BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yandı ha yandı!..

Yandı ha yandı!..

Kamuoyunda oluşturulan bahar havası gelip geçici. CHP’yi fırtınalı ve karlı günler bekliyor. Solda bütünleşme adı altında geri dönenlerin oyunlarına alet olmamak için çırpınacaksın. Deniz’in geride bıraktığı birikintilerin oluşturduğu dalgalarla mücadele edeceksin. Bir koltukta birden çok karpuz taşımak zorunda kalacaksın. Bu karpuzlardan birini düşürdüğün zaman dengeler altüst olacak. Genel başkanlığın tartışılacak. Toparlamak için çok uğraşacaksın, debelenirken yeni yaralar alacaksın. Bugün seni el üstünde tutanlar yarın menfaatlerine bir halel geldiği zaman acımayacak yerin dibine sokacaklar.



Kamuoyunda oluşturulan bahar havası gelip geçici. CHP’yi fırtınalı ve karlı günler bekliyor. Solda bütünleşme adı altında geri dönenlerin oyunlarına alet olmamak için çırpınacaksın. Deniz’in geride bıraktığı birikintilerin oluşturduğu dalgalarla mücadele edeceksin. Bir koltukta birden çok karpuz taşımak zorunda kalacaksın. Bu karpuzlardan birini düşürdüğün zaman dengeler altüst olacak. Genel başkanlığın tartışılacak. Toparlamak için çok uğraşacaksın, debelenirken yeni yaralar alacaksın. Bugün seni el üstünde tutanlar yarın menfaatlerine bir halel geldiği zaman acımayacak yerin dibine sokacaklar. Dersini iyi çalış, uzatılan her mikrofona konuşma. Üslubuna dikkat et, ucuz kelimelere başvurma. Telaffuz hatalarına kurban gitme. Tezgâhtara vestiyer, havuzlu villaya, villalı havuz deme... Rakamları karıştırma. Terör olaylarında 30 milyon değil 30 bin insanımızı kaybettik. Ecevit şapkası ve spor gömlekle halkçılık olmaz. Halka daha yakın olmak istiyorsan; onlar gibi düşünmeyi, onlar gibi hissetmeyi, onlar gibi yaşamayı öğren. Siyaset hıyanet dolu, kendini koru. Sav’a karşı ihtiyatlı ol, tava gelme. İktidar koşusuna çıktığın arkadaşların yolda seni terk edebilir. Medya bugün tutar, yarın tanımaz. Bu anlattıklarımın adresi belli. İsmini zikretmeye bile gerek yok, hepiniz tanıyorsunuz. Uzun lafın kısası; bizim Halkçı Gandi yandı ki ne yandı! Onu Melih Gökçek’in doluluk oranı yüzde 80’lere varan barajları bile söndüremeyecek!.. Böyle kuma dostlar başına İspanyol Ressam Picasso’nun metresini çizdiği tablo 106.4 milyon dolara alıcı bulmuş. Karısını resmettiği tablo ise 2 gün sonra ancak 10 milyon dolara satılabilmiş. Şu sanatseverlerin güzellik anlayışına hayranlık duymamak mümkün mü? Kimin yanında yer alacaklarını çok iyi biliyorlar. Bizzat yapmaya cesaret edemediğini parayla halletmek onlara haz veriyor herhalde! Şimdi tebrik zamanı Psikologlara göre rahatlamak için suya sabuna dokunmak yeterli. El yıkamak zihindeki kuşkuları ve tereddütleri yok ettiği için insanın hayata bakışında yeni bir temiz sayfa açma hissi doğuruyormuş. Bu sütunda zaman zaman konuk ettiğimiz Sağlık Bakanımızı tebrik etmenin tam zamanı geldi: Prof. Dr. Recep Akdağ “Suya sabuna dokun hastalıklardan korun” diye kampanya başlatmıştı. Ne kadar da haklıymış. Uzağı gören devlet, siyaset ve bilim adamı budur işte... Michigan Üniversitesi’nin bilim adamları Sağlık Bakanımızın öngördüğü noktaya ancak bir yıl sonra bugün gelebildiler. Buna da şükür.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT