BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her şey Ertuğrul Hocayla başladı

Her şey Ertuğrul Hocayla başladı

Hocamız Ertuğrul Sağlam göreve geldiği ilk gün, tavrı, duruşu ve sözleriyle bizi öyle etkiledi ki, Bursa’da çok şeyin değişeceğine hepimiz inandık.



nasıl başardık VOLKAN ŞEN anlatıyor -1- Hocamız Ertuğrul Sağlam göreve geldiği ilk gün, tavrı, duruşu ve sözleriyle bizi öyle etkiledi ki, Bursa’da çok şeyin değişeceğine hepimiz inandık. “Arkadaşlar” dedi, “Avrupa’dan da teklifler aldım. Ama buraya gelişimin tek sebebi var o da sizsiniz. Hepinizin kalitesini biliyorum. Sizinle büyük hedefleri hayal olmaktan çıkarıp, gerçeğe dönüştüreceğimizin hocanız olarak farkındayım. Bursaspor’un teklifini aldığımda, kabul etmeden önce çok düşündüm. Başkanımız İbrahim Yazıcı ile uzun uzun konuştuk, anladım ki, doğru adresteyim. Üç yıllık bir master program yaptık. Bu 3 yıllık süreçte Türk futbolu Anadolu’dan yeni bir şampiyon çıkaracaksa bu kesinlikle Bursaspor olacak. Bu tarihi devrimi de hep birlikte başaracağız. Bu fikre inanmayan varsa, yolunu bugünden çizsin!” Sözleri, öyle yürekten ve öyle samimiydi ki, daha ilk günden inanmıştık hocamıza... Belki de, G.Saray’la aramızda oluşan 11 puanlık farkın asıl sebebi buydu. Yani, uyum sancısı yaşanmadan büyük bir vizyona kilitlenmiştik. Eğer, Rijkaard, G.Saray’da bunu başarabilmiş olsaydı, belki de bugünkü şampiyonluğu 3 yılın sonuna erteleyecektik.” BAŞLANGIÇ İYİ DEĞİLDİ Bursaspor’da değişimi adım adım hissediyorduk. İlk farklılaşma kadro yapısında oldu, tam 8 arkadaşımız aramızdan ayrılırken, 6 yeni isim aramıza katıldı. Teknik yapılanma tamamdı ama işin fikri platformunu da oluşturma çabası içindeydi, Ertuğrul Hoca. “F.Bahçe, G.Saray ve Beşiktaş’ın televizyonunun olduğu bir yerde Bursaspor’un da bir televizyonu olmalı” dedi. Bu fikre yönetimi de inandırdı, sonunda Bursa TV kuruldu. Bu çok önemli bir gelişmeydi. Düşünün, hazırlık maçlarımız Bursa TV’den canlı yayınlanmaya başladığında, biz futbolcular vitrinde olduğumuzun farkındaydık. Performansımızın futbolseverler tarafından değerlendirildiğini biliyorduk. Bu arada ilginç bir gelişme oldu. Taraftarlarımız imza toplayıp, kulübe “Real Madrid’le oynayalım. Bize o maçı izletin” diye teklifte bulundu. O an, kafa olarak 5 büyükten birisi olmaya hazır olduğumuzu hissettik. Ama lige istediğimiz gibi başlayamadık, ilk 5 hafta istediğimiz sonuçlar gelmedi. Ama, hocamız bizi olduğu gibi taraftarı da inandırmıştı, Bursa şehrinde bize olan güven asla azalmadı. TARİHİ F.BAHÇE KONUŞMASI Malum, Anadolu takımları, üç büyüklerle oynayacağı maçlara daha farklı hazırlanır. Oyuncular, neredeyse bütün sezon bu maçları bekler. Biz de bekledik. F.Bahçe’yle oynayacağımız maça bu duygularla hazırlandık. Ama kazanacak kadar iyi futbol ortaya koyamadık. Alınan sonuçlar ortadaydı. Hocamızın her türlü eleştirisini hak ettiğimizi düşünüyor ve soyunma odasında yiyeceğimiz fırçayı bekliyorduk. Kapı açıldı ve Ertuğrul Hoca içeri girdi. Fakat, düşündüğümüzün aksine bir gelişme oldu. Hocamızın söyledikleri tarihe geçecek şeylerdi; “Arkadaşlar ben size güvenerek yola çıktım. Bu sevgi alınan birkaç kötü sonuçla ortadan kalkacak kadar ucuz değil. F.Bahçe’yi bugün yenemediysek, yapmak istediğimizi Kadıköy’de gerçekleştiririz. Bugün onlar kahraman ilan edildiyse, Şükrü Saraçoğlu’ndaki maçtan sonra da biz kahraman oluruz.” Bu konuşmanın ardından herkes daha bir rahatlamış olarak uzun süre birbirine baktı ama kimse bir şey söyleyemedi. ...VE, G.SARAY’A PATLADIK... Hocamızın sözleri bizi öylesine kamçıladı ki, sonraki 5 haftaya, 5 galibiyet ve 18 gol sığdırdık. 6-0 kazandığımız İstanbul Belediye maçından sonra ise Bursa tam bir karnaval yerine dönmüştü. F.Bahçe’yle olan hesabı Kadıköy’e bırakan hocamıza bir jest de biz yapmalıydık. 14. haftadaki G.Saray maçı en iyi fırsattı bizim için. Ancak dakikalar ilerliyor beklediğimiz gol bir türlü gelmiyordu. Dakikalar 57’yi gösterirken Allah bana çok kişiye nasip olmayacak bir şey nasip etti. Attığım gol sadece beni değil takım arkadaşlarımı ve Bursa halkını da coşkuya boğdu. Maçı kazandık tabii... Soyunma odasında hocamızın bizi tebrik etmesini bekliyoruz; ne söyledi dersiniz, “Bir galibiyetle lig bitmiyor. Bu işin devamı gelmezse sevincimiz kursağımızda kalır....” Yine tek kelime edemedik... BEKLEMEDİĞİMİZ HEZİMET... Haklı olduğu, bir hafta sonra ortaya çıktı. G.Saray zaferinin aksine Kayseri’de sezonun en kötü futbolunu oynadık. G.Saray ve Beşiktaş’ın evinde rakipleriyle berabere kaldığı, F.Bahçe’nin Eskişehir’e mağlup olduğu haftada biz de yenilince ligin çehresi değişti. Bu kadar puan kaybı Kayseri’ye yaradı ve liderlik koltuğuna oturdular. Bana sorarsanız böyle bir sonuç ne Kayserili futbolcuların ne de bir başkasının aklından geçmiyordu. Futbol işte böyle ilginçliklerle dolu bir oyun. Ankaraspor’un küme düşürülmesi, ekmeğini bu meslekten kazanan her insan için üzücü bir durumdur. Kimse söylediğimi yanlış anlamasın ama ilk kez Ankaraspor’un ligde olmayışına sevindik. 3-0’lık Kayseri hezimetinden sonra bay geçtiğimiz koca bir haftayı hocamızın psikolojik desteği sonrasında atlatabildik. Yarın: İnönü’de hesap kestik
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT