BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mısır’ın hangi özelliği turistleri çekmektedir?

Mısır’ın hangi özelliği turistleri çekmektedir?

Resmî dili Arapça ve dîni İslâm olan Mısır’a, dünyânın her tarafından, her renk, her ırk ve her dînden insan akın etmektedir...



Mart sonundaki 2 makâleyle Nisan başındaki 2 makâleyi “Çanakkale Zaferi”ne ayırmıştık. Bu hafta ve önümüzdeki haftaya ait 4 makâleyi ise, İrfân Turizm’in Mısır seyâhatleri sebebiyle, inşâallah Mısır’a tahsîs etmek istiyoruz... Kuzeydoğu Afrika’da yer alan, bugün i’tibâriyle takrîben 80 milyon nüfûs ve 1.001.449 km2 yüzölçüme sâhip olan Mısır [resmî adı Mısır Arap Cumhûriyeti], dünyânın en zengin mâzîye sâhip ülkelerinden biridir. Mısır, stratejik mevkıi i’tibâriyle de Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında kilit bir noktadadır. Resmî dili Arapça ve dîni İslâm olan Mısır‘a, dünyânın her tarafından, her renk, her ırk ve her dînden insan akın etmektedir... MISIR’IN TÂRİHİ Arkeolojik kazılardan çıkarılan netîcelere göre, Mısır’ın bilinen ilk târihi, M. Ö. 5000 yıllarında kurulmuş olan Aşağı ve Yukarı Mısır Krallıkları ile başlar. Bunlardan en eskisi Fir’avunlar dönemidir. [Kâhire Müzesi’nde Fir’avunlar döneminden kalma çok sayıda eser vardır, milyonlarca insan bunları görmek için âdetâ yarışmaktadır. Bugüne kadar sır olarak kalan ve dünyânın yedi hârikası arasında birincisi olan “el-Ehrâm (Piramitler)”, Fir’avunların zamanında yaptırılmıştır. “İskenderiye Feneri” de dünyânın 7 hârikasından biri sayılmaktadır... Fir’avunlar dönemini, Menes Hânedânlığı ve arkasından Pers hâkimiyeti tâkip eder. Perslerin, Kiyâniyân şâhlarının sonuncusu olan Dârâ; Makedonya Kralı Filip’in oğlu İskender’e Erbîl’de mağlûp olunca Mısır, İskender’in eline geçti. İskender, İskenderiye şehrini kurdu. Elde ettiği zaferleriyle ahlâkı bozuldu, sonunda işret ve sefâhetle öldü... Bundan sonra Mısır, 640 yılına kadar Roma ve Bizans hâkimiyetinde kaldı. Bu târihte Hazret-i Ömer, Eshâb-ı kirâmdan Amr ibn-i Âs komutasındaki bir orduyu Mısır’ın fethine gönderdi. Mısır fethedilerek bütün Mısır halkı İslâmiyetle şereflendi. Halîfe Hazret-i Muâviye zamânında Arapça, halkın dili hâline geldi. Dîn ve dil berâberliği sağlanmış olan Mısır, Abbâsîler döneminde refah ve huzûr bakımından altın bir devir yaşadı. Abbâsîlerden sonra 1171 târihine kadar Fâtımîlerin elinde kaldı. Bu târihte Salâhaddîn Eyyûbî tarafından fethedildi... Mısır, Eyyûbîlerden sonra 16. yüzyıla kadar, Türk asıllı Memlûk Sultânlarınca idâre edildi... Aynı târihlerde Osmânlı Devleti yükselme devrini yaşamaktaydı. Osmânlı Pâdişâhı Yavuz Sultân Selîm Hân, 1516’da Mısır Seferine çıktı. Önce Mercidâbık Ovasında Memlûkleri kesin bir şekilde mağlûp etti. O güne kadar kimsenin geçemediği Sînâ Çölünü 13 günde, hem de hiç zâyiât vermeden geçti. Arkasından Ridâniye‘de Memlûkleri tekrâr yenerek Mısır’ı Osmânlı topraklarına kattı. Böylece Osmânlı Devleti üç büyük kıtada topraklara sâhip olmuş ve buralarda İslâmiyetin yayılmasına ve kuvvetlenmesine hizmet etmiştir. Fransa İmparatoru Napolyon Bonaparte, İngiltere’nin Hindistân yolunu kapatmak maksadıyla, 1798’de Mısır’ı işgâl etti. Fakat Akkâ Kalesinde Cezzâr Ahmed Paşa tarafından hezîmete uğratıldı. Bunun üzerine Fransızlar geri çekildiler. MISIR’IN EN GÜÇLÜ LİDERİ OLDU Bu arada Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Mısır’a yardım için gönderildi. Fransızlar yenilerek, 1801’de tamâmen çekildiler. Mehmed Ali Paşa ise Mısır’da kalarak vâlî oldu. Batı ülkelerinden teknik malzeme ve uzman personel getirtti. Birçok medrese (okul) açtırarak Mısır’ın en güçlü lideri oldu. Kurduğu Mısır donanmasını, 1827 Osmânlı-Yunan Savaşında yardım için gönderdi. Ayrıca tarımın gelişmesi için kanallar açtırdı ve Mısır ekonomisini zenginleştirdi. Kavalalı Mehmed Ali Paşa dînine bağlı iyi bir insandı. Bundan sonra Mısır bozuldu. Yerine büyük oğlu ve Cidde Vâlîsi olan İbrâhîm Paşa geçti. İbrâhîm Paşa, Sultan Mahmûd Hânın emriyle Vehhâbîlerle harp ederek başşehirleri Der’iyye’yi aldı. Sonra Mora İsyânını bastırdı. Bu arada Sultan İkinci Mahmûd Hâna isyân ederek Kütahya’ya kadar geldi. Sûriye, Adana ve Mısır ona verildi. Halîfeden, müstakıl vâlî demek olan “Hidiv” unvânını aldı. İkinci defâ isyân ettiyse de İngiltere işe karıştı ve Sûriye tekrâr Osmânlılarda kaldı. [İnşâallah yarın da bu konuya devâm edelim.]
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT