BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gönül eğlemekti niyeti!..

Gönül eğlemekti niyeti!..

Cengiz bu ikazı hemen anlamıştı. İşte Seher ortaya çıktığı anda her şey tersine dönüyordu. Annesine asla görünmeyecekti.



Cengiz bu ikazı hemen anlamıştı. İşte Seher ortaya çıktığı anda her şey tersine dönüyordu. Annesine asla görünmeyecekti. - Eğer görünürsem bütün yaptıklarım heba olur. Tutar beni kolumdan çeker alır yanına... diye düşündü. Annesini tanıyordu. Taa oralardan kalkıp buralara geldiyse mutlaka hayatına engel olmaya da kalkacaktı. Oysa onun idealleri, beklentileri farklıydı. - Aklımı başıma toplayıp çok dikkatli davranmalıyım. Beni bulamamalı!... * * * Şahin saatine baktı. Beş veya on dakika sonra çıkardı Şehnaz. Bir sigara yaktı. Dumanı araba camından dışarı üfledi. İyi vakit geçiriyordu bu kızla. Hiç de fena değildi hani. Hayatına bir renk, bir değişiklik gelmişti Şehnaz’la. - Her şeyi yaşamayı hak ediyorum... diye düşündü. Sigarası bitmiş, genç kız hâlâ gözükmemişti. Biraz sonra atölyede çalışan diğer kızlar çıkmaya başladılar. Bakındı, Şehnaz’ı göremedi. İndi arabadan. Genç kızın en yakın arkadaşı olan Leyla’ya doğru yürüdü: - Merhaba, Şehnaz nerede? Leyla kırıtarak cevap verdi: - Gelmedi bugün. Hasta her halde, haber de vermedi... - Yaaa... Demek öyle, teşekkürler... Canı sıkılmıştı. Oysa bütün bir öğleden sonra bu buluşmayı düşünmüştü. Sıcaktan galeriyi erken kapamış, evine giderek bir duş alıp uzanmıştı. Artık genç kızı evine getirmenin zamanı olduğunu düşünmüş, bugün için planlamıştı her şeyi. Onu kibar bir şekilde evine davet edecekti. Genç kızı onun hoşuna gidecek şeylerle kandırıyor, aslında asıl amacı olan kötü emellerini gizli tutuyordu. O asla kimseye bağlanıp kalacak bir adam değildi. Biraz eğlenmekti niyeti. Direksiyonun başına geçti. Sinirlenmişti. Gaz pedalına yüklendi, yaylanarak fırladı araba. Doğruca Soğanlık’a geldi. Genç kızı her zaman bıraktığı yerde bir tur attı. Bir seferinde göstermişti Şehnaz: - Şu karşı ki yokuştan çıkılıyor bizim eve... Ama sakın gelme, annem görürse öldürür seni de, beni de...diye. Hemen direksiyonu kırdı. Yokuşu tırmandı homurdanarak araba. Felaket bozuk bir yoldu. Acımadı arabaya, iyice yüklendi. Sonunda tepedeki iki gecekonduyu gördü. Başka da bir mesken yoktu çevrede. Mutlaka burası olmalıydı. Hemen arabadan indi, sırtını dayadı kaportaya, bir sigara yaktı. * * * Şehnaz annesinin zinciri açışını duyunca koşarak kendini yere atmış, duvarın dibine büzülmüştü. Seher içeri girdi nefes nefese, yan gözle kızına baktı. Öğlen sıcağı içeriyi dayanılmaz bir hale sokmuştu. Hemen dışarıdan sürgülediği camı açtı, biraz hava girdi içeriye. - Kalk, bir ayran yap, azıcık buz alayım ben yandan... Bir dolap alamadık, ne yemek dayanıyor bu sıcakta ne erzak... Usulca kımıldandı Şehnaz. Sesini çıkarmadan mutfak olarak kullandıkları daracık bölmeye girdi. Tezgahın üzerinde bezlere sarılı yoğurt tasının içinden dört beş kaşık yoğurt aldı, plastik bir sürahinin içine doldurdu. Çeşmeden su ekledi üzerine, isteksizce karıştırmaya başladı. Seher söyleniyordu içeride: - Adam gibi çalışaydın, alırdık bir dolap. Eksiğimiz gediğimiz kalmazdı. Aramaya başlardık ağabeyini. Ama sen gidip el alemin adamlarıyla... tövbe tövbe, babanın kemikleri sızlayacak mezarında. Onu vuran o zalim eller kırılsın inşallah, kinim kabardıkça öfke duyuyorum o adam. Elime geçirsem hiç acımadan yok ederdim namussuzu...Cengiz desen kararttı hayatımı, erkek çocuk olacak, sahip çıkacağı yerde çekti o da gitti. Öfkeyle kapıya yürüdü. Yan komşuya seslendi: - Kezbaan... Kız Kezbaan, biraz buz versene bize hele... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT