BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnönü’de muhteşemdik

İnönü’de muhteşemdik

Ne tuhaf! Ertuğrul Hoca’nın aylar önce söylediği sözler kulağımızda yankılanıp, duruyordu.



nasıl başardık VOLKAN ŞEN anlatıyor -2- Ne tuhaf! Ertuğrul Hoca’nın aylar önce söylediği sözler kulağımızda yankılanıp, duruyordu. O sözleri anlatmadan önce bir şeye dikkat çekeyim. Yazılıp çizilen üzerinde çok tartışılan Beşiktaş maçı öncesi gazetelerde boy boy “Zapotocny hesap kesecek” başlıkları atılmıştı. Bunlar takım ruhu adına çok şık şeyler değil. Ama bir futbolcuya ekstra motive kattığı da kesin. Zaten sakatlığım sebebiyle ben, o maçta faydalı olamadım. Nitekim ikinci yarı oyundan alındım. Ama o gece, takım olarak muhteşemdik İnönü’de. Bu maçı alacağımıza öyle inanmıştık ki, 2-1 geriye düştüğümüzde bile bu inancımızı hiç kaybetmedik. Nasıl anlatsam bilmem, Ergiç’in bitime 4 dakika kala attığı gol sonrası tribündeki birçok kişi, “Bursa üstüne düşeni yaptı 1 puan kopardı” diye düşündü. Biz bunu sahada hissediyorduk. Ama hocamız, eliyle “İleri... İleri...” diye komut veriyordu. O an, herkes anladı ki, Beşiktaş’ın gardı düştü, yüklenirsek bu maçı alabiliriz. Hayat küçük hikayelerden oluşur derler ya; işte öyle de oldu. Galibiyet golü, her şeyi özetledi. O gol de daha birkaç sezon öncesi aynı statta şampiyonluk kutlamasına katılan Zapotocny’ye nasip oldu. Beşiktaş taraftarı, Zapo‘yu o kadar seviyor ki, onun gol sevincini ayakta alkışladı. Belki de maçın en güzel yanı buydu. Ama hâlâ anlamadığım şey, “Zapo hesap kesecek” diye yazan gazetelerin ertesi gün gol attığı için “Yönetim, Zapotocny’nin biletini kesti” şeklinde haberler yapmasıydı. Bu ülkede profesyonellik böyle bir şey işte. KADIKÖY TİMSAHI Beşiktaş galibiyeti bizim için büyük moral oldu. Devre arasına liderin iki puan gerisinde 3. sırada girdik. Ertelenen Kasımpaşa maçıyla fark sanal da olsa 5’e çıktı. A.Gücü ve Trabzon beraberlikleri hızımızı kesti ama bir de şansımız vardı. Aynı haftalarda üç büyüklerin yaşadığı puan kaybı işimize geldi. Derken, herkesin merakla beklediği F.Bahçe maçı geldi çattı. Hani hocamızın Bursa’daki kaybettiğimiz karşılaşmadan sonra, “Üzülmeyin!.. Burada onlar kahraman olduysa, Kadıköy’de biz oluruz” dediği o kulağımızda yankılanan sözlerin icrası gelmişti. Aşırı motivasyondan olsa gerek, çok kötü başladık, bize apolet taktıracak maça. İlk 20 dakikada 2-0 geriye düştüğümüzde maçın 5-0 biteceğini düşünen bile olmuştur. Maalesef, tek bir organize atağımız yoktu. Batalla bizi rahatlatan golü attı. Ertuğrul Hoca devre arasında, “Skor herkesi yanıltsın sizi yanıltmasın. 2-1’i korumaya çalışacaklar. Sonuçta bizden çekiniyorlar emin olun bunu hissediyorum” diyerek bizi motive etmeye çalıştı. Söyledikleri de çıktı. F.Bahçe, 80’lerde defansta açıklar vermeye başladı. O gün Ozan İpek iki kez çıktı sahneye. 85’te gelen şok gol. Uzatmalarda ise Kadıköy’ü sessizliğe gömen final vuruşu. Kim derdi ki, Bursa 2-0’dan maçı 3-2 kazanır? Kimse demese de biz biliyorduk, galip geldiğimiz takdirde kahraman ilan edileceğimizi aylar öncesinden söylemişti hocamız... FUTBOLUN KARA YÜZÜ Diyarbakır’a sadece futbol oynamak için gitmiştik. Yolculuk boyunca büyük sıkıntılar yaşamadık. Ama stada girdiğimizde, kabus bizi bekliyordu. İnanın, bugüne kadar görmediğimiz bir atmosferle karşılaştık. Önce kalecimiz Ivankov sonra bir gazeteci atılan yabancı maddeler sonucu yerde kaldı. Olaylardan nasibini alan son kişi yardımcı hakem oldu. Koşarak kaçtık, soyunma odasına. Hakemin maçı tatil edeceğini öğrendikten sonra bizi stadın arka kapısından çıkarmak istediler. Can güvenliğimizin olmadığı söyleniyordu. Takım otobüsüyle hava alanına giderken telefonlarımız hiç susmadı. Ailelerimiz arıyordu, görüntüleri televizyondan izlemişler. Annem; “Oğlum iyi misin?” diye hıçkırıklar içinde soruyordu telefonda. “İyiyim anacağım” dedim, “Merak etme abartıldığı gibi bir durum yok” diye teselli etmeye çalıştım. O an yaşadıklarımızın tamamını anlatmaya kalksam en az 100 sayfalık kitap olurdu. İnanın aldığımız hükmen galibiyet bizi teselli etmedi. Çünkü tamamı oynanmamış bir maçta, birkaç kendini bilmez yüzünden Diyarbakırspor’a da haksızlık yapılmıştı... LİDERLİK KEYFİ Hedef maçlarda aldığımız kritik puanlar ve Diyarbakır karşılaşmasının 3-0 lehimize sonuçlanması 25.haftada bizi liderlik koltuğuna oturttu. Elimizdeki fikstür avantajını iyi kullanmamız gerektiğini biliyorduk. Belediye maçı öncesinde Bursa’dan İstanbul’a 20 bin taraftar akın etti. Herkes Bursa’nın şampiyonluğa yürüyüşünü anlatıyordu. Belediye karşısında alacağımız beraberlik işimizi daha da kolaylaştırabilirdi. Kayseri maçından sonra en kötü oynadığımız ikinci maçtı Belediye karşılaşması. Aynı hafta o zamana kadar yarışın içerisinde sayılmayan F.Bahçe, Ali Sami Yen’de G.Saray’ı yenerek gidişatı değiştiren tarihi bir sonuca imza attı. Kupada F.Bahçe’ye elendiğimiz maçlar sonunda üzüntümden kahrolmuştum. Ligi F.Bahçe’nin önünde bitirip şampiyonluk kupasını onların elinden almak kadar güzel bir duygu olabilir mi? diye içimden geçirmiştim... Yarın: TÜRK FUTBOLUNDA DEVRİM YAPTIK
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95293
    % 1.11
  • 5.7359
    % -1.68
  • 6.4768
    % -1.03
  • 7.3053
    % -0.21
  • 255.004
    % 0.68
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT