BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Afiyet olsun

Afiyet olsun

Maraş dondurması alırken mağdur olan birçok okurdan telefon aldık. “Bııyyyrrrrin, maraş donduuumaa” eşliliğinde dondurmayı kapmak için müşterileri dakikalarca kıvrandıran bu şahısları öncelikle kınayalım, gerek yanındakilere gerekse kız arkadaşına rezil olanlara “geçmiş olsun” diyelim, bir hal çaresine bakmaya çalışalım...



Maraş dondurması alırken mağdur olan birçok okurdan telefon aldık. “Bııyyyrrrrin, maraş donduuumaa” eşliliğinde dondurmayı kapmak için müşterileri dakikalarca kıvrandıran bu şahısları öncelikle kınayalım, gerek yanındakilere gerekse kız arkadaşına rezil olanlara “geçmiş olsun” diyelim, bir hal çaresine bakmaya çalışalım... Birinci adım: Düşmanı tanı. Bir Maraş dondurmacısını alt etmek o kadar da kolay değildir. Yıllarını turistleri şebek etmeye adamış bu şahıs, elbette ki her saldırıya karşı hazırlıklı ve tecrübelidir. Önce onu tanıyın. Adını sanını, nerede oturduğunu, hangi takımı tuttuğunu, ne yiyip ne içtiğini, tiklerini, kredi kartı borçlarını, kısacası her şeyini öğrenin. Daha sonra hareketlerini izleyin. Külahı ne zaman zillere vuruyor, dondurmayı hangi yöne çeviriyor, hangi elini kullanıyor, kaçıncı denemede çift külaha geçiyor?.. Bunların hepsini bir bir not edin. Büyük gün gelip de dondurmacının karşısına çıktığınız zaman onun aldığı her nefesi biliyor olacaksınız. İkinci adım: Egzersiz. Kung fu öğrenin. Sabahları kata çizin, yogada mükemmelleşin. Refleksleriniz gelişsin. Yeterli seviyeye geldiğinize inanıyorsanız Fatih Ürek usulü yılan dansına geçin. Böylelikle hem bakışlarınızla düşmanınızı paralize edebilecek hem de dirsekten bükülmüş kolunuzla ani bir kobra vuruşu yaparak külahı (dondurmayla birlikte) kapabileceksiniz. Üçüncü adım: Saldırı: Artık hazırsınız ve büyük gün geldi çattı! Unutmayın bu yolun geri dönüşü yok. Dondurmayı ilk denemede kapamazsanız asla kapamazsınız! başarılı bir saldırı aşağı yukarı şu şekilde cereyan eder: “Dondurma ne kadar abi?” Girizgahta vurdumduymaz bir hava takının. Hani “alsam da oluuur, almasam da” gibisinden. Fiyatı öğrenip “alayım bir tane o zaman” dedikten sonra oyun başlar. Başlama zilinden itibaren (o saniyeye dek göz teması kurmamaya özen gösterdiğiniz) dondurmacının tam gözünün içine bakın. İlk şaşkınlık anında da psikolojik darbeleri art arda indirmeye başlayın; “Kamil değil mi senin adın? Esnaf hiç de iyi konuşmuyor senin için, ben sana söyleyeyim. Küçük oğlanın da karnede sekiz zayıfı var, Cumaya şok olma diye dedim. Ha bir de yeni aldığın arabayı boylamasına çizmişler!” -?!?!?!? Hesaplamalara göre; bu şok anı üç milisaniye sürüyor. Abimizin o ‘anlık duraklamasında’ elinizi hiç titremeden, hamlenizi yapın ve dondurmayı kapın! Eğer ki bunların hiçbiriyle uğraşamam diyorsanız, baştan kibarca “sade dondurma, şakasız olsun” ya da sert bir ifade ve tok bir sesle “dondurma ver!!” deyin... “Bunun bir de para alması var!” diye blöf yapmak da olabilir ama araya adam sokmak işe yaramıyor. Her ne yaparsanız yapın afiyetle yiyin, benim yerime de... Ni­nem diyor ki: Alışmış kursak, bulamacını ister.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT