BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaybedeceğimiz için kaybettik!..

Kaybedeceğimiz için kaybettik!..

UEFA Başkanı Platini’ye ateş püskürüyoruz; “Siyaset karıştırdı” diyoruz ateş püskürüyoruz, “Rüşvet çalıştı” diyoruz ateş püskürüyoruz;



UEFA Başkanı Platini’ye ateş püskürüyoruz; “Siyaset karıştırdı” diyoruz ateş püskürüyoruz, “Rüşvet çalıştı” diyoruz ateş püskürüyoruz; “Yolumuzu kesti” diyoruz, ateş püskürüyoruz!.. Hiç aynaya bakmıyor ve “kendimize sormamız gereken” en basit soruları bile sormuyoruz!.. “Suçlu Platini ise”, bir başka pencere açalım ve “sormamız gereken başka sorular var mı” bir bakalım: Bir an, “Şenes Erzik’in UEFA Başkanı ve de Platini’nin onun 1. Asbaşkanı olduğunu” düşünelim. Bu arada da “bugünkü gibi” iki ülke arasında gene “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne kabulü” ile ilgili tam bir “diplomatik mücadele ve prestij savaşı sürsün!..” Ve de, “oylama yapılsın”, bu oylama öncesinde ve sırasında Şenes Erzik, “bugünkü Şenes Erzik gibi seyretsin” ve “Fransa, 2016’yı alsın”, söyler misiniz bana, “Şenes Erzik’i vatan haini ilân eder miydik, etmez miydik?..” Bunu beğenmediyseniz, başka bir senaryo yazalım; bu seçimde “Şenes Erzik ağırlık koysaydı” ve “2016 Avrupa Şampiyonası finallerini biz alsaydık”; böyle bir sonuçta, “Şenes Erzik’i kahraman ilân eder miydik, etmez miydik?..” Bizimki yaparsa, hak ve şak şak; elin oğlu yaparsa, tuh ve yuh!.. “Platini, Fransa’dan yana ağırlığını koymuş”, elbette koyacak; bugüne kadar “koymayan” var mı; Uluslararası Olimpiyat Komiteleri’nin başkanları, FIFA’nın başkanları, UEFA’nın başkanları, bilumum spor branşlarının başkanları “öyle ya da böyle” ve de “şu veya bu meselede”, dahası “o ya da bu seçimde” hep ağırlık koymadılar mı?.. Ve “bizler”, yıllar yılı “hakem tayininden, Türkiye’ye önemli organizasyonların verilmesine kadar” Şenes Erzik’ten hep ama hep “ağırlığını koymasını beklemedik” mi, “istemedik” mi; koyduğunda alkışlamadık mı?.. Şenes Erzik Bey, kaç yıldır bu işlerin içinde? Şenes Erzik Bey’in “UEFA tarihinde bugüne kadar en uzun süre yöneticilik yapan kişi (21 yıl)” unvanı yok mu?.. Şenes Erzik Bey “UEFA yönetiminde göreve başlarken”, Platini “daha futbolu yeni bırakıp, teknik direktörlüğe soyunmamış” mıydı?.. UEFA’da “Şenes Erzik Bey’e göre”, henüz “dünkü çocuk” sayılan Platini, “Şenes Erzik Bey’in UEFA’daki görevi sebebiyle bunca yıldır çok sıkı dostluklar kurduğu, bazılarıyla UEFA yönetimlerinde beraber çalıştığı kişileri tek tek avlayıp, oylarını Türkiye’den, Fransa’ya çevirirken” Şenes Erzik Bey ne yapıyordu?.. Her şey olup bittikten sonra konuşacağına, “Platini gerçekten boğazına kadar kulise girmiş ise”, bunu “en iyi bilenlerden biri olması gereken” Şenes Erzik Bey, “sonuçtan sonraya kadar” neden sustu?.. Son bir soru; madem UEFA “böyle” ve Platini de “öyle” ise, o zaman hâl⠓Böyle bir UEFA’da, öyle bir adamın yönetiminde” ve hem de “1. Asbaşkanı” olarak kalmanın anlamı ne?.. Daha çok soru sorulabilir ama, “burada duralım” ve işin özüne bakalım; 2016’yı alamamamızın sorumlusu ne Platini’dir, ne Şenes Erzik Bey, ne futbol Federasyonu’dur, ne Mahmut Özgener, ne Fatih Terim’in nihai kapışmaya götürülmemesidir, ne de Hakan Şükür’ün!.. Türkiye “sporun böylesine en büyük organizasyonlarından birini” alacak durumda değildir; Türkiye’ye “Olimpiyadı vermezler”, ama “artık kimselerin dönüp bakmadığı ve organize etmek istemediği” mesela “Üniversiad’ı verirler” ve bizler de “verdiler” diye düğün bayram ederiz!.. “Verilmeyen büyük organizasyonlar” için de “Neden vermediler” sorusuna, sportif, politik, ekonomik, sosyal, kültürel, teknolojik, yapısal pencerelerden bakıp, “gerçekçi analizler yaparak”, eksiklerimizi, yanlışlarımızı görüp, tedbirlerimizi alacağımıza, “kolaycılığa kaçıp”, Platini’leri, Blatter’leri, yetmezse Şenes Erzik’leri, Mahmut Özgener’leri suçlarız; taaaki “bir dahaki bozguna kadar”; sonra hedefe “başkalarını koyarız!..” Mesela ve sadece “Olimpiyad Stadımız” bile, neden “böylesine büyük organizasyonların Türkiye’ye verilmediğinin, verilemeyeceğinin” adeta “sembolü haline gelmiş” bir “rezalet” anıtıdır; hükümetimizin verdiği “müthiş” garanti, “elin oğlunun nezdinde, sadece verilmiş bir sözdür”, ama o “skandal leşi” dünyanın gözü önünde “orada” bunca yıldır duruyor; elin oğlu kör mü?..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT