BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizim klâsikler

Bizim klâsikler

Şûle Yayınları’nın büyük ilgi gören klâsikler dizisinin editörü Dr. Hüseyin Yorulmaz, “Amacımız, bin yıllık tarihimiz boyunca yetişmiş, geride iz bırakmış sanat ve edebiyat adamlarımızın portrelerini ön plâna çıkarmak” diyor.



Yayın dünyasında klasiklerin çok önemli bir yeri vardır. Bunun idrakinde olan birçok yayınevi, bu sahada önemli eserler çıkardı. Bazı yayınevleri, malî sıkıntılara girdikten sonra bu dizileri yarım bıraktı veya ağır aksak sürdürdü. Şûle Yayınları’nın, yayınlamaya başladığı ve geniş bir ilgi gören “Bizim Klasiklerimiz”le ilgili olarak dizinin editörü Dr. Hüseyin Yorulmaz’la konuştuk. Son zamanlarda ülkemizde tercüme eserlerin yerini kendi kaynağımıza dönük çalışmaların almaya başladığını belirten Yorulmaz, “Amaç, tarihî ve kültürel zenginliklerimizin temel taşları olan isimleri, bu isimlerin meydana getirdiği eserleri, eserleriyle birlikte bıraktıkları etkileri günümüz kuşaklarına özet olarak tanıtmak. Bugüne kadar Şark Klasikleri, Doğu Klasikleri, Türk Klasikleri, Osmanlı Klasikleri, Türk-İslam Klasikleri gibi isimler altında çıktı bu tür eserler. Biz hem bir farklılık göstermesi, hem de kuşatıcı bir isim taşıması bakımından dizinin adına ‘Bizim Klâsiklerimiz’ dedik. ‘Bizim’ vurgusuyla da yerliliği öne çıkarmak, üzerinde çalışılan kişilerin rengini ‘bizim’ topraklarımızdan aldığını ifade etmek istedik” diyor. ESKİ VE YENİ BULUŞTU “Son zamanlarda biyografilere yayınevleri tarafından ağırlık verilmeye başlandı. Böyle bir dizide yer alması muhtemel kişiler üç aşağı beş yukarı aynıdır. Ancak bizdeki yayımlanış sırası bıraktıkları izle orantılı değildir” diye konuşan Dr. Hüseyin Yorulmaz şunları söylüyor: “Birisi kalkıp yayımlanan kitaplara bakarak şöyle diyebilir: Bu serinin içinde niçin bir Şeyh Galib, bir Mehmed Akif yok? Edebiyat tarihimizin içinde ilk başlarda yer alan bu isimler 100 kişinin içinde tabiî ki vardır. Ancak biyografilerin yayımında önem sırası esas alınmadığından meselâ Nedim, dizinin 99. kitabı olarak çıkabilir. Bu, kültür ve edebiyatımızın ağır toplarından biri olan bu şairin Türk edebiyatında son sıralarda yer aldığı anlamına gelmez. Bu dizide Tanzimat’ı sınır olarak ele alıp bir eski, bir yeni şeklinde yayımlanmasına dikkat ettik.” KÜLTÜREL ZENGİNLİK Bin yıllık tarihimiz boyunca yetişmiş, geride iz bırakmış sanat ve edebiyat adamlarımızın portrelerini birlikte ve iç içe ön plâna çıkarmak için çalıştıklarını belirten Dr. Yorulmaz, “Böylece Türk toplumunun kültürel dinamikleri diyebileceğimiz kişilerin yaşadıkları dönem, hayatı, kişiliği ve eserleri hakkında günümüz okuyucularına özlü olarak bilgi vermeyi ve tanıtmayı amaçladık. Çünkü biliyoruz ki kendi tarihî kişiliklerimizin ve dünden tevarüs eden kültürel zenginliğimizin kıymetini bildiğimiz zaman bugün bulunduğumuz yeri gereği gibi tanımlayabiliriz” diyor. Aziz Mahmut Hüdayi, Hacı Bektaş-ı Velî, Pir Sultan Abdal, Kaşgarlı Mahmud, Cemil Meriç, Arif Nihat Asya, Muallim Naci, Nurettin Topçu, Evliya Çelebi, Akşemseddin, Cem Sultan gibi isimlerin de ele alınacağını anlatan Yorulmaz, dizinin geleceğiyle ilgili şunları belirtti: “Dizinin 2005 yılına kadar 100’e tamamlanması plânlandı. Başlarda bu sayı 200 olarak düşünülmüştü. ‘Marifet iltifata tabidir’ demişler. Bu iltifat bu şekilde sürerse, dizinin 200’e, hatta 250’ye tamamlanmaması için bir sebep yoktur. O zaman dizide Kınalızade Hasan Çelebi’den Hersekli Arif Hikmet’e, Müstakimzade Süleyman Sadeddin’den Osman Şems Efendi’ye kadar bir zincirin halkaları olarak yaşadığı dönemde belli bir iz bırakmış nice müellif yer alır. Aslında dizinin bir amacı da meçhul meşhurların genç kuşaklara tanıtılmasıdır.” Serinin yeni kitapları Şûle Yayınları’nın ‘Bizim Klasiklerimiz’ serisinden çıkan son dört kitabı şöyle: “Dedem Korkut”, “Fatih Sultan Mehmet”, “Ahmet Cevdet Paşa” ve “Sait Faik Abasıyanık.” Selçuk Kırbaç’ın kaleme aldığı “Dedem Korkut” kitabında Hanlara Öğüt Veren Bilge Dede Korkut tanıtılıyor. İskender Pala’nın hazırladığı “Fatih Sultan Mehmet” kitabında sultan, “İmparatorluk Kurmuş İlk Şair Hükümdar” sıfatıyla yâd ediliyor. Ahmet Cevdet Paşa’yı Zeki İzgöer kaleme almış. “Osmanlı’nın Son Kırkambarı” Ahmet Cevdet Paşa’nın hayatı ve eserlerinin ardından iktisat, tarih, medeniyet ve 19’ncu yüzyılın başlıca meseleleri hakkındaki düşünceleri toplu olarak sunuluyor. “Sait Faik Abasıyanık”ın kitabını İbrahim Kavaz’ın kaleminden okuyoruz. Yazar, “büyük şehrin küçük insanlarını anlatan bir hikâyeci” olarak sunuluyor. (Şûle Yayınları, 0 212 516 82 93)
Kapat
KAPAT