BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gençler yaz kampları için hazırlanıyor

Gençler yaz kampları için hazırlanıyor

Okullar tatile, çocuklar ve gençler kampa hazırlanıyor. Bütün kampları tek çatı altında toplamak ve bu kültürü geliştirmek için dernek kuran Fahrettin Gözet, yaz kamplarına devam edenlerin birlikte yaşamayı öğrenen, paylaşımcı, sosyal ve lider vasıflı bireyler hâline geldiğini söylüyor.



> Kurtbay ÖNÜR - İSTANBUL LİDER OLUYORLAR Okullar tatile, çocuklar ve gençler kampa hazırlanıyor. Bütün kampları tek çatı altında toplamak ve bu kültürü geliştirmek için dernek kuran Fahrettin Gözet, yaz kamplarına devam edenlerin birlikte yaşamayı öğrenen, paylaşımcı, sosyal ve lider vasıflı bireyler hâline geldiğini söylüyor. Kamplarda gençler, her türlü sportif faaliyeti yapıyor. Kamp kültürü son yıllarda dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla rağbet görüyor. Kampçılığı geliştirmek üzere kurulan Kamplar Derneği, sportif, eğlence ve eğitim amaçlı bütün kampları tek çatı altında toplamak için mücadele ediyor. Yurt dışındaki organizasyonlarla kampçı ve kamp personeli değişimi için de girişimlerde bulunan dernek, kamp tesisleri, ulaşım araçları ve malzemelerin güvenlik ve sağlık standartlarını belirleyip denetimlerini yapıyor. Derneğin kurucu başkanı Fahrettin Gözet ile kamplar üzerine uzun süre konuştuk. Kampçılık serüveni nasıl başladı? Amerika kıtasında başlayan kampçılığın 150 yıllık bir geçmişi var. Amerikan Kamplar Derneği bu yıl 100. yılını kutluyor. Amerika’ya her yıl 35 bin yabancı kamp eğitmeni geliyor. ABD’de her yıl kamplara 10 milyon çocuk katılıyor. Ülkede kamp sektörünün büyüklüğü yıllık 20 milyar dolar. Artık bu konuda çok profesyoneller, spor, sanat ve eğitim kampları var. Türkiye’de 20 milyona yakın genç nüfus var. Kampçılık için büyük bir potansiyel değil mi? 15 milyon tahsil gören çocuk var. Nüfusun yaklaşık yüzde 55’i, 24 yaşın altında. Devlet, ilçe belediyeleri, vakıflar ve özel kuruluşlar tarafından düzenlenen gündüzlü kamplara 1-1.5 milyon çocuğun katıldığı tahmin ediliyor. Bu kampların oluşturduğu bir değer var. Biz bu kampları, standartlarının belirlenmesi, daha rahat çalışma ortamının oluşturulması için Kamplar Derneği çatısı altında bir araya getirmeye çalışıyoruz. BİZDEN ÇOK ÖNDELER Dünya epey önde herhâlde? Amerika örneğini vermiştim. Keza Avustralya’da kampçılık neredeyse eğitimin bir parçası. Çocuklar okul sezonu sırasında kamplara katılmak zorunda. Aileler ücreti kendi ödüyor ama ödeyemeyenler devletten destek alıyor. Yunanistan bile bu işe 35 yıl önce başladı. Rusya Kamplar Derneği bu işin en profesyonellerinden. Ailelerin güvenlik endişesi malum. Çocukları neden kampa gönderelim? Kamplar çocukların hayata hazırlanmasında ebeveynlere büyük oranda destek oluyor. Bence bu konuda aşırı hassasiyet ve güvenlik endişesi taşıyoruz. Maalesef tek çocuklu ailelerin sayısı da arttı. Bu da paylaşmayı bilmeyen, evlerde çok fazla alan bıraktığımız egoları gelişmiş, çocuk kimliklerini ortaya çıkardı. İşte kamplar, üzerine çok fazla düşülen bu çocukların, liderlik, paylaşım, tabiatı tanıma ve takım ruhu gibi şeyleri öğrenmesini sağlıyor. Kamp; çocukları ve gençlerin duygusal ve fiziksel gelişimlerine katkıda bulunuyor. Farkındalık ve liderlik aşılıyor, güvenli bir ortamda tecrübe edinme ve kendini geliştirme imkanı sunuyor. Hayata hazırlıyor yani. HER TÜRLÜ KAMP VAR Kamplarda spor, sanat dışında çocuklara neler aşılanıyor? Çocuklar kampların çeşitliliklerine göre ayrılıyorlar. Çocuklar ebeveynlerin isteklerine ya da çocukların kabiliyetlerine göre basketbol kampları, izcilik veya sanat kamplarına gönderilebilir. Kamp hayatı çocukların ihtiyaçlarına da cevap veriyor. Her türlü ilgi, yaş, beceri, bütçe ve döneme uygun kamp programları var. Bilge Zeren Aksu, iki ayrı kategoride birinci oldu. Genç dâhiler Amerika’dan ödülle döndü Türkiye’nin genç bilim insanları, 9-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında ABD’nin California eyaletinde San Jose kentinde düzenlenen geleneksel Intel Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı’ndan (ISEF) bu yıl dört farklı ödülle döndü. Bu yıl 61.’si düzenlenen ISEF’te 59 ülkeden katılan yaklaşık 1600 öğrenciyle karşı mücadele eden gençlerimizin 7 projesinden 3’ü Türkiye’ye ödül getirdi. Ankara Fen Lisesi öğrencisi 18 yaşındaki Bilge Zeren Aksu, ISEF’te Mühendislik kategorisi Bio-mühendislik alt kategorisinde Plazma Bilimi Koalisyonu (CPS) ve Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) tarafından iki ayrı birincilik ödülüne layık görüldü. 15 yaşındaki İzmir Özel Fatih Fen Lisesi öğrencisi İdil Özdamar, mühendislik kategorisi termodinamik ve güneş enerjisi alt kategorisinde üçüncülük elde etti. 17 yaşındaki Ankara Fen Lisesi öğrencisi Bayram Safa Çiçek de geometri kategorisinde büyük ödül dördüncülüğüne layık görüldü. ISEF’te ilk üç ABD’den çıktı. Hayatın tadı özde Bir grup genç, üniversitedeki eski hocalarını ziyarete gitti. Hoca misafirlerine kahve ikram etmek istedi. Büyük bir termosa sıcak su koyup, ucuz ve pahalı görünümlü değişik ebatlarda fincanlar getirdi. Herkes en iyi görünen bardaklara yöneldi. Bunun üzerine hoca şu dersi verdi: “Bardağın kalitesi kahveye hiç bir şey katmaz. Hayat bir kahvedir. Para, iş ve kariyeriniz ise bardaklardır. Seçtiğiniz bardak hayatınızın kalitesini belirlemediği gibi, değiştirmez de. Bazen bardağa odaklanmak kahvenin tadını almanızı engeller. En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip olanlar değildir. Sadece en iyi şekilde hayatın tadını çıkaranlardır.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT