BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öylesine bir karşılaşma

Öylesine bir karşılaşma

Efes-Ülker randevularında yaşanan muhteşem atmosferi herkes bilir. Bu iki takım karşı karşıya geldiğinde salonu dolduranlar, basketbolun bütün güzelliklerini yerinde izlemenin verdiği hazla evlerine dönerler. Basketbolseverleri bir Efes-Ülker klasiği daha bekliyor.



Efes-Ülker randevularında yaşanan muhteşem atmosferi herkes bilir. Bu iki takım karşı karşıya geldiğinde salonu dolduranlar, basketbolun bütün güzelliklerini yerinde izlemenin verdiği hazla evlerine dönerler. Basketbolseverleri bir Efes-Ülker klasiği daha bekliyor. Ancak bu akşamki 40 dakika iki takım için de pek önem taşımıyor. Çünkü bir tarafta grup liderliğini garantileyen Efes, diğer tarafta dördüncü sıradaki Ülker. Halbu ki, Ülker geçen hafta evinde Cibona engeline takılmasaydı, bugünkü İstanbul derbisi grup liderliği maçı (!) olacaktı. Hesapta olmayan bu mağlubiyet turuncu-yeşillileri dördüncü sıraya iterken, Varese’den galibiyetle dönen Efes’i zirveye taşıdı. Efes’in grup liderliğini yakalamasında sezon başında izlenen Pano Natof ve Aydın Örs patentli cesur transfer politikası büyük rol oynadı. Başarıya giden yolda takımın gençleştirilmesi gereğine inanan bu ikili, Ufuk, Volkan, Murat, Naumoski gibi yaşı ilerlemiş oyuncularla yollarını ayırıp, Hidayet, Hüseyin, Ömer, ve Arda gibi genç yeteneklere yöneldi. Sezon başında alınan 3 yenilgi Natof-Örsíün sonunu hazırladı. Acımasızca yapılan eleştiriler bu ikilinin istifasını beraberinde getirdi. Ne var ki, Natof-Örs arkalarında öyle iyi bir malzeme bıraktı ki, yaşananlar lacivert-beyazlılarda bir krize dönüşmedi. Örs’den sonra göreve başlayan coach Ergin Ataman eski bir Efes’li olarak kısa sürede takımını zirveye taşımasını bildi. Bu süreçte Pano Natof ve Aydın Örs kadar, genç sayılabilecek bir yaşta çok büyük sorumluluğun altına giren ve o zamandan bu zamana takımını başarıyla yöneten Ergin Ataman’ı da kutlamak gerekiyor. Efes’te gerçekleşen teknik kadro değişikliğinin bir benzeri Ülker’de de yaşandı. Avrupa Ligi’ne son derece kötü bir başlangıç (1G, 4M) yapan turuncu-yeşillilerde coach Çetin Yılmaz görevinden istifa ederken menecer Lütfü Arıboğan, Pano Natof’un tersine koltuğunda oturmayı tercih etti ve başarısızlığı Yılmaz’ın omuzlarına yıktı. Arıboğan’ın kurtarıcısı Didin oldu. Kan değişikliğinden sonra üst üste gelen galibiyetlerle yükselişe geçen Didin’li Ülker, sonunculuktan kurtularak Pivovarna ve Varese’nin önünde son 16 takım arasına girmeyi başardı. Ancak son haftalarda bir düşüşe geçen Ülker’de cevap bekleyen en önemli soru, Didin elindeki malzemeyle sezon sonunu getirebilecek mi? Sezon başında Efes genç oyuncularına yönelirken, Arıboğan’ın Ülker’i Tolga, Kemal ve Tutku gibi gençleri başka takımlara gönderirken Teoman Öztürk (32), Aziz Bekir (29), Volkan Aydın (30), Delaney Ruud (38), Levent Topsakal (33) gibi yaşı ilerlemiş oyuncuları renklerine bağladı. Ekonomik sıkıntı yaşamayan Ülker’in transfer dönemindeki oyuncu tercihleri kariyerlerinin sonuna gelmiş isimler olmamalıydı. Ezeli rakibi Efes’in gözden çıkardığı Ufuk ve Volkan’ın alınması turuncu- yeşillilerin oyuncu alış-verişindeki en büyük yanlışıydı. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, sezon başında Ülker yaş ortalaması 28 olan bir takım kurarken, bu ortalama Efes’de 22 oldu. Turuncu-yeşillilerin kadrosunda 27 yaşın altında sadece 1 oyuncu (Kerem Gönlüm) kendine yer bulurken, Efes’in kadrosunda takıma renk katması için kısa bir süre önce getirilen 35’lik Winslow’u saymazsak 25 yaşın (İbrahim ve Mulaomerovic) üzerinde oyuncu yok. Ortaya çıkan bu görüntü Efes’in neden hem Türkiye hem Avrupa Ligi’nde liderliğe oturduğunu, Ülker’in ise neden gerilerde kaldığını açık bir şekilde gösteriyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102657
    % -0.63
  • 5.4598
    % -0.17
  • 6.2134
    % 0.06
  • 7.1829
    % 0.41
  • 230.417
    % 0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT