BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sahnedeki cesetler

Sahnedeki cesetler

Tayfun Türkili’nin yazdığı oyun “Naaş-ı Muhteremler”de, günlük hayatta her an karşılaşılabilecek olaylar ironik bir dil ve düşündürücü bir üslupla anlatılıyor.



Sizin de bir gün kapınız çalınabilir. Gelen kişi, oyundaki gibi ille de mafya tarafından sırtından bıçaklanmış bir eroin satıcısı olmayabilir. Bir tencere tava ya da çarşaf nevresim pazarlayıcısı da olabilir bu kişi. O anda, pazarlamacı evinizdeyken kalpten ölebilir. Şimdi düşünün başınıza gelecekleri... “Naaş-ı Muhterem”lerde de benzer bir konu işleniyor. Oyunda tesadüfen evine gelen bir “ceset”in sırtındaki bıçağa dokunduğu için katil zannedileceğini düşünen emekli büyükelçi cesedi ne yapacağına bir türlü karar veremez. Ardından ikinci, üçüncü ve dördüncü cesetler gelir. Emekli büyükelçi yaşlı eşiyle birlikte cesetleri arabaya yükleyip uzaklaştırmak isterken, beşinci bir cesetle eve geri dönmek zorunda kalırlar. Çarpık bir toplum anlayışının sorgulandığı, masum insanların da bazen suça çaresizce bulaşabileceğinin anlatıldığı fantazi oyun, güldürürken ince bir mizah anlayışıyla kara kara düşündürüyor. Sıkılmadan, keyifle izlenen polisiye oyunun finali, seyirci merakının giderek kamçılandığı ve arttığı bir sırada tatlı bir şekilde bağlanıyor. Türk tiyatrosunun yaygınlaşmasında ve bir çok oyununun geniş kesimler tarafından seyredilmesinde büyük emeği geçen Tayfun Türkili, ikinci oyunuyla önemli bir tiyatro yazarı kazandığımızı müjdeliyor. Yazar, “Naaş-ı Muhteremler ikinci oyunum. İlk oyunum 1975 yılında Bakırköy Sanat Tiyatrosu’nda sahnelenen ‘Tele Çorba’ adlı bir kabareydi” diyor. Türkili’den isteğimiz, oyun yazmaya uzun fasılalar vermemesi. Soyunarak ve medyayı kullanarak tiyatro yapılabileğini düşünen bazı çevrelere en güzel cevabı Türkili, bu özgün eseriyle veriyor. Kutlanacak yazar, alkışlanacak oyuncular... Bursa Devlet Tiyatrosu’nun Taksim Sahnesi’nde sunduğu iki bölümden oluşan oyunun yönetmeni Fikret Tartan. Başlıca rolleri Cihan Büyükışık, Ayşe Akınsal, Duygu Yalçınkaya, Emin Gümüşkaya, Kâmil Atlıman ve Yıldırım Selim paylaşıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT