BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zirve kurdu Cimbom

Zirve kurdu Cimbom

Geçen Pazar forma giyemeyen Ünal’ın, N’Gobe’nin, Mkhalele’nin, Hakan Keleş’in takıma girmesiyle Ankaragücü, 3 gün önceki “tüy sıklet” görünümünden çok uzaktı.



Geçen Pazar forma giyemeyen Ünal’ın, N’Gobe’nin, Mkhalele’nin, Hakan Keleş’in takıma girmesiyle Ankaragücü, 3 gün önceki “tüy sıklet” görünümünden çok uzaktı. Ve o maçtaki gibi sahasına gömülü, kontrataktan golü arayan bir taktik değil, orta alan hakimiyetini ön plana alan, Ünal’ın organizatörlüğünde Hakan Keleş ve Saffet ile golü düşünen cesur ve akılcı bir oyun taktiği de benimsemişti. Ankaragücü’ne karşılık, Galatasaray da orta alana çöreklenmek isteyince, sahada boynuzları biribirine kilitlenmiş iki boğanın didişmesine şahit olduk. Ne biri diğerine, ne de diğeri öbürüne üstünlük sağlayabildi. Maç da benim o dönemlerimde nefret ettiğim bir “modern matematik problemine” dönüştü. Böylesi problemlerin lise bilgilerimize göre değil de futbol oyun bilgillerimize göre tek çözüm yolu vardır. Sonucu savunma hataları belirler. Bundan da iyi yararlanan maçı kotarır. İlk savunma hatasını Cimbom yaptı. Bomboş kaleye resmen ve de alenen Saffet kardeşimiz topu yuvarlayamadı. Yuvarlayamayınca ne oldu ?... Tabii ki şansını ve hakkını kaybetti. Çünkü oyun kuralları böyle diyor. İki dakika sonra ise Bu sefer Ankaragücü savunması bir hata yaptı ama Cimbom’un cengaveri ve usta ayağı Okan, Saffet gibi yapmadı. Skoru değiştirdi. İşte fark burada... “On line” da değil ! Bir başka fark da hücum pres uygulamada... Düşünebiliyor musunuz? Mesela Kennedy topla ve de süratle rakip alana girmiş. Arkasında Emre, onun arkasında Suat, onun da arkasında Okan...Hepsi koşuyorlar. Emre, Kennedy’ye yetişerek hamle yapıyor ve dengesini bozuyor. Arkasından Suat yetişip, kayarak müdahale ediyor ve topla Kennedy’nin arasına giriyor ve nihayet en arkadaki Okan yetişerek topu kapıyor... Olacak şey değil ! Cimbom hücum preste de Rambrand’ın nefis tabloları gibi, ödüllük görüntüler sunuyor. Keyif duyuyoruz! Hagi’nin sinirlenmesi ve hele sarıkartlık kasıtlı sert girişi “Can çıkar huy çıkmaz” sözünü bir kere daha doğruladı. Cimbomu’un bütün ayaklarına takdir duygularım var. Ama ben dün gözümü Okan’dan alamadım. Kutluyorum. Herşeye rağmen Cimbom dün gol yollarında pozisyon fakiriydi. Bunu ben orta alanın pozisyona katılmadaki zaafiyetine verdim. Savunmada verilen az da olsa açıklarda da orta alanın geriye dönme konusundaki yavaşlığının etkisi vardı. Bozuk zemin ve soğuk havanın da kötü oyuna katkı sağladığını kabul etmek gerekir. Cimbom, ligde zirvede... Türkiye Kupası’nda zirvede... UEFA Kupası’nda zirve yollarında... Zirveleri yutuyor. Yutmaya doymuyor... Bu kadar aç gözlüğe pes doğrusu.. Ama bir gerçek var aslında O’nun zirvelere giderken aştığı engeller Ankaragücü veya diğer takımlar değil; yendiği, ardına aldığı, geride bıraktığı, onu zirveye taşıyan her şey, Türk Futbolu’nun yetersizlikleri, istikrarsızlıkları ve eksiklikleri ve acı gerçekleridir. Helal olsun ! Sosyal ve ekonomik boyutuyla Türkiye’nin gündeminde “Patates Krizi” olabilir. Türk futbolunun gündemindeyse bir “Cimbom olayı” yaşıyoruz. Bu olay birgün biterse “ölürüm beni kimse tutamaz.” Ankaragücü’ne gelince, “Kupa Beyimiz” her seferinde sadece “Beylikle” yetiniyor. Beyliği kimselere bırakmıyor ama, kupalar hep başkalarına gidiyor. Ona sevdanın yolları, buna kurşunlar gibi bir şey ! “Sağlık olsun” demekten başka elden ne gelir ?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT