BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Abdülhamid Han yakın tarih ve ahî üstünlüğü

Abdülhamid Han yakın tarih ve ahî üstünlüğü

6 Şubat 2000 Pazar günü Çemberlitaş FKM (Fırat Kültür Merkezi)’de Osmanlı Devleti Kuruluşu’nun 700’üncü yılı çerçevesinde, Sultan II. Abdülhamîd Dönemi paneli yapıldı.



6 Şubat 2000 Pazar günü Çemberlitaş FKM (Fırat Kültür Merkezi)’de Osmanlı Devleti Kuruluşu’nun 700’üncü yılı çerçevesinde, Sultan II. Abdülhamîd Dönemi paneli yapıldı. Prof. Mim Kemal Öke ile Prof. Nevzat Yalçıntaş’ın açış konuşmalarından sonra birinci oturumda dünya tarih ilmince tanınmış Prof’larımız Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu başkanlığında, Prof. Ahmet Suphi Furat... Prof. Ahmet Akgündüz, Prof. Abdülkadir Özcan ve Doç. Dr. Sefa Saygılı yeni görüşlü bildiriler sundular. Prof. İlber Ortaylı’nın başkanlığında yapılan ikinci oturuma ise, yine tarih, siyaset, kanun ve devlet hizmeti alanlarında yepyeni bakışlar kazandıran tebliğler sunuldu. Prof. Yusuf Hamza, Prof. Cevdet Küçük, Doç. Cezmi Eraslan, Doç. Sait Öztürk, 2. Panelin konuşmacıları idiler. Sözünü ettiğim bu panelin ayrıca, vatansever gençliğimizin susamış ruhlarında yer tutmak isteyen işadamlarımıza, varlıklı dostlarımıza, ilham verecek ayrı bir ibret anlamı vardır: O da, Abdülhamîd Sempozyumu dizisinin binlerce gencimizi toplayan bu ikinci yararlı panelin, işadamlarımızdan Mehmet Tosun beyin eseri olmasıdır. Şöyle ki Sayın Tosun, tarih ve ilmimize duyduğu merak ve saygı ile bu büyük kültür olayının mali ağırlığını kendi imkânları ile karşılamıştır. Tertip Heyeti Başkanı sıfatıyla bilginleri ve halkımızı davet eden Mehmet Tosun, çocukluğundan beri Yakın Tarihimizin meçhulleri ve onlar üzerine yığılan iftiralarla yalanları kazımak istiyordu. Hanımdan beyden, binlerce aydınımız, öğrencilerimiz, fikir adamlarımız ve basınımız bu feragat ziyafetini heyecanla takip ettiler. Açık oturumu düzenleyen esnaf ve tüccar temsilcisi Tosun’u gönülden alkışladılar. Mehmet bey o gün binlerce misafirini kendi evinde ağırlayan bir halk adamı idi. Mehmet bey, Sultan Abdülhamîd Han’ın, bazen övgüler fakat binlerce kasıtlı iftiralarla kirletilmek istenen devrini ve icraatını, çocukluğundan beri merak ediyormuş. Her yaptığı teşebbüs gibi, inşallah bu panel de çok hayırlı oldu. Onun bu samimiyeti, dürüstlük merakı, sanıyorum salonda konuşan ilim adamlarımızca senetli belgeler ve deliller sunularak tatmin edilmiştir. Sayın Mehmet Tosun’u ayrıca tebrik ederim ki öteden beri sevilen, rahmetle anılan varlıklı işadamlarımız sevap yoluna gitmiştir. Maddi hırsların tutkusu ile unuttukları milli hasletlerimizi tekrar ihya etmiştir. İlimde, dinde, sanatta, edebiyatta yapıcı fedakâr ruhlu Türk nesillerini yeniden gündeme getirmiştir. Gerçek tarih ve bilgiye acıkmış gençlerimizin dua ve minnetini kazanmıştır. İşadamlarımıza yeniden ibret olsun diye, aslında çok da bol olmayan servetini temellerimizi kuran tarih ve ilim yolunda, tevazu ve efendilikle harcayan Mehmet Tosun’u ve arkadaşlarını (dua edesiniz diye) bilhassa tanıtmak istedim. Defalarca övülmeye değen bu fazilet ve gayret milletimizin fedakâr ruh yapısını asırlarca yüksekte tutmuştur. Bu 14-15-16. asırlarla, imparatorluğumuzu güçlendiren bir Ahi Evran töresidir. Özellikle, esnaf ve zanaatlarımızı, örnek inanç, imân ve ahlâk sahibi yapan Ahî töresi, İslamın feyzinden, tasavvufunda ruhumuza yaptığı katkılardan ötürü Anadolu ve Rumeli’de dört beş asır, kâmil insanlar, Alperenler yetiştirmiştir. Bu Ahîlik geleneği Avrupa’nın sömürgecileri tarafından ne yazık ki yıkılmış, bugün ancak müstesna insanlarımızda izi kalmıştır. Manevi medeniyetimizi yapan da, şiir, mimâri ve musikimizi yükselten de bu tasavvufi ve İslâm kaynaklı Türk töresidir. Adı geçen panelde İhsanoğlu, Ortaylı, Akgündüz, Özcan, Saygılı, Hamza, Küçük, Eraslan, Öztürk beylerin görüşlerini ayrıca vereceğim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT