BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Metin Kaplan yine sahnede

Metin Kaplan yine sahnede

9 Şubat 2000 tarihli bazı gazetelerde yer alan “Düsseldorf” mahreçli AP Ajansı’nın bir haberinde Cemalettin Kaplan’ın oğlu fundamentalist Metin Kaplan’ın...



9 Şubat 2000 tarihli bazı gazetelerde yer alan “Düsseldorf” mahreçli AP Ajansı’nın bir haberinde Cemalettin Kaplan’ın oğlu fundamentalist Metin Kaplan’ın, kendine rakip dinî lider Halil İbrahim Sofu’yu öldürmeyi teşvikten dolayı Almanya’daki duruşma esnasında mahkemede olay çıkardığını ve 75 kadar taraftarının salona giren yargıçlar için ayağa kalkmadıkları gibi, sloganlar attıklarını öğreniyoruz. Bilindiği üzere Metin Kaplan’ın babası Cemalettin Kaplan 1966’da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirmiş. CHP-MSP Kaolisyonu zamanında Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı’na getirilmiş, Adana’da müftülük yapmış ve 12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra memleketinden kaçıp Batı Almanya’ya sığınarak ve Allah adına “tebliğ görevi”ni üstlenerek laik Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı, Donkişotvari komik bir savaş yürütürken 1995’te ölmüş bir şeriatçı yeni bir Din Devleti taraftarıdır. Nitekim Cemalettin Kaplan’ın, 1984’te Almanya’da sığınma hakkını ailesiyle birlikte elde etmesinden sonra, “Halife Devleti” kurduğunu ve “Köln Humeynisi” olarak anıldığını, ölümünden sonra ise halifelik görevini yüklenen oğlu Muhammed Metin Kaplan’ın Almanya’da taraftarları tarafından “Köln Halifesi” olarak tanındığını görüyoruz. Batı Almanya’nın kendilerine sağladığı “Sığınma Hakkı”nı kötüye kullanarak, Almanya topraklarından, yıllardan beri laik Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı teokratik rejimin çığırtkanlığını yapan, yayınlarında “Türkiye’de Kemalistlerin pili bitmiştir” iddiasıyla Atatürkçü Cumhuriyete karşı ayaklanma bayrağını açan ve bunu Millî Egemenlik İlkesine karşı, bazı Latin Amerika diktatörleriyle Franco ve Hitler’i takiben, iktidarın kaynağının “Takdir-i ilahi” olduğunu ileri sürerek Yüce Allah’ın adını bile kullanmaya kalkışan bu zavallılar ve benzerlerinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal düşünce sistemi olan “Atatürkçülük-Kemalizm”in tükenmeye mahkum bir pil değil, sürekli bir güç üreten dinamo olduğu gerçeğini anlamadıkları ve bu yüzden boşuna akıntıya karşı kürek çektikleri görülmektedir. Nitekim bu “gaflet”, “ihanet” ve hatta “cinnet”in sonucu olarak, sözde Köln Halifesi Muhammed Metin Kaplan’ın, Cumhuriyet’in 75. yıldönümü dolayısıyla 29 Ekim 1998 günü Anıtkabir’e bir “intihar saldırısı” girişimini düzenlediğini ve fakat bu girişimin Türk güvenlik makamları tarafından zamanında ortaya çıkarılarak, Kaplan’ın 23 suç ortağının yakalanması sonucu yaptıkları açıklamalardan bu sahte Halifenin, Cumhuriyet’in 75. yıldönümü törenleri dolayısıyla Anıtkabir’de toplanacak Devlet ricali, yabancı elçiler ve binlerce vatandaşa karşı düzenlemeyi plânladığı anlaşılan “uçakla intihar saldırısı”nın zamanında önlendiğini hatırlıyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT