BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Toptan’ın penceresinden

Toptan’ın penceresinden

Sayın Köksal Toptan’ı aradım telefonla. 1960’lı yıllardan daha düne kadar ülke yönetiminde ciddi bir devlet adamı olarak sorumluluk almış bu insanın penceresinden neler görünüyor diye merak ettim doğrusu.



Sayın Köksal Toptan’ı aradım telefonla. 1960’lı yıllardan daha düne kadar ülke yönetiminde ciddi bir devlet adamı olarak sorumluluk almış bu insanın penceresinden neler görünüyor diye merak ettim doğrusu. Daha soğukkanlı, daha sağduyulu, birikim ve tecrübelerini de hatırlatarak sordum: - Sayın Bakan, manşetlerimizde hâlâ iç açıcı, hayatı sevdirici, şevk ve heyecan veren gündem maddeleri oluşmuyor. Sorun üstüne sorun? - Ben gençlerden ümitvarım. Ayrıca ümitvar olmak zorundayız. Doğrusu da bu. Türkiye’de bir kuşak çatışması yaşanıyor. Gençler bunun içinden rahatlıkla çıkacak yapıda, kapasitedeler. Çok ümitliyim. - Çok dağınık değil mi fotoğraflar? - Öyle maalesef. 12 Eylül müdahalesi özellikle merkez sağı fena böldü. Hâlâ toparlanamadı. - Sol’u da böldü? - Sol’un esamesi bile okunmaz Türkiye’de. Oranı çok az. Oysa Merkez sağ Demokrat Parti’den gelen bir gelenekle % 50’leri kaç defa aştı. Sol baraja takıldı. Oysa şimdi öyle değil. Dağınıklık var. Merkez sağ partiler baraj sorunu yaşıyorlar. Ancak Türkiye bunun üstesinden gelecek. Mecbur. - Sayın Mehmet Ağar’ın bir açıklaması var Ayşe Arman’a. Diyor ki Sayın Ağar “Türkiye’de milli bir merkez oluşacak ve tek başına iktidara gelecek? “Siz de bunu mu kastediyorsunuz? - Evet. - Ancak sol iktidar. Geçen Türkiye Parlamenter Birliği ve TESAV’ın düzenlediği “Türkiye’nin yeniden yapılanması” panelinde DSP temsilcisi gazeteci arkadaşımız Süleyman Yağız bir tespit yaptı. Dedi ki “Türkiye’de sağ oylar her zaman yüksek. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi halinde veya seçimlerin iki turlu yapılması durumunda hep sağ adaylar kazanır” şeklinde. DSP bir tedbir alıyor iktidarının sürmesi için. Ne dersiniz? - Doğru. Klasik bir söylem içinde değil ayrıca DSP. Merkez sağ’a da hitap ediyor mesajlarında. Merkez sağ gibi yaşıyor. Oysa bunu asıl merkez sağdakiler yapmalı. Dağınıklıktan kurtulmalı. Eli mahkûm. - Peki merkez sağın bütünleşmesi için kıpırdanmalar duyuluyor. Recep Tayyip Erdoğan, İlhan Kesici, Yalım Erez vs. Bir de önümüzde cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Herşey oraya endekslenmiş. Demirel seçilirse (statüko korunur) diyenler var. Mesut Yılmaz seçilirse merkez sağda lider arayışıyla birlikte bir (bütünleşme) sağlanır diyenler var!? - Bence de herşey cumhurbaşkanlığı seçimine endeksli. Dedikleriniz de doğru. Sayın Demirel’in yeniden seçilmesiyle belki statüko korunur ama istikrar da sürer. Aynı kanaatteyim. Türkiye için de, bölge için de böyle bir tercih gerek. - Böyle bir gelişme de merkez sağdaki taşları oynatır mı? - Oynatması gerek. Yeniden yapılanması gerek. Vicdani bir huzura kavuşması gerek. Devletin rutin işlerin içine girebileceği açıklaması da önemli. Dikkat edin Susurluk hâlâ gündemden düşmedi. Öteki maddeler de bunu takip ediyor. Gelişmeler, yeni iddialarla aynen sürebilir. Ancak kamu kurumları ve tasarrufları yıpratılmamalı. Bakınız hakkında işlem yapılan bankaların sahipleri şimdi onları yeniden istiyor. - Soğuk havalar yeniden geldi. Politikada ne zaman bahar rüzgarları esecek. Rüyalarımıza giren kötü manzaraları artık görmek istemiyoruz. - Gençlerden ümitliyim. Mayıs’ı beklemek gerek. Sorunların ve yeniden yapılanmanın önemli bir bölümü tamamen cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlenmiş. Ancak açılacak. Gençlerden ümitliyim. Bu ümidim devam edecek. Sayın Köksal Toptan’ın Tunus Caddesi’ndeki bürosuna davetliyim. Daha geniş bir hasbihalde bulunacağız. Ancak daha sonra.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT