BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu lig temiz değildir!..

Bu lig temiz değildir!..

Biten lig “temiz değildir”; hiç sevmediğim, “ne idiğü belirsiz” bir “ölçü zarfı” ile ifade edeyim; “oldukça” kirlidir!.. Neden kirlidir?.. - Şiddet olayları ile kirlidir. - “Ayrımcılık” olayları ile kirlidir.



Biten lig “temiz değildir”; hiç sevmediğim, “ne idiğü belirsiz” bir “ölçü zarfı” ile ifade edeyim; “oldukça” kirlidir!.. Neden kirlidir?.. - Şiddet olayları ile kirlidir. - “Ayrımcılık” olayları ile kirlidir. - “Ciddi” ve “soruşturulan” bahis şikesi iddiaları ve bu iddialara muhatap olan futbolcuları, teknik adamları ile kirlidir. - Federasyon’un “Ankaragücü - Ankaraspor tercihi ve ligi topal bırakan kararı” ile kirlidir. - “Çok dikkati çeken” korumacı ve kollayıcı “hakem hataları” ve “hakem tayinleri (mesela her takıma ve her stada makûl bir sürede her hakem tayin edilirken, bir takıma ve bir stada bazı hakemlerin bir yıl - iki yıl tayin edilememesi ve adeta daha önce olduğu gibi izin beklendiği görüntüsünün açık olarak ortaya çıkması)“ sebebiyle kirlidir. - Ligin başından beri ligin “asıl sahibi” olan kulüplerin başkan ve yöneticilerinin federasyon, hakemler, hakem hataları, rakip takımlar, maç sonuçları konularında söyledikleri bakımından kirlidir. - Ligin son haftalarında “istikrarlı hâle gelen” kaleci hataları sebebiyle kirlidir. - Soyunma odalarına kadar inilerek “hakemlere ağız dolusu edilen hakaretler” sebebiyle kirlidir. - Hakemlere “başkalarına düdük astırdık, size de astırırız” tehditleri ile kirlidir. - Tribünleri yakılan ve hemen dışı adeta savaş alanı hâline dönüştürülen statlar sebebiyle kirlidir. - Bu olaylara verilen “komik” raporlar ve “komik” cezalar yüzünden kirlidir; pardon “oldukça” kirlidir. - Ve “asıl önemlisi”, 2006’daki Denizli’deki maçı kafalarına takarak her türlü komplo teorisini üretip Selçuk Dereli’yi ve Halûk Ulusoy’u idam sehpasına çıkaranların, çeyrek asırdan fazladır hâl⠓dağıtılan otomobiller” masallarını anlatanların, dahası nerede ise “milattan önceden kalmış” ve “ispatlanamamış” Zalad iddiasını pişirip pişirip masaya koyanların, “nedense”, konu “bir başka takım ile ilgili iddialar” gündeme girince, birdenbire “kale muhafızı” kesilmeleri ve “bu iddiaları” gündeme getirenler için “insafsızca” ve “izansızca” hakaretlere başvurmayı “görev” saymaları sebebiyle kirlidir!.. *** “Bursaspor şampiyon oldu” diye “Bu lig temizdir” diyecek kadar “komik” bir çelişkinin içine düşenlere sormalıyım; “Ya Fenerbahçe, Trabzonspor maçında yakaladığı 15’e yakın gol pozisyonundan birini gole çevirse” ve “şampiyon olsaydı” ne yazacaktınız; “Fenerbahçe şampiyon oldu, galiba ortaya atılan iddialar doğru” mu diyecektiniz; “ligin temiz olması” nasıl olur da “bir takımın şampiyon olmasına bağlanır?..” “Ligin temiz olması”, sezon boyu “kirlendi” ve “sezon sonu” da “temiz mi, değil mi” tartışmalarının yapılmadığı bir lig olması “demek” değil midir?.. “Ligin temiz olması”, sezon sonunda “hangi takım şampiyon olursa olsun temiz olması” demek değil midir?.. Peki, sizler “bu iddiaları gündeme getirenleri, yorumlarınızda, yazılarınızda hakaret yağmuruna tutarken”, Aziz Yıldırım’ın “Beşiktaş kalecisi Rüştü’ye kadar uzanan” bir çizgide “ortaya attığı” iddialara ne diyeceksiniz?.. “Bu iddialar doğru ise”, nerede kaldı “sizin temiz liginiz?..” “Bu iddialar doğru değilse”, neden birdenbire “sus pus” kesildiniz; yoksa, sizin cesaretiniz “başkaları için” üstelik “isim vermeden” ortaya her türlü “hakareti yağdırmak” ve de konu “sadece” bir kişinin ortaya attıklarına gelince, “iş olsun torba dolsun” misali bir - iki cümle ile geçiştirmek ve de “diğerlerine yazdıklarınızın tümünü” yiyip yutmak mıdır?.. İnsan “biraz” utanır ve de “bunca yıl Türk Milli Takımı’nın kalesini korumuş, kaptanlık yapmış” Rüştü üzerine kurulan “komplo teorisinin ve çirkin iddiaların sahibi olan” zat için de “birkaç satır yazıp”, birkaç cümlelik “adam gibi” söz söyler; ama nerede sizlerde o cesaret?!.. İstediğiniz kadar yırtının, Türkiye’de çok uzun yıllardan beri “temiz lig” oynanmıyor, oynanamıyor; onun için “her türlü iddiaya açık, her türlü komplo teorisine yeşil ışık yakan” bir tablo var ortada!.. Sporun en büyük 4 suçu da var Türkiye’de ve önlenemiyor; işte şiddet, işte şike, işte ayrımcılık, işte doping!.. Sadece futbolda mı; dönün bakın “başka” sporlarımıza; sadece basketbol liginde “son 5 - 6 haftanın sonuçlarını alt alta koyup incelemek” bile, insanın midesini bulandırıyor; ama dönüp bakan yok!.. Sizler “bunları araştırıp, bunları yazacağınıza”, bunları dile getiren meslektaşlarınıza “yıldırımlar” yağdırarak, kuzum Allah aşkına “futbolumuza, sporumuza faydalı olacağınızı” mı ve de “oldukça kirlenmiş” bir ligi “temizleyeceğinizi” mi sanıyorsunuz; “her görüşe saygılı, aklı başında, taraf tutmadan yazan - çizenlere elbette lâfım yok”, ama “kulüp ve hatta kişi aidiyetli” temizlikçilere hatırlatmam gerek; “açık satılan deterjanlar bile” sizden daha tesirlidir, haberiniz olsun!.. Noktayı koyayım; “yukarıda anlatmaya çalıştığım tablo ortadan kaldırılmadan”, bilesiniz ki; gelecek sezonun ligi de temiz olmayacaktır!.. Büyük başarı!.. Dünya basketbolunda Avrupa şampiyonluklarına abone, Dünya Şampiyonası finallerinin “iddialı” gediklisi olan İzlanda’nın, “ünü kainatı tutmuş” Federasyon Başkanı karşısında, FIBA Başkanlığı seçiminde alınan “hemen hemen yarı yarıya oy göstergeli kıl payı mağlûbiyet”, Türk Basketbolu’nun “son yıllardaki en büyük uluslararası başarılarından biridir”; hayret ediyorum, neden anlı ve de şanlı spor yazarlarımız bu “büyük başarı” için “ birkaç cümlecik” bile yazmadılar?.. Daum’un hatırlattığı!.. Sizler, adamların eline “kapı gibi” sözleşmeleri verin; sonra da “Gitmiyorlar, para da para diye tutturuyorlar” diye ağlaşıp, “borç içindeki” kulüplerinizin “milyonlarca eurosunu” tazminat diye ödeyin!.. Tam bir başıbozukluk ve “kulüpleri babalarının çiftliği gibi yöneten” başkanlar!.. “Birkaç eleştiri yazısı, divanlarda ve kongrelerde, o da protestolar ve yapanlara övgü haykırışları arasında kaybolan birkaç eleştiri cümlesi”; bu ülkenin paracıkları gitti gider; ne hesap soran var, ne de bu gidişe “dur” diyen, diyebilen!.. Spor teşkilâtı seyrediyor, federasyonlar seyrediyor, genel kurullar seyrediyor; püfff!... “Yeni” Kulüpler Kanunu, “cumhurbaşkanlarından bile sorumsuz görünen kulüp başkanlarının, diktatörlerin ağızlarını sulandıran yönetim şekillerini önleyecek maddelerle donatılmazsa”, sporumuzda da, futbolumuzda da hiçbir şeyi değiştiremez; hazırlayanların haberi olsun!.. “Süs” kanunun “süs” maddeleri!.. Ey “Sporda Şiddeti Önleme Kanunu’nu çıkaranlar, birkaç defa değiştirenler, uygulamakla sorumlu olanlar”, nerelerdesiniz?.. “Savaş alanlarına, yangın yerlerine dönen”, döndürülen statlardaki olayların, yakalanan, adalete teslim edilen “bir tanecik sorumlusu” olmaz mı?.. O görüntülerden, onca tanıktan “bir tanecik sanık” çıkmaz mı?.. TV ekranlarında bir gece boyu seyrettiğim “yangın ve savaş yerlerinden” bir tanecik, evet “bir tanecik sanık çıkaramayan” sözüm ona görevliler ve yetkililerle “sporda şiddeti nasıl önleyeceğiz?..” Şiddeti Önleme Kanunu’na “görevlerini yapmayanları da cezalandıracak” maddeleri “süs” diye mi koydunuz?.. Ey İçişleri ve Adalet Bakanlarım ve de ey milletvekillerim, “görevlerini yapmayan” valilerden, emniyet müdürlerinden, savcılardan, federasyonlardan, kısacası “Şiddeti Önleme Kanunu’nun sorumluluk yüklediği makamlarda oturanlardan” sizler de hesap sormazsanız, söyler misiniz bana, “sporda şiddeti kimler ve nasıl önleyecek?..” Biatın Beşiktaşcası!.. Beşiktaş Yönetimi, Kulüpler Birliği ve Fenerbahçe Başkanı’nın “Rüştü’ye yaptığı” ağır hakarete isyan etti; “Artık Kulüpler Birliği toplantısında başkan seviyesinde temsil edilmeyeceğiz, oraya başkanımız gitmeyecek, bir yönetici mizi göndereceğiz!..” Bu açıklamanın verdiği mesajı ben tercüme edeyim; “Biat etmeye devam ediyoruz ama, hiç olmazsa bunu artık Galatasaray gibi toplantılara başkanımızı göndererek göstermeyeceğiz!..”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT