BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşte Kafkasya

İşte Kafkasya

KAFKASYA; ırk, dil ve din olarak yer kabuğunun en karmaşık bölgesidir. Milletlerden ziyâde kavimlerin ve boyların egemen olduğu bu coğrafya asırlardır huzur yüzü görmüyor. Kafkasya nice zamandır kültürlerin, göçlerin, güçlerin kesişip durduğu netâmeli bir alan.



KAFKASYA; ırk, dil ve din olarak yer kabuğunun en karmaşık bölgesidir. Milletlerden ziyâde kavimlerin ve boyların egemen olduğu bu coğrafya asırlardır huzur yüzü görmüyor. Kafkasya nice zamandır kültürlerin, göçlerin, güçlerin kesişip durduğu netâmeli bir alan. * * * Araplar, İranlılar, Romalılar, Altınordulular, Yunanlılar, Ruslar, Kırımlılar, Timurlular hep burada buluşup vuruşmuş. Ve Kafkas halkı, bu yüzlerce yıl süren kan revan manzarada gâh ezilmiş, gâh doğrulmuş. Bazen de vuruşan taraf olmuş. Son iki asırda Rusya ile nesiller boyu ölümüne kavga vermiş. Rusya’nın Kafkasya’daki kaybı 9 milyon askerdir. Kafkaslılar’ın da bundan aşağı kayıp verdiği söylenemez. Görüntüde dehşet hâkim. Ki, Çeçen başkenti Grozni de zaten dehşet demektir. * * * Kafkasya’da herkes 14 yaşından 100 yaşına kadar askerce yaşamak zorunda. İki Kafkasyalı süvari karşılaşınca selâm yerine “Hazır mısın?” diye sorar. Yani; kavgaya, savaşa, ölüme. Öteki de “Hazırım” diye cevaplar. Böylece selâmlaşmış olurlar. * * * Yakın zamana kadar Kafkasya’da herkes atlı ve silâhlı idi. Her erkek 64 atımlık barutunu ve kurşununu yanında taşır; tabanca, tüfek, kılıç, kama ile birlikte dolaşırdı. Atının teçhizatını tamir etmek, kama ve kılıcını bilemek ve yağlamak için ne lâzımsa yanında taşırdı. * * * Şimdi, bir atlıdaki malzemeleri görelim: Sağ yanında: Rövelver, yağdanlık, kurşunluk, tornavida, çekiç, çakmak. Sol tarafında: Kama, bıçak, kılıç, arkada omuza asılı keçeye sarılmış tüfek... Sol arkada erzak, sağ arkada 64 atımlık barut çantası. Bitmedi. İç cepteki çantada: Sırım, biz, hacamat âleti, iğne, iplik. Bu malzemeler savaşta da barışta da devamlı taşınıyordu. * * * Kadınlar da durmadan çalışır, bütün elbiselerini kendi yapar, mevsimler boyu yetip dayanacak peyniri, tatlıyı, hayvan yemini, kuru otu hazır tutardı. Bir töreleri daha vardı Kafkaslılar’ın. Savaşa giderken millî şairlerini yanlarında götürürler, savaş bitimi destanlar neşredilirdi. Bu destanlarda takdir edilmeyen, veya kusurlu görülenler, destana giremeyenler kendilerini lekelenmiş sayardı. Bir sonraki muharebede bu lekeyi silmek için çalışırlardı. * * * Kafkaslılar hâlâ tahammüllü ve cesur insanlardır. Savaşı, taarruz ve baskın diye bilirler, yenilgilerle, kayıplarla asla sarsılmazlar. Rusya işte böyle bir gelenekle bir kerre daha yüz yüze. * * * Çeçenler dağlara çekilmiş diyorlar. İki ay sonra bahar. Bazılarının çekeceği var. .................................................. GÜNÜN KİTABI: SURNÂMELER... Osmanlı Saray düğünlerini ve şenliklerini anlatan 840 sayfalık müthiş bir kitap. Yazarı Mehmet Arslan’ı ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığını tebrik ederiz. Tel: (0312) 231 23 48
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT