BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demirel kayıp ‘teçhizat’ olayına son noktayı koydu: "Silahlar devlette"

Demirel kayıp ‘teçhizat’ olayına son noktayı koydu: "Silahlar devlette"

Batman Valiliği’nin 1994-96 yılları arasında ithal ettiği ve bir bölümünün kaybolduğu ileri sürülen silahlar için Demirel ilk kez konuştu ve “Silahların terör örgütü Hizbullah’a geçtiği iddiaları asılsız” dedi. Kendisine verilen bilgiye göre silahların jandarmada olduğunu açıklayan Süleyman Demirel şöyle dedi: “Devlet usulüne göre silah ithali yapmışsa, onda bir sakınca olmaz. Devlet, halin icabına göre hareket eder”



Son günlerde bir numaralı gündem haline gelen “kayıp silahlar” konusunda ilk defa konuşan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Silahların terör örgütü Hizbullah’a geçtiği iddiaları asılsız. Bana verilen bilgiye göre silahların hepsi jandarmanın elinde. Devlet usulüne göre silah ithali yapmışsa, onda bir sakınca olmaz. Devlet, halin icabına göre hareket eder” dedi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Batman Valiliği tarafından ithal edilen silahların Hizbullah’ın eline geçtiği iddialarının doğru olmadığını belirterek, söz konusu silahların devletin elinde olduğunu söyledi. Demirel, devletin gerektiği zaman “Rutinin dışına” çıkabileceğini de kaydetti. Demirel, Kurtuluş yıldönümü törenlerine katılmak üzere Kahramanmaraş’a gelirken, uçakta gazetecilerin kayıp silahlarla ilgili sorularını cevaplandırdı. Demirel, Batman`daki silahlarla ilgili olarak, gazetecilerin sorularına şu cevapları verdi: * Soru: Batman`daki silahlarla ilgili tartışmalar kamuoyunu meşgul ediyor... Demirel: Edecek... Bir süre daha edecek... * Soru: Özel birlik kurulması doğru mu? Demirel: Araştırılmış, soruşturulmuş... İlgili makamlar, hükümet gerekli açıklamaları yapacaktır. Hükümetler, bugün de vardır, yarın da vardır. Ama başka kişilerden müteşekkildir. O, başka mesele. Yani, devlette devamlılık vardır. Devletin elindeki bilgileri, kamuoyunu rahatlatacak ve aydınlığa kavuşturacak şekilde gayet tabiki hükümet açıklayacaktır, zamanı gelince... * Soru: Silahların bir bölümünün kaybolduğu ve Hizbullah terör örgütünün eline geçtiği iddiaları var. Demirel: Bana verilen bilgilere göre, böyle bir şey yok. “JANDARMA’NIN ELİNDE” * Soru: Hizbullah`a gitmiş mi? Demirel: Hayır, bana verilen bilgilere göre, silahlar jandarmanın elindedir. * Soru: Tamamı mı? Demirel: Hemen hemen tamamına yakını. * Soru: Valiliğin silah ithal etmesi usule uygun mu? Demirel: Onlar tartışılabilir. Yani şöyle tartışılabilir. Eğer devlet bunları usulüne göre yapmışsa, onda bir sakınca olmaz. Zaten araştırılan da odur. Usulüne göre yapılmış mı, değil mi? ÖZEL KUVVET KURULMASI * Soru: Valilikçe özel kuvvet kurulması uygun mu? Demirel: Özel birlik, valinin insiyatifiyle olmaz. Ona `kur` derler, kurar. `Kur` diyen merciin, kur deme yetkisi olması lazımdır. Yine bunlar da soruşturmaya tabi. * Soru: O dönemde, valiliğin koruculardan özel organizasyona gittiği bilgisi, size intikal etmiş miydi? Demirel: Bazı gayretler vardı. Ama o zaman tabi, daha sonra bu gayretler sürmedi. Bazı gayretlere muttaliyim... * Soru: Hangi anlamda? Demirel: İşte bu çeşit... Daha doğrusu, polis kurulsun, polis silahlandırılsın, teröre karşı yeni bir takım düzenlemeler yapılsın şeklinde gayretler vardı. * Soru: Başbakan`dan mı geliyordu bu, yoksa başka mercilerden mi? Demirel: Yok, hükümetten geliyordu. Başbakan sadece kafi değil, hükümetten geliyordu. O günün hükümetinden. “MGK’NIN BİR KARARI YOK” * Soru: MGK`da hiç görüşüldü mü? Demirel: Hayır. Bunlar görüşülüp MGK`nın kararına bağlanmış değil. * Soru: O dönemde telkininiz ne olmuştu? Demirel: Şimdi bunları açıklayacak durumda değilim. * Soru: Silahların Hizbullah`a gitmediği konusunda kesin görüşünüz var mı? Jandarmadaki silah sayısıyla, ithal edilen silah sayısı arasında farklılık var... Demirel: Bana verilen bilgi, silahların tüme yakınıyla jandarmanın elinde olduğu şeklindedir. Jandarma, bunu korucuya vermişse, korucu bir başkasına vermişse, o ayrı. O çeşit şeyler de olabilir, ama genelde, yani bu kaynaktan Hizbullah`a silah intikal ettiği şeklindeki bilgiler doğru değil. Bana verilen bilgiyi söylüyorum. * Soru: Mesele hiç, MGK`larda konuşulmadı mı? Demirel: Bu kadar zaman geçmiş aradan... “DEVLET, RUTİNİN DIŞINA ÇIKABİLİR” * Soru: Batman`daki silahlarla ilgili iddialar konusunda büyük bir rahatsızlık içinde görünmüyorsunuz... Demirel: Hayır, bir rahatsızlık içinde değilim. Yani, bu olup bitenleri tasvip ettiğim veya olup bitenlere karşıtım manasında değil. Yani daha doğrusu, o konunun tartışmasına girmek istemiyorum. O tartışmaya girildiği zaman, çok etraflı onu tartışmak lazım. Ama göründüğü kadarıyla sizi rahatsız eden şeyin silahlar olduğunu görüyorum, silahlar devletin elindedir, yani jandarmanın elindedir. * Soru: Bu gelen silahların bir bölümünün gümrük belgelerinin olmadığı iddiası var... Demirel: O çeşit şeylerin olmaması lazım. Ama olmuşsa, yanlıştır. * Soru: Para ödeme biçimi normal devletin işleyiş mantığına ters gelmiyor mu? Demirel: Devlet, halin icabına göre hareket eder. Yani, her zaman rutini takip etmek mecburiyetinde değildir. Devletin yüksek menfaatleri -ki bunu takdir etmek hükümetlere aittir- icap ettirdiği zaman devlet rutinin dışana çıkabilir. Yani kanunsuzluk yapar, manasında söylemiyorum. Rutinin dışına çıkma payı vardır. “O TARTIŞMALARA GİRMEK İSTEMİYORUM” * Soru: Size göre, baştan sona bütün bu prosedür, yasal sınırlar içinde mi cereyan etti? Demirel: İşte o araştırılıyor. Daha doğrusu, daha sonra gelen hükümetler bunu bir soruşturma-araştırma konusu yapmışlardır. Sizin sorunuzun cevabını o soruşturma ve araştırmanın neticesine göre hükümet verecektir. * Soru: O dönemde, hükümet, bu silah ithalatı konusunda size bilgi verdi mi? Demirel: O tartışmalara girmek istemiyorum. Çünkü ben, soruşturmada ne buldular, ne çıkardılar onları bilmiyorum. Yani bu hadisenin gelişmesi sürecinde ortaya çıkabilecek hususlar, beni, kamuoyunu aydınlatma durumuna getirirse aydınlatırım. Ama şu anda değil.” KIYAK EMEKLİLİĞİ SAVUNDU Cumhurbaşkanı Demirel, kamuoyunda ``kıyak emeklilik`` olarak adlandırılan kanunu onaylamasıyla ilgili olarak, önceki yaptığı açıklamayı gazetecilere dağıttı. Demirel, bu konuyla ilgili olarak, daha sonra şunları söyledi: “9 defa çıkmış, 9 defa Anayasa Mahkemesi`ne gitmiş, 9 defa bozulmuş. Yani, bir devamlı uğraş bu... Netice itibariyle hadisenin içine bakalım. Hadise: Hazine`den bir şey alıyor mu? Almıyor. Emeklilik kurumlarından birşey alıyor mu? Almıyor. Öyleyse, ben nasıl bunu reddedeceğim. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi henüz gerekçe çıkarmamış. Anayasa Mahkemesi gerekçe çıkarırsa, belki bu kanun, o gerekçedeki bir takım şeyleri karşılıyor veya karşılamıyor. Ben diyorum, ben ona da bakacağım.” “ BENİM PROJEM DEĞİL” Demirel, bir gazetecinin, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda 5 artı 5 formülünü meclisin gerekli çoğunluğu sağlayarak yerine getirip getirmeyeceği yönündeki sorusunu yanıtlarken, şöyle konuştu: “Bunların hepsi benim dışımda. Yani, meclis neyi yapacaktır, nasıl yapacaktır, ne kadar yapacaktır. Onları bilmiyorum. Ama benim dışımda. Proje, benim projem değildir. Ben sadece düşüncemi söyledim. Bu düşüncemi de 10 sene evvel söyledim, sonra tekrarladım. Benimki görüştür. Bunu 5 seneye indirelim. Hadiselerde devamlılık var. Bir defa yapan bir defa daha yapabilsin, eğer seçiliyorsa... Avrupa`da, İtalya ve Fransa`da böyle bir tahdidat yok. Cumhurbaşkanı kaç defa seçilir diye bir tahdidat yok. Diğer ülkelerin tümünde iki defa seçilme imkanı var. Sadece bizde var, bir defa seçilir kaidesi.`` “GÖREVİMİN BAŞINDAYIM” Bir gazetecinin, ``Kişisel tahmininiz ne? Nereye doğru gidiyor? Anayasal değişiklik için düğmeye en geç ne zaman basmak gerekir?`` şeklindeki sorusuna da Demirel, ``Hiç benim işim değil onlar. Ben kişisel tahminde de bulunmam. Ben 16 Mayıs akşamına kadar görevimin başındayım. Görevimi hiç aksatmadan yapmaya çalışıyorum. Hiçbir şeye bağlı olmaksızın`` cevabını verdi. “PETROL ZAMMI YANLIŞ DEĞİL” Petrol fiyatlarına bir gün zam yapılıp, bir gün geri alınmasıyla ilgili bir soruyu da cevaplayan Demirel, ``Petrol zammı dünyadaki fiyatlara göre ayarlanıyor. Yanlış değildir o... Aksi halde bekleyip bekleyip trilyonlarca zarar ettikten sonra büyük bir zam yapmak lazım. Onlar da denendi geçmişte. Bir süre sonra bu işleri yapan idare ham petrol alacak kaynağa sahip olamadı`` dedi. “ELEKTRİK KISINTILARI BİR FACİA” Demirel, elektrik kesintilerinin hatırlatılması üzerine de şöyle konuştu: “Elektrik kısıntıları bir facia. Elektrik kısıntısı kadar halkı rahatsız eden bir şey tasavvur edemiyorum. Ama yıllardır söylüyoruz, yine de söylemeye devam edeceğiz. Başlamış bulunan tesislerin bir an evvel yapılması, tamamlanması lazım. Eğer 2000 yılı, 2001 yılı gerektiği şekilde enerji yatırımlarını ileriye götüremezse, 2003`te seyret gümbürtüyü... Şimdi tabi barajlarda su biraz az. Bir de gaz meselesinde sıkıntılar oldu. Uc uca gidiyordu mesele. Fakat barajlar çok kullanıldı. Sonbaharda da yağmur yağmadı. Ama şimdi çok kar var. Önümüzdeki ilkbaharda onu telafi etme imkanı buluruz.” “GELİR DAĞILIMINDAKİ EN BOZUK KESİM: TARIM” Cumhurbaşkanı Demirel, tarımda yaşanan sıkıntılar ve tarım reformuyla ilgili bir soruyu da şöyle cevapladı: “Tarım reformu hep gündemde. Tarım çok konuşuluyor. Ocak ayı içinde 3 tane büyük toplantıda konuşuldu. Kongreler yapıldı. Tarımın bilinmeyen tarafı yok. Tarım fevkalade kompleks bir olaydır. Nüfusun yüzde 44`ü tarımda yaşadığı sürece bu olayın içinden çıkmak da öyle kolay değildir. Yani tarım Türkiye`nin çok köklü sorunlarından biridir. Tarım ve tarımda yaşayan insanlar... İnsanların yüzde 44`ü tarımdan geçimini sağlıyor, gayri safi milli hasıladan aldığı da yüzde 15`tir. Gelir dağılımındaki en bozuk kesim tarımdır.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92779
    % -0.98
  • 5.283
    % -0.08
  • 6.0317
    % 0.15
  • 6.6982
    % -0.65
  • 211.885
    % -0.27
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT