BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Briegel problemi çözdü

Briegel problemi çözdü

Beşiktaş Arap atı gibi! Geç, ama tam açıldı!



Beşiktaş Arap atı gibi! Geç, ama tam açıldı! Dört haftalık periyodda cebine 12 puan koyan, futboluyla da taraftarını dört köşe eden Beşiktaş, gönüller köşküne bir oturdu, pir oturdu.. Beşiktaş’ın bu iyi futbolunda, tıpkı kötü oynadığı zamanki gibi Briegel’in büyük rolü var. Alman hoca, doğrunun bir olduğunu - ki bunu ben defalarca yazdım - gördü ve Münch gibi bir futbol yıldızını köreltmek yerine işlemeyi amaçladı. Sonucunda hem skor, hem de çok özlenen futbol kendiliğinden geldi. Briegel’e yaza yaza en sonunda doğruyu gösterdik! Münch’le Bayram’ın iyi bir ikili olacağını öncelikle yazdım ve bunu Briegel’e sonunda kabul ettirdim! Daha sonra diğer bir yanlışını yazdım; o da, Münch’le Bayram’ın yerlerinin yanlışlığıydı. Bayram, Münch’ün arkasında oynatılmalıydı. Nitekim G.Birliği ve Samsunspor maçlarınının ikinci yarılarında bu futbolcular yer değişti, iyi de oldu, Beşiktaş da farklı kazandı. Son Denizli maçında ise ilk yarıdaki gol, yine böyle bir varyasyonla geldi. Bayram geri kaldı, Münch ileri çıktı, Mehmet’in golü geldi. Bu galibiyetler, aynı zamanda Briegel ve Ahmet Akçan’ı da akladı.. FUTBOL KAHVESİ! Eğlence yerleri gibi; kahvehanelerin de yönetmelik gereği belli bir saatten sonra kapanması gerekir! Oysa ki ne gezer!.. Televizyon kanallarının birinde izlediğim, sözüm ona futbolun tartışıldığı bir mahkemenin, girişteki benzetmemizden, yani kahvehaneden hiç mi hiç farkı yok!!.. Madem ki kahvehane (!) o zaman bunun da saat 24.00’ten sonra kapanması gerekir! Kapanmıyorsa, bu işte bir torpil var demektir! Futbol mahkemesi adı altında yapılan program, aslında bir futbol kahvehanesi!.. Sözüm ona program bir hakim, savcı ve konuşmacılardan oluşuyor. Benim burada garibime giden, öncelikle savcı oluyor. Programın hakimi, sormayın; en az savcı kadar renkli! Bu hakimcik (!) nedense hep, en doğruyu konuşan, gerçekleri söyleyen, kendi adamına karşı çıkıyor. Onu tutacağı yerde karalamaya çalışıyor. Demirbaş konuşmacı, programın en tutarlı ve doğru konuşanı. Bu yüzden de belki dokuz köyden değil, ama kendi televizyonundan kovuluyor! Beyler, beyler; görsel medya bir yerlere gidiyor, nereye gittiğinden haberi olan varsa bir adım öne çıksın! G.SARAY’SIZ MİLLİ TAKIM... G.Saray, Türkiye’de en fazla maç oynayan takım! Lig maçı, Türkiye Kupası, Avrupa kupası maçları, bu da yetmiyormuş gibi bir de milli maçlar... G.Saray’ın boş geçen Çarşamba’sı yok! Ankaragücü kupa maçından sonra şimdi de Norveç milli maçı sırada. Ancak Cimbom’un 2 Mart’ta oynayacağı çok önemli bir Avrupa kupası maçı bulunuyor. Bu yalnız G.Saray’ı değil, Türkiye’yi de ilgilendiriyor. Bu yüzden de Norveç maçı, B.Dortmund maçından önce sarı-kırmızılılar için büyük bir sorun teşkil ediyor. Bir hafta içinde iki büyük maça konsantre olmak biraz zor. Çünkü ikisi de milli maç! Bu yüzden Norveç maçı öncesi yetkililer eğri oturup doğruyu düşünüp, hiç olmazsa bu maça, G.Saray’dan futbolcu çağırmaması gerekirdi. Ama böyle ince düşünceli adam nerede?.. Eğer böyle yapılmış olsaydı takımın konsantrasyonu bozulmamış ve daha dinlenmiş olarak Dortmund maçına çıkması sağlanırdı. Ama görüyorum ki; bedendeki yenilik ne yazık beyinde yapılamıyor! Mustafa Denizli’nin böyle düşündüğüne bütün kalbimle inanıyorum. Ancak böyle durumlar bazen teknik adamları aşabiliyor. Bu durumda böyle bir kararın alınması Futbol Federasyonu’na düşerdi. Futbol Federasyonu, G.Saray’a bu önemli maç öncesi böyle bir kıyak yapmalıydı. Böylece, G.Saray’ın Türk futbolundaki önemi de daha iyi anlaşılmış olurdu!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT