BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İsrail’e ne yapmalı?

İsrail’e ne yapmalı?

İsrail işgalcidir. Zalim ve küstahtır da aynı zamanda. Filistin ise mazlum ve mağdur. Mazluma yardım etmek “insanım” diyen herkesin görevi. İnançlı insanlar için ibadettir de aynı zamanda. Gönüllü kuruluşlar da yapabilir bu yardımı, devletler de. İHH tarafından yapılan yardımı, AK Parti Hükümeti’nin ucundan kıyısından sahiplendiği görülüyor. Bu doğru mu acaba? “Ne fark eder” diyemeyeceğimiz kadar önemlidir bu sorunun cevabı! Dolayısıyla, hareketin gönüllü mü, yoksa devlet eliyle mi yapıldığının netleştirilmesi lazım.



İsrail işgalcidir. Zalim ve küstahtır da aynı zamanda. Filistin ise mazlum ve mağdur. Mazluma yardım etmek “insanım” diyen herkesin görevi. İnançlı insanlar için ibadettir de aynı zamanda. Gönüllü kuruluşlar da yapabilir bu yardımı, devletler de. İHH tarafından yapılan yardımı, AK Parti Hükümeti’nin ucundan kıyısından sahiplendiği görülüyor. Bu doğru mu acaba? “Ne fark eder” diyemeyeceğimiz kadar önemlidir bu sorunun cevabı! Dolayısıyla, hareketin gönüllü mü, yoksa devlet eliyle mi yapıldığının netleştirilmesi lazım. İHH yaptıysa, mesele yok. Dün yaptığı gibi, bugün de yapabilir, yarın da. Adı üstünde “İnsani Yardım Vakfı” ve ihtiyaç duyulduğu müddetçe yerine getirebilir bu görevi. Şayet, ona, yardım esnasında birileri zarar verirse; hukuki müeyyidesi ağır olur. Kamu vicdanında yargılanması da. Yardım devlet tarafından yapılmışsa, durum farklı olur ama. Devletin, insanları gemiye bindirip “hadi gidin” mantığıyla hareket etme hakkı yok bir kere. Onun sorumlulukları vardır. Güvenliği sağlaması, gerekli diplomatik girişimlerde bulunmuş olması gerekir. Türkiye her platformda Filistin’e destek verdi. Bunun yanı sıra İsrail ile de ticari ve diplomatik ilişki içinde oldu. Burada bir problem yok. Son olaya sahiplenmediği müddetçe, bu ilişkiler sürdürülebilir de. Sahiplendiği takdirde; hepsini gözden geçirme zarureti hasıl olur. İsrail meselesi öyle bir silkelemede hallolacak bir mesele değil. Seneler, seneler var öncesinde. Dolayısıyla, devlet, bu hususta bir şey yapmak istiyorsa; her şeyden önce uzun vadeli stratejiler üretmeye bakmalı. Bir de şu var: İsrail bugünlere yandaşlarının desteğiyle geldi. Şayet, gitmesi isteniyorsa, öncelikle İsrail’in, kendini destekleyenlerin nezdinde itibar kaybetmesini sağlamak lazım. Yahut da, destekçilerinin dünya kamuoyunda İsrail’i savunamaz duruma düşürülmesi gerekiyor. Bir de Filistin tarafı var bu denklemin. Filistin’in de destekçileri var veya olması lazım. Türkiye bu meselenin çözümünde rol almak istiyorsa; İsrail tarafını zaafa uğratırken, Filistin saflarını sıklaştırıcı bir rol oynayarak yapmalı bunu. Yoksa, tek başına kahramanlık Türkiye’ye kısa vadede belki puan kazandırır ama bu hareket maratonu tamamlayamadan saf dışı olmasını da beraberinde getirir. Türkiye’nin ne saf dışı olması lazım, ne de diskalifiye. Maratonu başarıyla tamamlaması, soğukkanlılığı ve itidali elden bırakmamasına bağlı. Hasılı, Filistin meselesi önemli bir mesele. Bir o kadar da girift ve çetrefil. Gönüllü kuruluşların yaptığı yardımları, kamu diplomasisi ile güçlendirip dünya gündeminde tutmak lazım bu meseleyi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT