BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Salih Amcalar çok azaldı!

Salih Amcalar çok azaldı!

Kul hakkına gösterilen hassasiyetlerle ilgili olarak hep geçmişten örnekler veriyoruz. Peki, günümüzde kul hakkına önem veren yok mu? Az da olsa var tabii ki. Başımdan geçen bir olayı anlatayım: Öğrencilik yıllarımda, yaz tatillerinde Akçakoca, Dadalı köyü yol sapağında bulunan benzinlikte çalışıyorum. Burası Ereğli Demir Çelik Fabrikası’nın güzergâhında olduğu için, müşterilerimizin çoğu demir taşıyan kamyon şoförleri olurdu. Bunlardan biri de Salih Amca idi. Hoşsohbet biriydi. Bir gün, yüklü kamyonu pompanın yanına çekip, “Evlât, ful yap! Ben bir çay içip geleyim!” dedi.



Kul hakkına gösterilen hassasiyetlerle ilgili olarak hep geçmişten örnekler veriyoruz. Peki, günümüzde kul hakkına önem veren yok mu? Az da olsa var tabii ki. Başımdan geçen bir olayı anlatayım: Öğrencilik yıllarımda, yaz tatillerinde Akçakoca, Dadalı köyü yol sapağında bulunan benzinlikte çalışıyorum. Burası Ereğli Demir Çelik Fabrikası’nın güzergâhında olduğu için, müşterilerimizin çoğu demir taşıyan kamyon şoförleri olurdu. Bunlardan biri de Salih Amca idi. Hoşsohbet biriydi. Bir gün, yüklü kamyonu pompanın yanına çekip, “Evlât, ful yap! Ben bir çay içip geleyim!” dedi. Kamyonunun deposunu doldurup, başka vasıtalarla ilgilenmeye başladım. Ben istemeyi unuttum, o da vermeyi unutup çekip gitti... Aradan bir saat kadar geçmişti ki, bir de ne göreyim? Salih Amca 20 tonluk kamyonu ile benzinliğe girmiyor mu? Kan ter içinde arabadan indi. Hemen sordum: - Salih amca, hayırdır inşallah, arıza falan mı oldu? - Ne arızası evlâdım, mazot parasını vermeyi unutmuşum; onu vermeye geldim. - Şu sıcakta, bunun için, bu kadar yoldan dönülür mü Salih Amca? Nasıl olsa iki gün sonra yine geleceksin, o zaman verirdin. - Evlad, buradan ayrıldıktan yarım saat sonra, parayı vermediğim hatırıma geldi. Önce senin gibi düşündüm, dönüşte veririm, dedim. Fakat içim rahat değildi. Yarım saat bunun muhasebesini yaptım; sonunda geri dönmeye karar verdim. İki sebepten geri döndüm: Birincisi, yolculuk hâli bu... Gidip de dönmemek var bu işin içinde. Yarına çıkmaya garantimiz var mı? Ahirette, “Geri dönüp vermen mümkün iken niçin dönmedin?” diye hesap sorulduğunda, ne cevap verecektim? İkincisi, biliyorum, akşam sen hesap vereceksin. Açığın çıktığında, patronun sana bağırıp çağıracak, belki de “Çaldın!” diye seni işten atacak. O zaman, ben senin hakkını nasıl ödeyeceğim? İşten ayrılacağın için, belki de seninle görüşüp helâlleşmemiz de mümkün olmayacak... Bütün bu sebepler, geri dönmem için yetmez mi?.. > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT