BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > UEFA tokadı!

UEFA tokadı!

Sanki başımıza gelecekleri biliyormuşum gibi, daha geçen hafta uyardım: “Ali Sami Yen Stadı’nı hâlâ UEFA standardına getiremedik.



Sanki başımıza gelecekleri biliyormuşum gibi, daha geçen hafta uyardım: “Ali Sami Yen Stadı’nı hâlâ UEFA standardına getiremedik. Koltukların üstüne çıkıp tepinen, yarıdan fazlasını kıran seyirci bizde... Milyonlarca lira para ödeyip, biletindeki numaralı koltuğuna oturamayan seyirci bizde... Dahası; elinde bileti olduğu halde, “Stad doldu” denilerek içeri alınmayan seyirci rezaleti bizde... UEFA, nato mermer nato kafamıza dank ettirircesine; Ali Sami Yen’e zorla bayan tuvaleti yaptırdı da ne oldu? Onu gene bıçkınlara kaptırdık. Bayan tuvaletlerinde; saygısız, kaba, hoyrat erkekler kol geziyor. Hepsi gene, pislik ve rezillik batağında... Bırakın onları; Basın ve Şeref Tribünü tuvaletleri bile, diz boyu b.k içinde... Bu gidişle; UEFA bize büyük ve küçük boy abdesti nasıl yapacağımızı da öğretmeye kalkar... Merak etmeyin, yakındır! Bu böyle gitmez! Kendimizi adam etmezsek; ellerinde değnek, bizi dürte dürte zorla adam edecekler. Haberiniz ola...” * * * Bunları, geçen hafta pazar günü bu köşede yazdım. Ne büyük tesadüf ki; hemen ertesini günü, Avrupa’dan acı bir haber geldi. UEFA ihtar etmiş: “Seneye Şampiyonlar Ligi’ni, Ali Sami Yen’de oynayamazsınız... Ya bu stadı adam edin, ya da kendinize başka bir stad bulun...” Pazar günü ben uyarıyorum, Pazartesi günü Avrupa ambargo koyuyor! 5 defa Şampiyonlar Ligi’ne katılmakla övünüyoruz ama; bunca yıldır yapılan uyarılara rağmen, standardı yükseltemiyoruz. Bu bir milli ayıptır! Adamlar, “Kendinize ait bir otoparkınız olacak” diyor... Biz uyanıklık yapıp, karşıdaki katlı otoparkın kapısına kadar naylon tunel çekip, “İşte burası bizim” diye yutturmaya çalıştık. Yemediler!... * * * UEFA; stadın etrafındaki sucuk - ekmekçiler, kokoreççiler ve tükürük köftecilerin sağlık şartlarından uzak satış yapmalarının engellenmesini istedi... Bozuk, kokuşmuş, hileli yiyeceklerin satışından kimin sorumlu olacağı belli olmayan bir düzene karşı çıktılar... Yiyecek türü bütün satışların kulübün denetiminde olmasını şart koştular... Bu satışlar sonrasında oluşacak bir sağlık sorununda; kimin kimden sorumlu olacağının önceden bilinmesini istediler. Bunların hiçbirisini çözüme kavuşturamadık. Avrupa’daki satış standları, stadın etrafında ve çevrili bir alanda kurulur... Hepsi ilgili kulüplerin izin ve denetim şeması içindedir... Sattıkları malların kalitesi ve hijyenik olmasından sorumludurlar. Seyyar satıcı da olsalar, kulübe belirlenmiş oranda kira öderler. Stadın çevresine rastgele gelen hiçbir satıcıya izin verilmez. * * * Ben bir tarihte; İnönü Stadı’ndaki büfelerin sağlık şartlarını denetletebilmek için, Hıfzısıhha Enstitüsü’ne baskın düzenletmiştim. Daha önce enstitütüyü stada sokmamışlardı. Ben Ankara’da Sağlık Bakanlığı, İstanbul’da Büyükşehir Daire Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile ortak bir çalışma yapıp; büfelere 50 kişilik büyük bir operasyon düzenlemiştik. Bütün sucuklar çürümüş, kokmuş ve kurtlu çıkmıştı... Daha kötüsü, gıda zehirlenmesine neden olacak tehlikedeydi. Benim sayemde tam 2 ton et imha edilmişti. Büfelere kilit vurulmuştu. Bütün işyerlerini istediği zaman ve istediği şekilde denetleme yetkisi olan enstitü; daha önce 3 defa denetlemek isteyip de tehditler yüzünden başaramadığı baskını, kişisel çabalarımla gerçekleştirebilmişti. Bu yüzden bana silah çektiler... Tehditlerle karşılaştık, zor anlar yaşadık! Tarihte yapılmış tek denetimdi ve bugüne kadar ikincisi tekrar edilemedi. Devlet onlarla hâlâ başedemiyor. * * * Anlayacağınız; stadın dışındaki seyyar satıcılarla, stadın içindeki büfeler; Türkiye’nin çok ciddi bir sorunudur. Kimse bu konuda çözüme yanaşmıyor. Çünkü korkuyorlar! Ama UEFA; kuru gürültüye pabuç bırakmayacak. Kesin çözüm istiyor. Bu stadlar ya adam olacak, ya adam olacak! Yiyeceğinden abdesthanesine kadar; herşeyi bizim için onlar düşünüyorlar. Biz boşveriyoruz. Utanmalıyız!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT