BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BATI’DA IRKÇILIK KORKUSU -4-

BATI’DA IRKÇILIK KORKUSU -4-

Avrupa’nın en popüler aşırı sağ partisini barındıran Avusturya, kıtada ırkçılığın yeniden yükselişe geçtiği önemli ülkelerden biri. Orta Avrupa’nın kalbindeki Avusturya’da Haider’le başlayan ırkçı hareketlerin yükselişinin devamından endişe ediliyor.



Hitler’den Haider’e Avusturya giderek İkinci Dünya Savaşı’nda oynadığı rolü hatırlatmaya başladı. Bu ülke artık Nazi Almanya’sının ilk işgal ettiği yer olduğu yolundaki “resmi tarih görüşü”nü terkederek, Avusturyalıların Alman ordusunu çiçeklerle karşıladığı gerçeğini kabullenmeye başladı. Herşeyden öte, Adolf Hitler’in anavatanı Avusturya’ydı. Almanya’ya benzer şekilde bu ülkede de İkinci Dünya Savaşı ertesi yapılan ciddi çalışmaların ırkçılığın yayılmasını ve ülkedeki aşırı sağ siyasi hareketlerin popülaritesinin artmasını önleyeceği düşünüldü. Ne yazık ki böyle olmadı. Avusturya şu anda Avrupa’nın en popüler aşırı sağ siyasi partisini barındırıyor. Yine Avrupa’da ırkçılığın ve Nazizmin yeniden yükselişe geçtiği önemli yerlerden biri. Haider’in iktidara ortak olması da bunu gösteriyor. Orta Avrupa’nın kalbindeki ülkede ırkçı hareketlerin yükselişinin devam edeceği tahmin ediliyor. Avusturya, aynı zamanda tüm Avrupa’dan gelen aşırı sağ örgüt mensublarının toplanma yeri haline de geldi. Bu kişiler yaptıkları toplantılarda tüm kıtada izleyecekleri politikanın stratejisini belirliyorlar. Bu toplantılardan bazılarına Özgürlükçüler Partisi lideri Jörg Haider’in “konuşmacı” olarak katıldığı biliniyor. GİZLİ TOPLANTININ ÜNLÜ MİSAFİRİ Mesela 1995 yılında “savaş gazileri” görüntüsünde, Nazi SS örgütünün elit askeri kolu olarak bilinen Waffen SS’in tüm Avrupa’ya dağılmış olan üyeleri, Avusturya’nın küçük bir köyünde toplandılar. Toplantının misafir konuşmacısı dinleyiciler tarafından “saygın insan” şeklinde takdir edilen, ülkenin en büyük ikinci partisi aşırı sağ Özgürlükçüler Partisi’nin lideri Jörg Haider’di. Aslında Haider’in böyle bir toplantıya katılması tamamen çok gizli tutulmuştu. Fakat Hamburg’tan katılan bir grup toplantıyı kamerayla görüntüleyip, daha sonra video kasetler Alman medyasına sızınca ortalık karıştı. O zamandan bu yana cevabı aranan soru Haider’in Nazi Parti’sinin gizli halefleri ile ilişkisinin hangi boyutlarda olduğu. Eski hükümetin buna cevabı “çok yakın” şeklindeydi. Zaten Haider de ülkedeki aşırı sağ unsurlarla arasında büyük bir fark olmadığının işaretlerini verdi. Ama tüm bunlar Haider’in iktidara yürümesini engellemedi. Tecrİt ters tepebilir politikasıb Avusturya’da aşırı sağ Özgürlükçüler Partisi’nin iktidar ortağı olması üzerine, Avrupa Birliği’nin aldığı ilişkileri dondurma kararı ve bir dizi tedbirler varılmak istenen sonuçların tersini doğurabilir. Avusturya’da halkın AB’nin kararlarını “içişlerine müdahale” olarak algıladığı bu yüzden çoğunluğun yeni hükümetin kuruluşuna destek verdiği biliniyor. Nitekim ülkede hükümet karşıtı gösterilerin nispeten küçük çaplı kalması bunu doğruluyor. Yine dış baskının boyutlarından çekinilerek Özgürlükçüler Partisi lideri Jörg Haider hükümete girmedi. Aslında bu halk nezdine Haider’in “mit”ini ve buna bağlı olarak “karizma”sını güçlendirebilir. Çünkü aşırı sağın lideri olarak Haider’in yükselişinde halkın 30 yıldır ülkeyi yöneten sosyal demokratlardan sıkılmasının büyük rolü var. Haider, hükümet dışında kaldıkça daha az yıpranacağından yeni olma imajını muhtemelen muhafaza edecektir. Video oyunlarında kafatasçılık Belki de en kötü olanı Avusturya, Almanya ve İsveç gibi ülkelerde “Toplama Kampı Yönetimi”, “Toplu Katliam” ya da “Türk Köyü” gibi adlarla satılan ırkçı video-bilgisayar oyunları. Bu oyunlarda Türkler toplum yapısına zarar veren tehlikeli barbarlar olarak gösteriliyor. Yine oyun boyunca “toplumu parazitlerden temizle” ya da “gazı açmayı başarırsan, kazanacaksın” (toplama kamplarındaki gaz odaları kastediliyor) gibi açıklamalarda bulunuluyor. Oyunlarda Yahudi, Türk ya da çevreci olarak gösterilen kişiler öldürüldükçe puan kazanılıyor. Bu tür oyunların genellikle 5-12 yaş arası çocuklar için hazırlandığı hatırlandığında, körpe dimağlara ekilen ırkçı tohumların beş on yıl sonra yeşermesinde aslında şaşılacak bir şey yok. Medya körüklüyor Yazılı ve görsel medyanın göçmenlerle ilgili haberleri ve bunun doğurduğu tepkiler de ırkçı duyguların yayılmasında etkili oluyor. Yapılan araştırmalara göre batı medyasında, göçmenler hakkındaki haberlerin çoğu sosyal ya da siyasi karışıklıklar, veya şiddet olayları ile ilgili oluyor. Batı medyasında göçmenler geleneksel milli değerleri adapte edememiş bir görüntüde takdim ediliyor. Medya tarafından yapılan anketlerin de bahsettiğim önyargılar doğrultusunda hazırlandığı görülüyor. Mesela şu tür tehlikeli sayılabilecek sorular yöneltiliyor: “Göçmenler sınırdışı edilmeli mi” ya da “Göçmenlerin sınırdışı edilmesi işsizliği azaltır mı?” Yine İngiliz medyası üzerinde yapılan bir araştırmaya, göre karikatürlerde siyahlar genellikle kabile ya da ormanlarda yaşayan ilkel yamyamlar gibi gösteriliyor. Genç siyahların basındaki genel görünümü ise isyanı ya da çatışmayı bir eğlence ve yaşam biçimi haline getiren tipler şeklinde. Etnik azınlık üyeleri tarafından basılan gazete ve dergiler ya da kurulan televizyon kanalları ise büyük bir kitleye ulaşamıyor. Soğukkanlı canİler Batı Avrupa’daki ırkçı hareketlerin ve genel olarak insan zülmünün en endişe verici yönü saldırıya uğrayanların büyük çoğunluğunun masum olması. Irkçı şiddeti gerçekleştirenler genellikle saldırdıkları insanları kişisel olarak tanımıyorlar. Ve genellikle hedef olarak çocuklar seçiliyor. Aslında ırkçı şiddete başvuranlar açısından saldırdığı insanları tanımamak iki açıdan rahatlatıcı oluyor: ilki kişisel olarak tanımadıkları insanların değersiz ve insanlık dışı olarak tasavvur etmek, her zaman daha kolay oluyor. İkinci olarak ise, hiç tanımadığı bir insanla arasında psikolojik bir yakınlık olmadığı gibi genellikle komşuluk gibi fiziksel yakınlığın da bulunmaması cinayet işlemeyi kendileri açısından daha rahat hale getiriyor. Yine ırkçı saldırıların genellikle zaman ayarlı bomba kullandıkları görülmüş ki bu da saldırganların sebep oldukları dehşete şahit olmamasını doğurduğundan, eylemi daha rahat gerçekleştirmelerini sağlıyor. DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT