BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Geleceğin binaları; “Yeşil Binalar”

Geleceğin binaları; “Yeşil Binalar”

Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir hızla devam ettiği günümüzde; binalar konusunda da gerek dünyada ve gerekse Türkiye’de çok önemli gelişmeler oluyor.



Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir hızla devam ettiği günümüzde; binalar konusunda da gerek dünyada ve gerekse Türkiye’de çok önemli gelişmeler oluyor. Yakın zamanda gündemimize giren akıllı binalar, akıllı şehirler; bu yöndeki teknolojik gelişmeler sonucu artık sıradan özellikler olma konumuna gelmektedir. Gelinen en son nokta ise “Yeşil Binalar” ve dolayısıyla da en yakın zamanda “Yeşil Şehirler” insan hayatı için olmazsa olmazlar gibi niteleneceğini şimdiden söyleyebiliriz. Doğan insanın beşik; ölen insanın mezar ihtiyacı gereği bir inşaat faaliyeti hep gündemde olmaktadır. İnsanlar önceleri barınma yerini; hem karnını kolayca doyurabileceği ve hem de güvenlik içinde yaşayabileceği bir ortam olarak düşünmekte idi. Bu düşünce yüzyıllar boyunca yerleşim yerlerinin, şehirlerin kuruluşunda önemli ölçüde rol oynadı. Daha sonraları; ulaşım, ticaret vb. gibi etkenlerde şehirlerin kuruluşunda önemli bir rol oynamaya başladı. Günümüzde artık enerji ihtiyacı, temiz hava, yeşil alan gibi çok daha önemli konular kullanıcıların tercihlerini yönlendirmeye başladı. Bu aynı zamanda ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bütün dünyada hızlı bir yayılma da göstermektedir. “Yeşil Bina” olarak adlandırılan bu akım, “Yeşil Şehirleri” de mutlaka gündeme getirecektir. Geleceğin şehirleri ve binalarının mutlaka bu özellikleri de taşıması istenecektir. Dolayısıyla bir an evvel konuyu gündeme almanın Türkiye açısından da çok önemli faydaları olacağını özellikle belirtelim. Türkiye’de de yavaş yavaş örnekleri görülmeye başlayan “yeşil binalar” olarak adlandırılan çevre dostu binalar, enerji ve su kullanımında yüzde 50-70’lere varan oranda tasarruf sağlıyor. Binalarımızda malzeme ve enerjinin doğru kullanılmaması sebebiyle, işletme giderleri olarak yüzde 40 daha fazla para ödeniyor ve aynı zamanda atmosfere salınan karbondioksitin (CO2) oranını yüzde 33 artırıyoruz. Küresel ısınma, susuzluk, çevre kirliliği ve doğal kaynakların hızla tüketilmesi yapı sektöründe çevre dostu binaların yapılmasını gündeme getirmiştir. Çevre dostu bina yapımına ilgi giderek artarken, “yeşil bina” olarak tabir edilen yapılar ortaya çıkmıştır. Belli standartlar getirilerek sertifikalanmakta olan yeşil binalar, yapı sektöründe daha değerli, doğaya saygılı, ekolojik, konforlu ve enerji tüketimini azaltan binalar olarak yeni bir yönelim ve sektör ortaya çıkarmıştır. Binalar, dünyada enerjinin yaklaşık üçte birini kullanmaktadır. “Yeşil bina” uygulamaları ile enerji tasarrufu, doğayı koruma ve konforlu bir hayat ortamı hedeflenmektedir. Binaya “yeşil bina” unvanını; yer seçimi, tasarım, inovasyon, binada kullanılan yapı malzemelerinin özellikleri, yapım tekniği, atık malzemelerin yeniden kullanımı konularındaki seçici yaklaşımlar vermektedir. Güneş enerjisinden, tabii ışıktan faydalanma; enerji tasarrufu sağlaması, çevre tahribatının en aza indirilmesi, yağmur sularının kullanımı ile kanalizasyon sisteminin yükünü azaltma, izolasyon sistemleri ile ısıtma soğutma maliyetlerinin ve karbondioksit salınımının azaltılması ve başka faydalarıyla bu binalar cazip olacaktır. Yönetmelik ve şartnameler çerçevesinde, akıllı bir ofis binası düşünüldüğünde, ilk yapım maliyetlerinin % 5-10 arasında artırdığı tahmin edilen yeşil binaların, enerjide %50-70’e varan tasarruf sağladığı gözlenmektedir. Uzun dönemde yeşil binalar, işletme maliyetlerinin düşük olması ile önemli kazanımlar sunmaktadır. > Remzi Kozal (Mimar-Ekonomist) Anayasa ağlattı, “Babayasa” güldürsün! Osmanlı Meşrutiyet Anayasalarımız, Türkiye Cumhuriyeti Anayasalarımız tasalluta uğradı, aciz kaldı. Milleti ağlattı. Son Anayasalarımız vatandaştan taraf değil. Bürokrasiyi, bir zihniyeti tutar; sıradan vatandaşı savunmasız bırakır. Ferdi değil, devleti tutar; din, giyim, alan baskılarıyla milleti ezer. Türk-İslam’ı devletten soğutur. “Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir” sözü yazıda kalır. Kişilere ve zamana göre farklı kararlar veriliyor. Sinop’taki bir kararda, kamulaştırmasız el atmada, tazminata hükmederken; Samsun’daki benzer bir dava için tazminat vermez. Adalet bunun neresinde? HSYK, YÖK, YAŞ, orman ve benzerleri Anayasa’dan çıkarılmalı, konmamalı. Hükümet ortak istemez, bunlar amir ortak... İslam dini ve laiklik tam tarifle ‘Babayasa’ya girmeli, lastikli yoruma muhtaç olmamalı. Tesettür, etek, pantolon ve diğer elbiseler tam tarifli serbest olmalı. Kamu alanı tam kaldırılmalı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Babayasamıza girmeli, durdurma ve ilam infazı olmalı. Babayasa az, öz ve kesin olmalı; lastikli, yoruma muhtaç olmamalı. Türk milleti sıkmaya gelmez, sıkmayınız!.. > Hacı Tahsin Koloğlu Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT