dark Faces of Europe) diye kitaplarda yazıldı. Fransa’da da var ama onların geleneği aşırı sağı kaldıracak boyutta değil. ABD’DEN GELEN RAPOR * Kışlalı -Avusturya’daki gelişmeler karşısında hem AB’nin diğer üyeleri, hem de ABD aşırı sağ tehlikesini gördüler. Acaba böyle bir olasılığı Türkiye ile ilgili olarak da görüyorlar mı? Köni -Hissediliyor herhalde böyle bir tehlike olduğu. Belli boyutlarda zaman zaman ortaya çıkabiliyor. Ama Avrupa’daki gibi gücünün şimdilik olmadığı gözüküyor. Reaksiyon doğuran hallerde ortaya çıkıyor. 1995’te Solingen’de Türkler’in yakılışıyla ilgili rapor yazdım. Onların kültürel yapılarından doğan bir olaydı bu. Daha önce bu konuda gelen bir rapora gereken önemin verilmemesi hataydı. * Kışlalı -Nasıl bir rapordu bu? Köni -Musevi lobilerinden, ABD’den gelmişti rapor. 3-4 ay içinde böyle olaylar olabilir, geniş kitle oluşturmuş Türkler’e saldırılar olabilir deniyordu. Olaylardan sonra rapor ortaya çıktı. Adamlar Alman kültürel yapısını iyi incelemişler. Aynı şekilde biz de aşırılaşan siyasal sağı iyi incelemiş bulunuyoruz. Ne gibi boyutlara ulaşıp ne gibi tehditler doğurabileceğini tesbit ettiğimizden tedbire gerek görüyoruz. Orada dinle devlet ayrı olduğundan aşırı sağ şeklinde beliriyor, İslam’da dinle devlet bir olduğundan başka bir siyasal fundamental hareket olarak ortaya çıkıyor. * Kışlalı -Avusturya ile ilgili gelişme Türkiye’de iki bakımdan tartışılıyor; biri benzer durumda Türkiye’ye de müdahale edilebileceği diğeri ise bugüne kadar Türkiye’nin sorunlarının batıda anlaşılamadığı ancak bundan sonra anlaşılabileceği yorumu yapılıyor. Sizce hangisi geçerli? Köni -İkisi de geçerli. Türkiye’nin sorunlarını anlamışlardı. Açık toplum durumuna geçerek bu tür reaksiyoner durumları eminiz, diyorlardı. * Kışlalı -Koalisyonlar kurulurken cumhurbaşkanlarının koalisyon ortaklarına bazı hususları empoze etmeleri normal mi? Köni -Tarihsel olayların deneyimleri var. Hitler dönemindeki Weimar anayasası ve cumhurbaşkanının çok gevşek tutumu, Hitler’in gücünde patlama yapmıştır. Aynı olayı Avusturya Cumhurbaşkanı bir daha yaşayamaz ve aynı hatayı da bir daha yapamaz. Hatanın kendi üzerinde kalmamasını sağlayacak her türlü tedbiri almak zorundayız. DE DE GEÇERLİ Kışlalı -Böyle bir endişe Türkiye’de de ortaya çıkarsa aynı yöntemTürkiye’de de uygulanabilir mi diyorsunuz? Köni -Tabii. Aynı şey Türkiye’de de geçerli olur. Önemli olan devlet sistematiği ile kamunun korunmasıdır. Kamu düzeninin korunması söz konusu olunca acil davranışlara girmek mümkün oluyor. * Kışlalı- Demokrasilerde fikir özgürlüğünün sınırının ne olması gerektiği tartışmaları yapılıyor. Sizin ölçünüz nedir? Her fikir, demokrasiye karşı olanlar dahil tartışılmalı. Ama siyasi parti kurulmamalı, görüşüne ne dersiniz? Köni -ABD’de doktora yaparken bir profesör, “Üniversitede her görüşten profesör bulunabilir, görüşlerini savunabilirler. Ama hiçbiri silahı eline alıp çıkamaz, örgütlenemez. O zaman yapılan suç olur” demişti. Fikrin tartışmasının boyutu orada biter. *Kışlalı -Mümkün mü böyle fikirlerin tartışılması hem serbest olsun hem de ilelebet bu fikirler sadece fikir halinde kalsınlar? Köni -Doğru bu her zaman mümkün olmuyor. Tartışılınca belli bir reaksiyona doğru kulvar oluşuyor. Oradan çıktığında oy potansiyeli ve aksiyon doğuruyor. Demokratik yollardan çözüm yerine halkın şiddet yanına hitap ediyor. Almanya çok kültürlülüğü taşıyamadığını gösterdi. * Kışlalı -AB Avusturya’ya sağcıların hükümete katılması halinde uygulayacakları yaptırımları ilan etti. Ama hükümet de kuruldu. Şimdi ne olacak? Köni -Tahmin ediyorum ortaya gelme olacak. ABD’nin ve İsrail’in de reaksiyonları var. Avusturya ufak ülke. Reaksiyonlar ekonomilerine yansıdığında sanıyorum attıkları adımlardan hızla kaçacaklar. * Kışlalı -Attıkları adımı geri almazlarsa ne olur? Köni -Sistemin dışında kalabilirler. Ama cumhurbaşkanlarının imzalattığı hususlara da uymak zorundalar. AB de dediğini herhalde yapacaktır. ABD’nin yazdığı senaryoda, geçmişten alınan derslerle eskinin yinelenmemesinin sağlanması için yapılması gerekenler var. Ama ben Avusturya’nın bu kadar ciddi önlemleri gerektirecek yola gireceğini hiç sanmıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT