BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İtibar sahibi

İtibar sahibi

Bir banka için itibarlı müşteri kimdir, sorusunu cevaplandırmak zor değildir. Bir iş yeri için de öyle. İtibarlı müşterilerin dışında sıralamaya girebilecek her müşterinin bir kredibilitesi vardır. Kredibiliteye esas olan kriterler vardır.



Bir banka için itibarlı müşteri kimdir, sorusunu cevaplandırmak zor değildir. Bir iş yeri için de öyle. İtibarlı müşterilerin dışında sıralamaya girebilecek her müşterinin bir kredibilitesi vardır. Kredibiliteye esas olan kriterler vardır. ... Kamu otoritesi nezdinde..Yahut hizmet veren kamu kurumları nezdinde itibarlı vatandaş sayılmanın kriteri ne? Ağız alışkanlığı çok vergi verendir derler ama değildir. Kamuda da hiyerarşik sıralama itibarla karıştırılır. Bizde itibarlı vatandaş kriterleri yoktur. Mal, mülk, mevki ile itibar karıştırılıyor. Görevden ayrıldığı zaman kimsenin dönüp yüzüne bakmadığı adama itibar sahibi denilebilir mi? ... Asıl konumuz itibar değil..Şunu söylemek istiyorum: Bankalar bile müşterilerinin siciline göre muamele ediyor. GSM şirketi fatura takıntısı olmayan, ödemesini düzenli yapan adamı diğerlerinden ayırıyor. Ama elektrik idaresi ayırmıyor. Sular idaresi ayırmıyor. Polis, jandarma, hastane ayırmıyor. Kamu hizmeti veren kurumlar, bu anlamda sicili temiz olanlara farklı muamele yapmıyor. Yapmadığı gibi mağdur ediyor. .... Bir vatandaş düşünün hayatında hiç karakola gitmemiş. Kırmızı ışıkta geçmemiş. Vergisini aksatmamış. İnsan ilişkilerinde borcunu aksatmamış. Kimseyle kavga etmemiş. Ama kazandığı ile, harcadığı ile sıradan bir vatandaş. Bu vatandaşı mahallesinde, köyünde, kasabasında diğerlerinden ayıracak bir mekanizmamız yok. Bir sahtekârla nizalı olarak bir karakola gitse peşinen yüzde elli kayıptadır. Yüzde yüz haklı olduğu zaman başa baş gelir. Ömründe bir defa trafik kuralını bilmeden ihlal edip yakalansa yine mağdur olur. Kamu otoritesinin vatandaşına sicil amirliği yapmasını beklemiyorum. Sadece iyileri kötülerden hiç olmazsa lafla ayıracak bir formül geliştirilemez mi diyorum. Adam SSK’lı 50 yıllık hayatında iki defa hastaneye gitmiş. Muhtemeldir ki onun başı her gün o kapıları aşındırandan daha çok ağrır. Onun kayıtlarına bakıp, ey vatandaşımız..Siz 15 yıldır ilk defa geliyorsunuz, diyecek adam da yoktur. Bırakın vatandaşı kamu görevi yapanlar için tutulan siciller bile sahtedir. O sicillere bakarak iyi bir öğretmen, iyi bir savcı, iyi bir yönetici olup olmadığını anlayamazsınız. Çünkü müesses nizamın iyileri ile vatandaşın iyileri hiç birbiri ile örtüşmez. Üstelik kamu görevi yapanlar bir personel gibi, hizmet veren gibi değil, cephe gerisine sızmış düşman askeri gibi enterne edilir ve fişlenir. O fişlere bakınca adamın başarılarını ya da başarısızlığını ya da sahtekârlığını göremezsiniz. Bu da bu ülkenin başka bir garabeti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT