BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İran’da dönüm noktası

İran’da dönüm noktası

Dün yapılan meclis seçimleri, sadece 290 üyeli parlamentonun yeni üyelerini değil, İran’ın 21. Yüzyıl’da izleyeceği politikaları da belirleyecek.



İran’da dün yapılan meclis seçimleri, sadece 290 üyeli parlamentonun yeni üyelerini değil, İran’ın 21. Yüzyıl’da izleyeceği politikaları da belirleyecek. Gerçi, İran’ın anayasal sisteminde meclisin fazla bir yaptırım gücü yok. Yetkiler daha çok dini liderin elinde toplanmış durumda. Ancak, toplumun görüşlerini yansıtmak açısından büyük önem taşıyan seçimin sonuçlarını dini liderin bile gözardı edebileceği sanılmıyor. Muhammed Hatemi’nin cumhurbaşkanı seçilmesiyle güçlenen reform dalgasının kaderi, sandıktan çıkacak sonuca bağlı. Muhafazakar ve ılımlı kanada mensup adaylar arasında yoğun bir çekişmeye sahne olması beklenen seçimlerde, oy verme işlemi Türkiye saatiyle 17. 30’da sona erdi. 1979 yılındaki İslam devriminden bu yana sürekli olarak mecliste çoğunluğu oluşturan muhafazakarlar, ilk kez bu konumlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Ancak, reformcuların da mecliste yeterli çoğunluğa ulaşmasının zor olduğunu belirten gözlemciler, yeni meclisteki dengeleri merkezdeki güçlerin belirleyeceğini vurguluyor. Cumhurbaşkanı Hatemi önderliğindeki reformcular, halka ekonomik ve sosyal değişim vaadediyor. Muhafazakarlar ise, İslam devrimi çizgisine bağlılığı savunuyor. İran’da yapılan genel seçimler Türkiye’yi çok yakından ilgilendiriyor. Ankara, genel seçimlerin sonuçlarının Hatemi yönetiminin Batı’ya açılma çabalarında olumlu ya da olumsuz önemli bir noktayı oluşturacağını savunuyor. Ankara’ya göre, Hatemi yanlıları seçimlerde üstünlük sağlamaları halinde Batı ile ilişkilerini yoğunlaştıracaklar. Diplomatik kaynaklar, Hatemi yönetiminin seçimler öncesi batıya açılma politikası çerçevesinde Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi’yi bazı Avrupa başkentlerine gönderdiğini, Harrazi’nin son ziyaretini ise Ankara’ya yaptığını da hatırlattılar. Aynı kaynaklar, iran’da halen çok başlı bir yönetim yapısının varolduğuna da dikkat çekerek Türkiye’nin PKK ya da Hizbullah terörüne İran desteği sıkıntısının da bu oluşumdan kaynaklandığını belirtiyorlar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT