BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kore’de tehlikeli gerilim!

Kore’de tehlikeli gerilim!

Güney Kore’ye ait bir savaş gemisinin geçtiğimiz günlerde Kuzey Kore’ye ait bir denizaltıdan fırlatılan torpidoyla batırılması iki ülke arasında 60 yıldır devam eden gerilimi tehlikeli boyutlara taşıdı.



G.KORE ORDUSU KUZEY SINIRINDA Kore yarımadasının 38. paraleli üzerinde 25 Haziran 1950’de başlayan Kuzey-Güney savaşının 60. yılında, tüm dünyanın endişeyle takip ettiği gelişmeler yaşanıyor. Güney Kore; bir savaş gemisinin Kuzeyliler tarafından batırılmasından sonra Kuzey Kore sınırına yakın bölgede askerî tatbikat yapmaya başlarken, Kuzey Kore ordusu da alarm durumuna geçirildi. 60 YILDIR SÜRÜYOR Güney Kore’ye ait bir savaş gemisinin geçtiğimiz günlerde Kuzey Kore’ye ait bir denizaltıdan fırlatılan torpidoyla batırılması iki ülke arasında 60 yıldır devam eden gerilimi tehlikeli boyutlara taşıdı. NÜKLEER TEHLİKE İki ülkeyi ikna çabaları sürüyor. Çünkü Güney ve Kuzey Kore arasında başlayabilecek bir savaşta, nükleer silahların da kullanılabileceği ihtimali, bölgedeki durumdan duyulan endişeyi artırıyor. Kore Yarımadası’nı ikiye bölen 38. paralel üzerinde 25 Haziran 1950’de başlayan silahlı çatışma, Soğuk Savaş döneminin ilk büyük savaşı olmuştu. Çin Halk Cumhuriyeti ve Sovyetler Birliği’nin desteklediği Kuzey Kore ile ABD’nin desteklediği Güney Kore arasındaki çatışma 1953’e kadar sürmüş, büyük çoğunluğunu Koreli sivillerin oluşturduğu 5 milyondan fazla insan hayatını kaybetmişti. Türkiye de, Birleşmiş Milletler bayrağı altında Kuzey Kore’ye karşı savaşmak üzere bölgeye asker gönderen 16 ülke arasında yer almıştı. Savaş sona erdiğinde her iki taraf da hiçbir toprak kazancı elde edememiş, Kore’nin bölünmüşlüğü tescil edilmişti. Takip eden yıllar boyunca dünyada çok şey değişti. İki kutuplu düzen ortadan kalktı. Doğu Bloku’nun lideri Sovyetler Birliği dağıldı. Komünizm, dünyayı tehdit eden bir ideoloji olmaktan çıktı. Kuzey Kore’nin taklid ettiği Çin’de bile, kontrollü ama kararlı bir dönüşüm yaşandı; Çin hızla kapitalistleşti. Kore’dekine benzer ideolojik temelli bir savaşın yaşandığı Vietnam bütünlüğünü sağlayıp, dünyaya entegre oldu. KAPALI KUTU KUZEY KORE İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden 45 yıl boyunca uluslararası sistemi yönlendiren tüm dinamikler yeniden tanımlanırken, Kuzey Kore söz konusu değişim rüzgârlarından hiç etkilenmedi. Tek parti ve tek adam yönetimlerinin halen sürmekte olduğu çoğunluğu Orta Doğu’da yer alan ülkeler bile küreselleşme dalgaları karşısında insan hakları, demokratikleşme, serbest piyasaya eklemlenme, iletişim kanallarını geliştirme gibi bazı alanlarda az çok ilerleme sağlarken, Kuzey Kore dünyanın kapalı kutusu olmaya devam etti. Pyongyang yönetimi dış dünya ile kendisi arasına ördüğü kalın kale duvarlarına tek bir kapı bile açmadığı gibi, Güney Kore ve Japonya gibi bölge ülkelerini son derece rahatsız edici biçimde kendi nükleer silahlarını ve bunları fırlatma mekanizmalarını geliştirdi. Doksanlı yıllarda Kuzey ve Güney Kore arasında kurulmaya çalışılan diyalog mekanizması sağlıklı şekilde çalışmadı. İki Kore arasında karşılıklı güveni tesis etmeye yönelik çabalar hep sonuçsuz kaldı. Seul ve Pyogyang, aralarındaki husumeti ortadan kaldıracak sağduyulu bir yaklaşımı birbirlerine karşı takınamadılar. Bugün, Kore Savaşı’nın başlamasının 60. yılında, 38. paralel üzerinde tüm dünyanın endişeyle takip ettiği gelişmeler yaşanıyor. Güney Kore’ye ait bir savaş gemisinin 26 Mart’ta, Kuzey Kore’ye ait bir denizaltıdan fırlatılan bir torpidoyla batırıldığının ortaya çıkmasından sonra iki ülke arasındaki gerilim süratle yükseldi. Güney Kore birlikleri, Kuzey Kore sınırına yakın bir bölgede askerî tatbikat yapmaya başlarken, Kuzey Kore ordusu alarm durumuna geçirildi. 60 yıl öncekinden farklı olarak, iki ülke arasında başlayabilecek bir savaşta, nükleer silahların da kullanılabileceği ihtimali, bölgedeki durumdan duyulan endişeyi artırıyor. ABD Seul’ü, Çin ise Pyongyang’ı, sonuçları her iki ülke açısından da yıkıcı olabilecek bir çatışmaya girmemek konusunda ikna etmeye çalışıyor. Aslında, Çin’in desteği olmasa Kuzey Kore yönetiminin bugüne kadar ayakta kalmasına imkan olmadığı açık bir gerçek. Kore’nin bölünmüşlüğü, 21. Yüzyılın ilerleyen dönemlerinde ABD ile Çin arasında yaşanabilecek küresel hakimiyet mücadelesinin bir sembolü olarak orada duruyor. Kore yarımadası, bundan 60 yıl önce, Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışmasının yaşandığı bir yer olduğu gibi, bu kez ABD ile Çin arasındaki bir hesaplaşmanın başlangıç noktası olabilir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT