BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Azı şifa çoğu zarar DELİ BAL

Azı şifa çoğu zarar DELİ BAL

Karadeniz bölgesinde yetişen Orman Gülü bitkisinin çiçeklerinden elde edilen deli balın, uygun dozda alındığında ilaç gibi etkili ama bir çay kaşığından fazlası ise zehirlenmelere sebep oluyor



Sevimli Lezzetler Sevim GÖKYILDIZ sevim.gokyildiz@tg.com.tr  Elimdeki kitap tam 407 sayfa. Parlak kuşe kağıda basılmış. İçinde bala dair her şey var. Adı: Ballı yayınlar. Hazırlayan: Nilhan Aras. Metro Kültür Yayınları- Gastro Dizisi’nden. İki bölüm, her biri kendi konusunda uzman 35 kişinin yazılarından oluşuyor. İlk bölümde daha çok arı ve balla ilgili bilimsel yazılar. İkinci bölümde ise balın tarihsel, sanatsal, toplumsal yönlerine değinen edebi yazılar mevcut. 20 milyon yıldan beri, doğanın çalışkan, disiplinli, sevimli küçük kanatlısı arı, milyonlarca yol katederek binbir çiçeği dolaşarak kendi besinini yani balı üretiyor. Aynı zamanda bitkilerin tozlaşmasını, üremelerini sağlıyor. Böylece doğayı koruyor, tarımı dengeliyor. Yurdumuzdaki balla ilgili ilk tarihi bulgular Çatalhöyük’teki Hititlere ait duvar resimlerinden başlıyor. Bal, Hitit mutfağında çok kullanılırdı. Kızarmış etlerin üzerine dökülen zeytinyağlı sosa eklenir, ekmek ve çörekleri tatlandırmak için hamura katılır, kimi hastalıkların tedavisinde şifalı bir yiyecek olarak yenilirdi. Anadolu’dan geçen tüm kavimlerin mutfaklarında her zaman bal oldu. Osmanlı devrinde, saraya getirilen en makbul bal, Rumeli Malkara’dan getirilendi. 1525 yılında, İstanbul’da bal çeşitleri ve kayıtları: Asel-i Sofya kıyyesi (Sofya balı) 5 akçe, Asel-i uklamur kıyyesi (Ihlamur balı) 4.5 akçe, Asel-i Adalar kıyyesi (Ege balı) 4 akçe, Asel-i Trabzon kıyyesi: 2.5 akçe. Gördüğünüz gibi o devride Sofya balı pahalı, Trabzon balı en ucuz. Günümüzde ise tam tersi. Trabzon, özellikle Hemşin’den gelen, Kafkas arılarının yaptığı balın pahalılığının sebebini düşünmeden edemiyor insan. Ya üretim azaldı ya da balın kalitesinin yeni farkına vardık. MİS KOKULU ÇİÇEKLER VE BAL Bal arısı var, eşek arısı var. Aynı şekilde, tatlı, kokulu, faydalı bal var. Bir kaşığı ile sizi hasta eden, daha çok yerseniz ölüme kadar varan zehirlenmelere sebep olan deli bal var. Kitaptan alıntılarla size deli balı anlatacağım. Daha sonra balla ilgili merak edilen konulara değineceğim. Bal denildiğinde, aklımıza hep renkli mis kokulu çiçekler gelir. Ülkemiz florasının zenginliği, arıların ziyaret ettiği bitkilerin çeşitliliğini sağlar. En çok bilinenler kestane, narenciye, kekik, yonca, akasya, ayçiçeği, hodan, badem, hatmi, kayısı, ıhlamur hatta pamuk ve mısır bir de Muğla bölgesinin meşhur çam balı var. Satın alırken, bütün çiçekleri kapsayan, genel bir adlandırma ile “Çiçek balı” ya da “Çam Balı” alıyoruz. Halbuki, arıcılığın geliştiği Güney Fransa’da kovanların yerleştirildiği tarlalara göre “Lavanta Balı” veya “Portakal Çiçeği balı” bulabiliyorsunuz. Çoğu üründe olduğu gibi, kaliteli, nitelikli balımız var. Ancak henüz coğrafi işareti ya da elde edildiği çevre yeterince belirlenmediğinden menşeini öğrenemiyoruz. ALTERNATİF TIP İLACI Benim yıllardır merak ettiğim “deli bal” kitapta uzun uzun anlatılmış. Karadeniz bölgesinde 1800 metrenin üzerindeki ormanlarda bol yetişen halk arasında Orman Gülü ya da Dağ gülü adı verilen ( Latince: Rhododendron Pontica). Karadeniz bölgesinde yaşayanlar yakından tanırlar. Kocaman, zarif, pembe bazen eflatun güzel çiçekli uzunca boylu bir bitkidir. Bugün 2000’e yakın çeşidi park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Dünyada Avrupa’da Alp dağlarında, Kafkas dağlarında ve Himalayalarda bolca görülür. Kitapta, Bahçeşehir Üniversitesinden, Dr. Defne Karaosmanoğlu deli balın, uygun bir dozda alındığı takdirde, alternatif tıp ilacı gibi iyileştirici etkisi olabileceğini, buna karşılık bir çay kaşığından fazla yenildiğinde ciddi zehirlenmelere sebep olabileceğini söylüyor. Tansiyonu düşürüp, geçici baygınlıklara sebeb olduğundan tarihte belkide ilk kimyevi silah olarak kullanılmış. Mesela, MÖ 400’lerde, Perslerden kaçıp Trabzon’a geçmekte olan Yunan ordusunda 10000’e yakın asker bu balı yedikleri için rahatsızlandılar. Kusma, ishal ve halsizlikten yollarda kaldılar. Askerlik tarihinde deli balın kullanıldığı en yakın tarih 1489’dur. Yine bu bölgede 10000 Tatar askeri Ruslar tarafından deli bal yedirilerek öldürülmüştür. ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ 407 sayfada bal ve arı hakkında pek çok bilgi var. Son günlerde gündemde bir konu. Bilim adamlarının dehşetle izlediği, sonucu dünya için hayırlı olmayacak önemli bir olay var. Dünyada özellikle Amerika ve Kanada’da toplu arı ölümleri var. Bu konuda ülkemizde kayda değer bir bulgu yok. Ama bu gelecekte olmayacak anlamını taşımıyor. ODTÜ Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Aykut Kence, Türkiye’nin sekiz farklı iklim kuşağında bulunduğunu, dolayısıyla bitki ve hayvan çeşitliliğinin ülkemiz için çok değerli bir hazine olduğunu ifade ediyor. Yurdumuzda hemen her bölgenin kendine özel, kendini o bölgenin doğasına uyarlamış binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan arı ırkları var. Kence‘ye göre, ABD, Çin, Avustralya gibi ülkelerdeki arılar, sadece birkaç yüz yıl önce İtalya’dan ithal edilmiş arılar. Halbuki, bizim arılarımız bu toprakların arıları, yerli ırk. Bu ırkın korunması gerekliliğine değinen, Prof. Kence, her bölgede arı yetiştiricilerinin kendi bölgelerindeki yerel arıları koruyup islah etmesinin arıcılığımız için en uygun çözüm olacağını vurgulamış. Çalışkan, sevimli arıların bize hediyesi, ağzımızın tadı, şifalı besin maddesi bal, hayatımızda sadece soframızda yer almıyor. Kelime olarak dilimizde güzellikleri, tatları anlatmak içinde kullanılıyor. Yazımı balla ilgili üç güzel mani ile bitirmek istiyorum. Halk bilimci Sabri Koz’dan alınmıştır. Tüm günleriniz bal kadar tatlı geçsin, sevgili okurlar.  Deli Bal’ın özü olan Orman Gülü çiçeği...  Sabri Koz’dan üç BAL manisi Bal koydum yinsün diye Yürekler yansun diye Kızlar çalıma girmiş Ergenler alsun diye Ay aydını ışığı Elinde bal kaşığı Dün gece nerde idi Gönlümün yaraşığı Çini tabakta bal var Sevdada başka hal var Beni sana vermezler El aç Allah’a yalvar
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT