BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cumhurbaşkanı seçmek

Cumhurbaşkanı seçmek

Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimleri “olaylı”, zaman zaman da “sürprizli” olmuştur. Herhangi bir siyasi teamülden de söz etmek mümkün değildir.



Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimleri “olaylı”, zaman zaman da “sürprizli” olmuştur. Herhangi bir siyasi teamülden de söz etmek mümkün değildir. Eğer öyle bir gelenek varsa, o da emekli silahlı kuvvetler mensuplarının seçiminin söz konusu olmasıydı. Yine öyle bir gelenek varsa, Meclis’te en fazla sandalyesi bulunan partinin liderinin bu makama geçmesiydi. Ki, bu iki “kıstas” da norm olmamıştır. Demek ki, bunların ötesinde geçerli kaide belki partilerin “uyuşması”dır. Yani, konsensüs. Meclis çatısı altında bir “oydaşma”. Sadece partilerin ortak çıkarlarını temsil eden bir “birliktelik” değil, ülke çıkarlarında da kurulması gereken bir “beraberlik”. Demirel, önceleri halkoyu diyordu. Bunu vurguladıkça, Türkiye’nin devlet yapısında bir değişikliği de gündeme getiriyordu. Bu değişiklik talebi önce “Başkanlık” rejimi olarak ortaya konmuş; sonra “yarı” başkanlığa doğru esnetilmiş, yani ABD modelinden Fransa tatbikatına kadar getirilmişti. Bugün ondan bahsetmiyoruz. Halkoyu da olmayacak. Yani, Meclis karar verecek. Faktörler içinde baskı grupları ve medya var mı? Genel başkan yönlendirmesi olacak mı? Oylama “gizli” yapılacak. Milletvekilleri kendi vicdanları, tercihleri, hesapları, hatta kinleri ve sempatileriyle başbaşa kalacaklar. Yine görüyoruz ki, şu aşamada Demirel’in dışında gerçek aday yok. Demirel’e ilişkin ifade edilmeyen eleştirilerin başında değişimi onun tuttuğu geliyor. Süleyman beyin devletin manevi şahsiyetine ilişkin hassasiyeti, derin devleti kazımağa yönelik gayretleri boşa çıkaracağı sanılıyor. Devletin yeniden reorganizasyonunda onun engelleyici olduğunu düşünenler, açıkça vurgulamasalar da var. Öte yandan, Demirel’in süresinin kısmen uzatılmasında yarar bulanlar; onun tecrübesi, olgunluğu ve kurmuş olduğu iç ve dış bağlantıların sürekliliğinin ülkeye istikrar sağlayabileceğini kaydediyorlar. Türkiye ne kadar olsa “Zor Geçit”ten geçmektedir. Demirel “denge insanı”dır. Bir süre daha istikrara ihtiyaç vardır. Bu açıdan liderler partilerine telkinde bulunmaktalar. Ancak, milletvekilleri görünürde “haklısınız” demekle, sandık başında ne diyeceklerdir, bunu düşünüyorum. Demirel’in bundan sonraki performansı herhalde Meclis’e yönelik olacaktır. Türk siyasi sistemi, başkanlığa geçit vermemiştir. Demirel üzerindeki oydaşmanın ne kadar samimi olduğunu da baharda göreceğiz. TEŞEKKÜRE TEŞEKKÜR Gebze’nin il olmasına ilişkin yazımdan sonra teşekkür geldi. Başta Yalçın Yıldırımtepe olmak üzere tüm Gebzeliler sağolsunlar. Hakediyorlar, vilâyeti. Onlar bize Metin Abi’nin emanetleri.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT