BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İş yönetiminde yeni büyüme modeli: "Şirket Evliliği"

İş yönetiminde yeni büyüme modeli: "Şirket Evliliği"

İş dünyasında büyümek, yeni iş modellerine ayak uydurmak ve farklı dağıtım kanallarından müşteriye ulaşmak isteyen şirketler evlenme yarışında...



Dünyaca ünlü yönetim gurusu Peter Drucker, 21. yüzyılda şirket birleşmelerinin kaçınılmaz olduğu görüşünde... Yakınlarda büyük yankı uyandıran dünyanın en büyük internet servis sağlayıcısı AOL ile medya devi Time Warner’in birleşmesi “Yeni Medya” dönemini başlattı. Tüm dünyada medya şirketlerinin bir internet şirketi ile birleşerek sanal dünyaya yönelişinin startı 160 milyar dolarlık en büyük şirket satın alma operasyonu ile verildi. Diğer taraftan GlaxoWellcome tüm dünyada hastalara ve tıp dünyasına yenilikçi, özgün ilaç ve sağlık hizmetleri sunmaya bütün çalışanları ile kendini adamış, araştırmaya dayalı bir kuruluş olup İngiltere’nin dünya çapında güçlü iki büyük ilaç firması GlaxoWellcome ve Smith Kline Beecham, birleşerek 114 milyar sterlin (182.4 milyar dolar) değerinde yeni bir firma oluşturdular. Petrol, telekomünikasyon, medya ve kimyasal üretim sektörlerinden sonra, ilaç piyasası da son açıklanan dev şirket evliliği ile sarsıldı. Bunun dışında büyük ses getiren önemli şirket evlilikleri ise şunlar: MCI-Sprint (Telefon, 129 milyar dolar). Warner Music-EMI (Müzik, 20 milyar dolar). Vadaphone-Air Touch (Telekomünikasyon, 54 milyar dolar). Banko Santander-BCH (Bankacılık, 30 milyar dolar). British Aerospace-Marconi (Savunma sanayii, 12.7 milyar dolar). Ahome-Excite (İnternet, 6.7 milyar dolar). Bilgi Teknolojileri sektöründe geçen yıl yaşanan en büyük birleşme, Compaq’ın Digital’ı satın almasıyla gerçekleşti. Dünya çapında faaliyet gösteren bu iki şirket, birleşmeyi her ülkede farklı deneyimlerle ama değişim olarak yaşadı. Aslında halen de yaşıyor. Türkiye’de bu deneyimin nasıl gerçekleştiğini anlatan, Compaq İnsan Kaynakları ve Organizasyon Müdürü, Hukuk Danışmanı ve Toplam Kalite Yönetimi Müdürü olan Adnan Erdoğmuş, birleşmeyi değişim olarak ele alıp, onu nasıl yöneteceklerini planlayarak işe giriştiklerini söylüyor. En büyük hatanın: “Biz bunları biliyoruz” deyip beklemek olacağına inandıklarından, birleşme konusu gündeme geldiği andan itibaren hazırlığa başladıklarını ifade ediyor. Bu süreçte bir avantajlarının iki firmanın da aynı sektörde olması nedeniyle farklı misyon, organizasyon ve etik kurallarla ilgili sorunlar yaşamadıklarını belirten Erdoğmuş, birleşmenin bir değişim olduğunu kabul ederek hazırlık çalışmalarını buna göre tasarladıklarını söylüyor. Geçen yıl dünyada şirket birleşmelerinin tahmini olarak 2 trilyon doları aştığı söyleniyor. Örnek vermek gerekirse 1999 yılı içerisinde gerçekleşen şirket evliliklerinin yüzde 47’si ABD’de oldu. Birleşmelerin yüzde 38’i AB ülkelerinden gerçekleşirken, arta kalan yüzde 15’lik kısım ise dünyanın geri kalan kısmında gerçekleşti. Medyada her geçen gün karşılaştığımız şirket evlilikleri ile ilgili gelişmeler bu yönde. Dünyanın tüm bu dev şirketleri niçin evleniyor? Bu sorunun cevabı: Üretim, ulaşım ve iletişim teknolojilerinin meydana getirdiği ulaşabilirlik ve erişebilirliğin biçimlendirdiği yeni rekabet koşullarında, kâr oranlarındaki düşme eğiliminin zorlamasıyla devler birleşiyor, diye verilebilir. Aslında bu evlilikler bir moda değil küreselleşmenin meydana getirdiği yeniden yapılanmanın zorunlu bir sonucudur. Peki şirket evliliklerinin bize etkisi olabilir mi? Bu soruya hiç beklemeden kesinlikle “evet” diyeceğiz. Çünkü zaman ve mekân anlayışının bu denli değiştiği, dünyamızın küçük bir kasaba haline geldiği, insanoğlunun ilgisinin uzay derinliklerine kök saldığı bir çağda, gelişmelerden kimse kendini uzak tutamaz. Ortak aramadaki amacımız sadece içinde bulunduğumuz finans darboğazından kurtulmaksa bu konuda bir yabancı ortak bulmak çok daha zor ve ağır şartlarda oluşabilecek durumdur. Buna karşılık, karşılıklı olarak pazarları birleştirerek, yeni yatırımlar yapmak, gelecekteki büyümeyi finanse etmek ya da büyümeyi yeni ürün ve servislerle yapmak için ortak arıyorsak sonuca gitmemiz çok daha kolaydır. Art arda gelen dev şirket evlilikleri, TÜSİAD’ı da harekete geçirdi. TÜSİAD iş dünyasına, “Küçük olsun, benim olsun mantığını bırakalım” mesajı verdi. Global dünyada rekabet etmek ve global bir oyuncu olmak için Türk şirketlerinin küçük kaldığını belirten Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erkut Yücaoğlu da, bu yüzden artık birleşmelerin zorunlu hale geldiğine dikkat çekiyor. İnsan Kaynakları Zirvesi 25 Şubat’ta “Heyecandan uyuyamıyoruz” Türkiye’de insan kaynakları yönetimine çok geniş bir bakış açısı kazandırmak amacıyla düzenlenen İnsan Kaynakları Konferansı ve Fuarı’nın beşincisi 25-26 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek. İnsan Kaynakları 2000 Zirvesinde “Değer Oluşturan İnsan Kaynakları Yönetimi” ana tema olarak ele alınıyor. İş dünyasında insan kaynakları yönetiminin rolünü güncel ve gerçekçi bir bakışla ifade etmek için biraraya gelecek uzmanlar iş dünyasının yükselen trendi insan kaynakları yönetimindeki gelişmeleri tartışıyor. Personel Yönetimi Derneği işbirliğiyle Management Centre Türkiye’nin organizasyonunda gerçekleşecek Türkiye’nin İnsan Kaynakları Zirvesi çok sayıda katılımcının biraraya geldiği ve birbirinden değerli uzmanların görüşlerinin yer alacağı bir zirve olacak. Zirveyle ilgili olarak bilgi almak isteyenler: (0 212) 236 69 09 konferans özel bilgi hattını arayabilir. Arthur Andersen değişime ayak uydurdu Dünyanın önde gelen danışmanlık ve denetim kuruluşu Arthur Andersen, sanayi devriminden sonra dünya ekonomisindeki yeni devrim olarak kabul edilen “Yeni Ekonomi” akımına ilk uyum sağlayan şirketlerden biri oldu. Yeni ekonomi trendinin oyuncusundan öte, önderi olmak amacıyla tüm dünyayla aynı anda Türkiye’deki yapılanmasını da kısa sürede tamamlayan Arthur Andersen, bundan böyle başta müşterileri olmak üzere çalışanlarına, sektörüne, ekonomi hayatına farklı ve yenilikçi katma değerler sağlayacak. Arthur Andersen Balkan Ülkeleri ve Türkiye Genel Müdürü Şaban Erdikler, ‘Yeni Ekonomi’ye yönelik hazırlıklarını ve bu çerçevede hayata geçirdikleri yeni anlayışı şöyle özetliyor: İşte yeni anlayış Müşteriler: Stratejilerini destekleyen müşterileri bulmak, onlarla uzun vadeli ve karşılıklı yarara dayanan ilişkiler kurmak. Çalışanlar: Dünyanın en ideal çalışma koşullarını sağlamak. Bilgi ve çözümler: Sahip olduğu profesyonel hizmet portföyünü yeni ekonomik gelişmelerin ışığında geliştirerek geleceğin profesyonel hizmet kuruluşunu planlamak. Tek firma: Stratejisini destekleyecek, tüm dünyada küresel tek bir firma olarak hareket etmesini sağlayacak altyapıyı sağlamak. Finansal yapı: Uzun dönemli değer üretme ile kısa dönemli değer gerçekleştirme arasında dengeyi kurmak. Bu değişimi ne pahasına olursa olsun yapacaklarını kaydeden Şaban Erdikler, “Bu yapılanma dünyayı yıkmaya ve yeniden yapmaya benziyor. Bizden hizmet bekleyen müşterilerimiz için, ülkemiz için ve çalışanlarımız için böyle bir yapılanmaya gitmek zorundaydık, zirveye ancak bu şekilde ulaşabileceğimizi biliyorduk. Şimdi bu değişim sürecini tamamladık. Kapılardan oluşan logomuzu da bu yeni anlayış çerçevesinde güneş olarak değiştirdik. Zirveye çıktığımızda güneşimizin ışığı herkesin gözünü kamaştıracak” diye konuştu. AJANDA 14 Şubat, İnsan Kaynakları Yönetimi Akademi İnternational, Tel: (0312) 419 55 25 15-16 Şubat, Kariyer Plânlama Prometheus, Tel: (0216) 411 79 36 15-16 Şubat, Koç’luk Smart Valley, Tel: (0216) 413 09 53 16 Şubat, Akıllı Şirket Semineri İDEM, Tel: (212) 875 73 00 17 Şubat, Kalite Yönetiminde Baldrige Yaklaşımı Prometheus, Tel: (0216) 411 79 36 17 Şubat, Takım Çalışması ve Liderlik Semineri İDEM, Tel: (212) 875 73 00 18 Şubat, Üretim Yönetiminde Verimlilik Teknikleri Prometheus, Tel: Tel: (0216) 411 79 36 18 Şubat, Öğrenen Organizasyon İDEM, Tel: (212) 875 73 00 18-19 Şubat, Problem Çözme Teknikleri Artı Danışmanlık, Tel: (0212) 570 95 51 18-19 Şubat, Eğiticilerin Eğitimi Tem, Tel: (0216) 416 90 00 KİTAP Köşesi Ülkemizde biraz orta yaşta olanlar iyi hatırlarlar: “Eskimiş çoraplarınızı atın!” diyordu bir reklâm spotunda. Evet, eski iş yapma alışkanlıklarımızı atacağımız gün geldi. Eskiden otobüsle taşıma şirketlerinde karşılaştığımız: “Ya ben, ya o” şeklindeki yıkıcı, öldüresiye rekâbet anlayışı bile değişti. Şimdi, rekâbette yeni anlayış; rekâbet üstü olmak, ortaklaşa rekâbet etmek veya rekâbetin yeni gerçekliğinden haberdar olmamız için üç temel eser. Bu üç kitap bizi rekâbette yeni anlayışın yolculuğuna çıkarmak üzere bekliyor. Hey, orada kimse var mı? Ne demişler? Şirket evliliğinde en önemli husus kültürel uyumdur. Eğer evlenen her iki şirket önceki kültürlerinde ısrar ederlerse bu evlilik değil, çatışma olur. Evlilik, sabır ve hoşgörüyü zorunlu kılar. John Brieght
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92124
    % 1.15
  • 5.2909
    % -1.01
  • 6.044
    % -0.52
  • 6.6919
    % -0.87
  • 213.346
    % -0.57
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT