BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kırklareli’nin gözü tarım turizminde

Kırklareli’nin gözü tarım turizminde

İstanbul’u idare edecek toprak ve tabiat zenginliğine sahip Kırklareli; ağır bacalı sanayiden ziyade, eğitim, kültür, tarım ve turizm konusunda kendini geliştirmeye çalışıyor



SUNUŞ Bir geçiş bölgesi olması münasebetiyle Roma ve Bizans dönemlerinde pek çok istilalara uğrayan Kırklareli, 1. Murat Han zamanında 1363 yılında Osmanlılar tarafından fethedilmiş. Bu tarihten itibaren uzunca bir süre barış süreci yaşayan Kırklareli, Balkan ve 1. Dünya Savaşları sıralarında Bulgar, Yunan işgaline maruz kalmış, büyük eziyetler, sıkıntılar yaşamış; 10 Kasım 1922’de işgalden kurtulmuş. ZENGİN BİR TABİAT İstanbul’u idare edecek toprak ve tabiat zenginliğine sahip Kırklareli; ağır bacalı sanayiden ziyade, eğitim, kültür, tarım ve turizm konusunda kendini geliştirmeye çalışıyor KİRAZI DALINDAN... Kırklareli’de bulunan verimli arazilerde, Balkanlar için tarım turizmi geliştirilecek; kirazı dalından, yumurtayı kümesten kendi eliyle almak isteyen insanlar buraya akın edecek HIZIRBEY KÜLLİYESİ Trakya’da yapılmış en eski eserlerden biri olan Hızırbey Külliyesi; cami, çarşı ve hamamdan oluşmuş... 1383’te Köse Mihalzade Hızırbey tarafından yaptırılmış. Kadı, Beyazıt, Karakaşbey, Kapan Camileri; çeşmeleri ve diğer mimari yapılarıyla, burada da ecdadın tapu senetleri çokça bulunmakta. PEYNİRCİ KADIN HEYKELİ Kırklareli’de süt ve süt ürünleri önemli bir yer tutarken, özellikle peynircilikte gelinen nokta dikkat çekici. Şehirde peynici kadın heykeli bile bulunuyor... Marmara Bölgesi’nin Istıranca (Yıldız) Dağları ve Ergene Ovası bölümleri üzerinde yer alan sınır ilimiz Kırklareli’nin kuzeyinde Bulgaristan, kuzey doğusunda Karadeniz yer almakta. İstanbul’un arka bahçesi denebilecek bir konumda bulunan Kırklareli’nin, Bulgaristan’la 180 kilometre kara sınırı, Karadeniz’le 60 kilometre deniz kıyısı bulunmakta. Kırklareli, pek çok antik yerleşim merkezine sahip, burada Roma dönemi ortalarına kadar kısmen veya tamamen bağımsız olan küçük krallık veya prenslikler kurulmuş. NÜFUSTA ‘GÖǒ FAKTÖRÜ Kırklareli fethedildikten sonra uzun yıllar sancak olarak idare edilmiş, Sultan Mecit Han zamanında ilçe haline getirilmiş ve bu durum 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbine kadar devam etmiş. Rusların tahliyesinden sonra Kırklareli mutasarrıflık olmuş. İdari bağımlılık olarak önceleri merkezi Manastır olan Rumeli eyaletine bağlı iken, sonra Silistre eyaletine bağlanmış, daha sonra da Edirne vilayetinin bir livası haline getirilmiş, 1924’te de il olmuş. Bugün, Kırklareli’nin Babaeski, Demirköy, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar ve Vize olmak üzere yedi ilçesi bulunmakta. 1965 yılına kadar Kırklareli’deki nüfus yoğunluğu ülke ortalamasının üzerinde olmuş. Bunun sebebi, mübadele ve muhaceret yoluyla, Balkan ülkelerinden alınan göçler... 1940-1945 yılları arasında II. Dünya Savaşı sebebiyle il nüfusu azalır, 1950-1955 arasında ise yeniden yurt dışından gelen göçlerle nüfus artmaya başlar. 1960’a kadar yüksek olan nüfus yoğunluğu, il dışına göçün başlamasıyla beraber 1965’ten sonra tekrar azalmaya başlar. Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu EĞİTİM VE KÜLTÜR ŞEHRİ Kırklareli’nin Trakya’daki konumunu, İstanbul’a yakınlığını hatırlatan Vali Cengiz Aydoğdu, buranın İstanbul’u idare edecek toprak ve tabiat zenginliğine sahip olduğunu belirtiyor. Eğitim ve kültür şehri Kırklareli’de, tarım ile turizmin de temel sektörler olacağını söyleyen Vali Aydoğdu; ağır bacalı sanayiyi istemediklerini, bundan sonraki gelişmelerin de bu doğrultuda olacağını anlatıyor. Trakya’nın bu taraflarında çevre güzelliğinin korunduğunu, buraların Balkanlar için bile gözde turizm alanları olabileceğini dile getiren Cengiz Aydoğdu, bu güzellikleri korumaya kararlı olduklarını anlatıyor. Kırklareli’nin güneyinde bulunan verimli tarım arazilerine de değinen Aydoğdu, buralarda tarım turizmini geliştireceklerini, kirazı dalından, yumurtayı kümesten kendi eliyle almak isteyen insanlar için alternatif oluşturacaklarını söylüyor. Ülkemizi Bulgaristan’a bağlayan kapılardan biri olan Dereköy Gümrük Kapısı şehir merkezine 42 kilometre mesafede bulunurken, bu kapıdan 2008 yılında toplam 724 bin 606 kişinin giriş çıkış yaptığı söyleniyor. Dereköy Sınır Kapısı’nın bir an önce rehabilite edilerek, TIR geçişine de açılması isteniyor. Arazi varlığının yüzde 41’i kültür arazisi, yüzde 40’ı orman, yüzde 5’i mera, geriye kalan yüzde 14’ü ise kültür dışı arazidir. Tarım yapılan arazinin yüzde 21’lik bölümünde sulama yapılabilmektedir. Arazi dağılımı dengeli değil, tarımla uğraşan aile sayısı fazla, daha çok küçük işletmeler bulunmakta. Tarım ürünlerinde, ağırlıklı ürünler buğday ve ayçiçeğidir. Kırklareli’nin, Türkiye ayçiçeği ekiminde ve üretimindeki payı yüzde 16 civarında. PEYNİR ÜRETİMİ ÖNEMLİ Hayvancılık nispeten fenni usüllerle yapılmakta. Büyükbaş hayvan sayısının yüzde 97’sini kültür ırkı teşkil etmekte. İl bazında 19 bin 342 adet hayvancılık işletmesi mevcut olup, bunlar daha çok küçük aile işletmeciliği şeklinde. Süt ve süt ürünleri önemli bir yer tutarken, özellikle peynircilikte gelinen nokta dikkat çekici. İğneada, Kıyıköy, Beğendik ve Limanköy gibi Karadeniz sahilinde bulunan yerleşim yerlerinde bin 288 ruhsatlı balıkçı tarafından 191 adet kayıtlı tekne ile balıkçılık yapılmakta. Bunun dışında baraj ve göletler ile alabalık tesislerinde de balıkçılık faaliyetleri sürdürülmekte. Su ürünleri yönünden önem arzeden Hamam, Mert ve Pedina gölleri olmak üzere üç adet tabii göl, Kırklareli, Armağan ve Kayalı barajları olmak üzere üç adet baraj ile 33 adet gölet mevcut olup, buralar balıklandırılmıştır. Kültür balıkçılığı kapsamında faaliyet gösteren 5 tesis bulunuyor. DEMİR YOLU VE DENİZ Demir yolu taşımacılığı Trakya bölgesinin ikinci önemli ulaşım sistemi. Büyükkarıştıran Türkgeldi’den il sınırlarına giren hat, Alpullu - Pehlivanköy üzerinden Edirne’ye ulaşır ve Avrupa ile bağlantıyı sağlar. Alpullu’dan ayrılan bir hat da Kırklareli il merkezine bağlanır. Bu ilimizdeki demir yolunun bir an önce rehabilite edilmesi gereği üzerinde durulmakta. İlin 60 kilometreyi bulan Karadeniz kıyılarında, İğneada ve Kıyıköy deniz ulaşımı açısından önemli iki merkez. Kırklareli’nin Karadeniz ile bağlantısı, il merkezine 100 kilometre uzaklıktaki İğneada Limanı’ndan olmakta. İğneada’ya giden karayolunun iyileştirilmesi için yoğun çalışmalar devam etmekte. GELİŞMİŞ BİR ŞEHİR 2003 verilerine göre Kırklareli, sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında 81 il içerisinde 11. sırada bulunmakta. Kırklareli’de yeni kurulmuş üniversiteden herkes ümitli. Şimdiden 10 bin öğrencisi olan üniversitenin, önümüzdeki süreçte ekonomik, sosyal ve kültürel statüde etkili olacağı belirtiliyor. Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Ertuğrul Ziya Çetintaş, ilin konumunu, eğitim seviyesinin yüksekliğini ve depremsellikte 4. bölge olmasını hatırlatıyor, yatırım için cazibesini dile getiriyor. Yatırım için cazip bir şehir İstanbul ve Avrupa’ya yakın olması, Kırklareli’yi yatırımcı için cazip kılmakta. Kırklareli imalat sanayi gelişmişlik sıralamasında 81 il içerisinde 14. sırada yer alıyor. Kırklareli’nin, teşvikte birinci bölgede bulunduğunu söyleyen Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Ertuğrul Ziya Çetintaş, bunun sanayideki gelişmeyi biraz frenlediğini belirtiyor. 105 parselli Organize Sanayi Bölgesi’nde 30 parsel tahsis edilmiş, bunların 10 tanesi üretime geçmiş. Oda Başkanı Çetintaş, ilin konumunu, eğitim seviyesinin yüksekliğini ve depremsellikte 4. bölge olmasını hatırlatıyor, yatırım için cazibesini dile getiriyor. ÖNE ÇIKANLAR İlde sanayi daha çok D-100 karayolu etrafında ve özellikle Lüleburgaz’da yoğunlaşmış. Kırklareli’de toplam 267 sanayi tesisi bulunmakta; “gıda ürünleri ve içecek imalatı”, “tekstil ürünleri imalatı”, “kimyasal madde imalatı” ile “metalik olmayan diğer mineral ürünleri imalatı” öne çıkmakta. Ülkemizin önemli sanayi tesislerinin bir bölümü Kırklareli’nde yer almakta; cam, gıda, tekstil, ilaç, metal alanında önemli tesisler bulunmakta. Bunların arasında; Türkiye’nin ilk şeker fabrikası Alpullu, Saray Bisküvi ve Gıda, Danone Tikveşli Gıda, ACT Tekstil, Zorlu Linen, Eczacıbaşı İlaç, Kırklareli Cam, Trakya Cam, Trakya Otocam, Trakya Çimento ve Trakya Döküm ilk akla gelenlerden... Bu tesislerin hem ülke hem de il ekonomisine büyük katkıları olmakta. Üretilen mamüllerin önemli bir kısmı ihraç edilmekte. DÜZELTME Yazı dizimizin önceki bölümünde Edirne anlatılırken; Uzunköprü’nün, üzerinde yapıldığı nehir, şehven “Arda” olarak yazılmış. Doğrusunun “Ergene” olduğunu bildirir, özür dileriz...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT