BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Daum’la 1 sene daha!

Daum’la 1 sene daha!

Maçın 82. dakikasının içindeydik ben yazıya başladığımda. Bursa kendi sahasında galip oynuyordu, F.Bahçe ise 1-1’de devam ediyordu. Trabzonspor, ilk yarıda her nekadar bildiğimiz Trabzonspor gibi oynayamadıysa da, en azından kanlı-canlı, kontra atağa çıkmada iyi niyetliydi ve F.Bahçe’nin kaçırdığı sayısız pozisyonun içine Güiza‘nın sığdırdığı gole karşılık Burak‘ın piyangosu cevap veriyordu. Soyunma odasına böyle gidildi. Dönüşte ise Şenol Güneş maçın sanki seyircisi rolüne girerken, hatta üstüne üstelik 6 aydır oynamayan Yattara‘yı da oyuna alarak, sahada oynamaya pek niyetli olmayan bazı oyuncular da aynı duruma düşüyorlardı.



Maçın 82. dakikasının içindeydik ben yazıya başladığımda. Bursa kendi sahasında galip oynuyordu, F.Bahçe ise 1-1’de devam ediyordu. Trabzonspor, ilk yarıda her nekadar bildiğimiz Trabzonspor gibi oynayamadıysa da, en azından kanlı-canlı, kontra atağa çıkmada iyi niyetliydi ve F.Bahçe’nin kaçırdığı sayısız pozisyonun içine Güiza‘nın sığdırdığı gole karşılık Burak‘ın piyangosu cevap veriyordu. Soyunma odasına böyle gidildi. Dönüşte ise Şenol Güneş maçın sanki seyircisi rolüne girerken, hatta üstüne üstelik 6 aydır oynamayan Yattara‘yı da oyuna alarak, sahada oynamaya pek niyetli olmayan bazı oyuncular da aynı duruma düşüyorlardı. Giray‘la Egemen direnirken, Ceyhun da ortaklık etmeye çalışıyordu ama Şenol Hoca hâlâ sanki yanlışlıklar rekoru kırmak adına inadını sürdürüyordu. Hiç bir şey oynamayan Engin sahada kalırken, Trabzonspor şöyle bir kartvizit bırakıyordu sahaya: “İlk yarıda yapacağımızı yaptık kötülüğü benden bekleme.” F.Bahç’de Daum, Selçuk‘la Özer‘i alıp, Cristian‘la Deivid‘i oyuna alırken, F.Bahçe’nin oyununda çok önemli bir değişiklik olmuyordu ama dediğim gibi Trabzon’da gerçek manada direnç gösterenlerin sayısı bir elin parmaklarını bir türlü geçmiyordu ve oyun Bursaspor’un şampiyonluğu biçiminde giderken, kaleci Onur adeta sportmenlik ve profesyonellik direncinde rekorları zorluyordu. Şayet Trabzonspor kulübesinden saha içine doğru zamanlarda, doğru takviyeler yapabilseydi ve de sahadaki bazı oyuncular Onur ve savunmanın göbeği kadar direnebilselerdi, belki de Bursa’nın net galibiyeti şampiyonluk düğümünü maçın sonlarına bile bırakmayacaktı. Sonuçta ben yazıyı 92. dakikaya geldiğinde tamamlamak üzereydim ki, Bilica‘nın müthiş şutu kalenin üstünden dışarı gidecekti. Ama şunu sormadan edemeyeceğim. Şenol Hoca, hiç Yattara bu oyuna girer miydi? Engin 90 dakika oyunda kalır mıydı? Ama Onur başta olmak üzere tekrar edeyim, Giray, Egemen ve Selçuk, hatta Ceyhun‘la Serkan birer haysiyet abidesi olarak gözümüzün önünden geçtiler.Tabii sorumuzu Aziz Bey‘e de yöneltelim. Futbol maçları oynanmadan 3 sene üst üste şampiyon olacağız diye söz verilir mi? Size 3 sene önce son maçta şampiyonluk kaybettirmiş hoca yeniden göreve getirilir mi? Binin, binin daha medyada ve çevrenizde ne intihar sandalları ver biliyor musunuz?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT