BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne kiracı memnun ne mal sahibi

Ne kiracı memnun ne mal sahibi

Bütün şeffaf yönetimlerde olduğu gibi, bizim demokratik yönetimimizde de kanunlar milletin hayrına çıkarılır.



Bütün şeffaf yönetimlerde olduğu gibi, bizim demokratik yönetimimizde de kanunlar milletin hayrına çıkarılır. Tıpkı kira kanununda olduğu gibi. Malum, kiralar bu sene için en çok yüzde 25, gelecek sene için de yüzde 10 oranında artırılabilecek. Bunda amaçlanan pahalılığı önlemek, yani enflasyonu aşağı çekmektir. Çıkarılan kanun, gerçekte milletin hayrına mı? Diğer bir ifade ile çıkarılan bu kanun, hiç olmazsa kiracı konumunda olanları memnun edebilecek mi? Ve, zannedildiği gibi enflasyonu aşağı çekebilecek mi? Bir kere, kanunun dedikodusu çıktığı günden kanunlaştığı zaman süreci içinde mal sahipleri, kendileri için gerekli tedbirleri aldılar. Kiracıları ile kira kontratlarını kanundan etkilenmeyecek şekilde (yüzdelik artışlarla) düzenlediler bile!.. Sene içinde (kanun yürürlüğe girdikten sonra) kontrat yenileyenler de şekil olarak kanuna uyacak, gerçekte ise mal sahibi-kiracı aralarında anlaştıkları gibi bildiklerini okuyacaklardır. Eşyanın tabiatına aykırı kanun çıkarırsanız olacağı budur! Hükûmet, parada da aynı yanlışa düştü. Serbest piyasa kurallarına taban tabana zıt bu uygulamalar IMF’nin isteği doğrultusunda alınıyor. Ya, dünya ile entegre olup serbest piyasa ekonomisinin bütün kurum ve kurallarını hayata geçirirsiniz. Ya da, kendinizi dünyadan tecrit eder, içerde istediğiniz kanunu çıkarır, istediğiniz kararları uygulamaya koyarsınız. Ama, bu şekilde kendiniz çalıp kendiniz oynarsınız! Ülkeler, kendi içlerinde aldıkları kararlarla paralarının değerini korur, yabancı paralara değer biçebilirler! Ama bu ülkelerin dünya ülkeleri ile işi olmaz. Ekonominin ana kuralı olan arz ve talep işlemez. Yani ne sunulan mal ve hizmet vardır, ne de bu olmayan mal ve hizmetlere müşteri... Bu tür ekonomileri dünya, 20. yüzyılda Komünist sistemde gördü. Daha doğrusu yıkıldıklarında görülebildiler. Çünkü yıkılmadan önce bu ülkeler kapalı kutu idi. Ne dışarıdan içeri girilebiliyor ne de içerdekiler dışarı çıkabiliyordu. Yıkıldıklarında görüldü ki, bu ülkeler en az 50 sene öncesini yaşıyor. Biz bu sistemi istemedik. Dünya ile entegre olmak, dünya ile beraberce yaşamak istedik! Bunun yolu da Serbest piyasa ekonomisinden geçiyor. Burada kuralları piyasanın kendisi belirliyor. Yani arz ve talep. Burada ben yaptım oldu ile bir yere varılamıyor. Kiraları dondurmak ve dövizi bastırmak gibi kararları alabilir ve hatta uygulamaya koyabilirsiniz de, bunun kokusu sonradan çıkar! Nedense bizde, her çıkarılan kanunla ve her alınan kararla namuslu ve dürüst vatandaş cezalandırılır! Yani, kanuna ve kararlara uyanlar... Diğerleri, nasılsa bir yolunu bulup, kâğıt üzerinde kanuna uyar gibi gözüküp bildiğini okuyor! Ya dürüst vatandaş; o ne yapsın? Kadıncağız televizyon ekranından haykırıyor: Bir dairem var kirada.. Ondan aldığımla çocuğumun okul taksidini ödeyebiliyorum. Kiramı donduranlar, okul ücretlerini de dondurabiliyorsa ne âlâ... Özel okul ücretlerini yüzde 50 artırıp, kirayı yüzde 25’le sınırlandırırsanız ve okul ücreti gibi örnekleri çoğaltırsanız bunun adı tavşana kaç tazıya tut olur! Bu kafayla ne mal sahiplerini, ne de kiracıları memnun edebilirsiniz. Sadece kuyuya bir taş daha atmış olursunuz!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102657
    % -0.63
  • 5.4598
    % -0.17
  • 6.2134
    % 0.06
  • 7.1829
    % 0.41
  • 230.417
    % 0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT