BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki

söz der ki

“-Yalnızlık bedenin değil, ruhun kimsesiz kalmasıyla başlar...”



 söz der ki “-Yalnızlık bedenin değil, ruhun kimsesiz kalmasıyla başlar...” (...Gözlerini bir noktaya dikerek ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) tuzaktan kumanda (...KANALTÜRK / Telegol) ZİYA ŞENGÜL: Ya bu Volkan ne iş yapar?... Getir bak pozisyonu, böyle gol yenmez... SERHAT ULUEREN: Abi top çok iyi yere gitti, beklemiyordu... ZİYA ŞENGÜL: Ne bekliyordu, otobüs mü?... Bekleyecek kardeşim, topu topu bir pozisyon geldi... SERHAT ULUEREN: Abi soğuktur o zaman... ZİYA ŞENGÜL: Kaloriferin üstüne mi oturtayım?... Bana ne, sıcak dursun... Kral öldü, yaşasın yeni kral Herkesi bir merak aldı. Daha dün Baykal dönsün diyenler, bugün Kılıçdaroğlu diyor. Daha dün Baykal için açlık grevi yapanlar, bugün Kılıçdaroğlu diyor. Daha dün Baykalsız olmaz diyenler, bugün Kılıçdaroğlu diyor. Daha dün komplo diyenler, bugün Kılıçdaroğlu diyor. Neden? Niçin? Niye? Eski veya yeni herkesin bir savı var. Bizim savımızsa şu. Komplo momplo. Anlaşıldı ki, eski başın miadı doldu. Yeni lokomotif bulundu. Açıkta kalmamak için yeni lokomotifin arkasındaki vagonlara koşuldu. Devir hesap devri. Kızılacak bir şey yok. Buna da diyorlar ki değişim. Değişimmiş, değişen gövde değil. Değişen sadece baş. O da Baykal. Kadro aynı kadro, asker aynı asker. O, şimdi çıplak kral. Kral öldü, yaşasın yeni kral. (...Mustafa Koç/Okur-Yazar) ayaküstü... Keşke Aziz Yıldırım; beklendiği gibi önce istifa edip, birkaç gün sonra devam kararı alsaydı... Ya da; Kaçan şampiyonluğun hesabını son haftaya 1 puan önde giren Daum’a... Tek kale maçtan gol çıkaramayan futbolcularına sorsaydı... Veya; Bursaspor’u tebrik edip, sezonun defterini adam gibi kapatsaydı da; “Siyasiler elini çekmezse Türk futbolu kötüye gider” derken, futbolun içine siyaseti sokmasaydı... Başkan söz verdiği gibi 3 kupaya ulaşamadı, ama ben 3 kupa değerinde bir söz biliyorum; “Büyük insanlar fikirleri, ortalama insanlar olayları, küçük insanlar da kişileri konuşur...” temel’in yeri... Veteriner, Temel’in köpeğine egzersiz yaptırması gerektiğini söylemiş... ...Ve tavsiyede bulunmuş; “-Onunla at-getir oyunu oynayabilirsiniz...” Ancak Temel, köpeği ile bu oyunu oynayamayacağını söylemiş... Doktor “Neden” diye sormuş, Temel cevaplamış; “-Köpeğim atamıyor ki...” hayata dair Kapısından geçenlere Aşk’ın sırları ve değeri sorulan kapıda durmuştum... Ve önümden çok zayıflamış, yüzü hüzünlü yaşlı bir adam iç çekerek geçti ve şöyle dedi: “-Aşk bize ilk insanlardan beri bağışlanmış bir güçsüzlüktür...” Yiğit bir genç karşılık verdi: “-Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar...” Ardından kederli yüzlü bir kadın hıçkırarak şöyle dedi: “Aşk mağaralarda sürünen kara engereklerin ölümcül zehiridir... Zehir çiy gibi taze görünür, susuzlar aceleyle içer onu; ama bir kere zehirlenince hastalanır ve yavaş yavaş ölürler...” Ardından çatık kaşlı, kara giysili, sakallı bir adam geldi: “-Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir...” Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu: “-Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen kör edici bir sistir... Yürek tepeler arasında sadece titreşen arzu hayaletlerini görür ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar...” Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi: “-Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır... Hayatı bir uyanışla diğeri arasındaki güzel bir düş olarak görmemizi sağlar...” Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde sürüklenen güçsüz düşmüş çok yaşlı bir adam titrek bir sesle şunları söyledi: “-Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi, sonsuzluğun derinliklerinde ruhun huzura ermesidir...” Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk gülerek dedi ki: “-Aşk annemle babamdır, onlardan başka kimse bilmez aşkı...” Ve böylece Aşk’ı tarif eden herkes kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme sır olarak... O anda bir ses duydum: “Hayatı iki yarıya ayrılmıştır; biri donar, biri yanar... Yanan yanı, Aşk’tır...” (...H.Cibran) İğnelik SON DAKİKA Baykal’dan son sözünü, Henüz duymuş değiliz... Herkes açtı gözünü, Bekleniyor bir sürpriz! Bittin artık hoşça kal, Demek ile ekilmez... Benim bildiğim Baykal, Böyle kolay çekilmez! Bir kenara not alın, Listeler ekleniyor... Son dakika Baykal’ın, Adayı bekleniyor!.. Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr 
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT