BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Naaş-ı Muhteremler

Naaş-ı Muhteremler

Oyunun sıcak, sevimli bir hikâyesi var. Gönüllerince döşedikleri bir yuvada, mutlu bir hayat süren emekli Büyükelçi Rauf Bey’le, kırk yıllık karısı Muazzez Hanım..



Oyunun sıcak, sevimli bir hikâyesi var. Gönüllerince döşedikleri bir yuvada, mutlu bir hayat süren emekli Büyükelçi Rauf Bey’le, kırk yıllık karısı Muazzez Hanım.. Hayatlarında, mutlu beraberliğin sonucu iki çocuğa ve düzenli bir hayata kavuşmuşlardır. Biri Tuğgeneral olan oğlu ve evli bir kızları vardır. Hayatta tek bekledikleri huzurdur. Her karı-koca arasında olduğu gibi, zamanla tatlı tartışmalar da olur. Ve günlerden bir gün.. Bir sabah kapı çalınır. Sakin, gürültüsüz yaşanan hayatlarında beklenmedik bir fırtına başlar. Kapı açılır ve beklenmeyen bir konuk gelir.. Açılan kapıdan, bir adam girer. Sırtında kocaman bir bıçak vardır. Kapının eşiğini aştığı an, düşer ölür. Bu da, sakin havadan sonra başlayan bir fırtınanın öncüsüdür. Bir süre sonra birbirlerini öldüren kimliği bilinmeyen iki “kişi” daha, birer ceset olarak kadroya katılır. Bunlar da yetersiz kalır, iki ceset daha kadroya katılır. İşte “kim bu muhteremler” diye düşündükleri beş ceset... Tayfun Türkili, zekâsıyla, kıvrak kalemiyle ve yazar olarak yılların deneyimiyle oyunun çözülmez görünen esrarını, sahne önü, kısa skeçlerle çözüme ulaştırır. Hem de, güzel ve tutarlı taşlamalar getirerek seyircinin-toplumun duygu ve inançlarına da yorum getirir. Bir mafya..Geri zekâlı bir başkan, kendisinden daha geri zekâlı ve dört kişiden oluşan çete.. Olaylar, bu kimliklerin tanıtılmasından sonra yavaş yavaş başlar ve mutlu bir sonuca ulaşır. OYNAYANLAR VE REJİ Oyun bütünüyle bir ekip oyunu. Klasik anlayış içinde bir başrol yok. Yazar-yönetmen ikilisi, kanımızca müşterek bir anlayış ve yorumla böyle olumlu bir düzene ulaşmışlardır. Bir apartmanda veya sitede oturan ve her yerde, her zaman var olan karakter ve kimlikler, bu oyunda da başarıyla kullanılmış. Tayfun Türkili’nin temiz ve duru Türkçesi, yadırganmayan sıcak üslûbuyla, bize bir “komik” olayı anlatırken, zaman zaman günümüzün yaşanan olaylarını da, küçük taşlarla hicvediyor. Ve bunu da başarıyla yapıyor. Şahsında, rejisörden, bütün oyunculara kadar herkesi kutlarız. Yazan: Tayfun Türkili/Yönetmen: Fikret Tartan/Dekor-Kostüm: Hüseyin Mumcu/Işık: Adnan Açıkdüşünenler/Müzik Derleme: Ömer Eser/Oynayanlar: Cihan Büyükışık, Ayşe Akınsal, Duygu Yalçınkaya, Kemal Okur, Erem Nalcı, Hikmet Orhon, Emin Gümüşkaya, Veysel Kamış, Yıldırım Selim, Aşkın Kürşat, Ümit Kılıçel, Cengiz Erdem, Uğur Gümüşkaya, Derya Aydın, Akif Oktay, Kamil Atılman, Macit Doğan, Zeki Bıçakçı, Seyhan Üçer, Filiz Mete. BURSA DEVLET TİYATROSU (TAKSİM SAHNESİ)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT