BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İlk gün hayretlerim

İlk gün hayretlerim

Dünya Kupası ile ilgili ilk yazıma böyle bir giriş yapmış olmakla siz de şaştınız değil mi? Ama Meksika takımı bu tip bir savunma modelini nereden buldu, nereden öğrendi, doğrusu kuş olup Aguierro‘dan duymak isterdim.



Dünya Kupası ile ilgili ilk yazıma böyle bir giriş yapmış olmakla siz de şaştınız değil mi? Ama Meksika takımı bu tip bir savunma modelini nereden buldu, nereden öğrendi, doğrusu kuş olup Aguierro‘dan duymak isterdim. Güney Afrika takımı, kazandığı veya kendisine teslim edilen topları pişirip pişirip sahip olduğu kanattan terse, derinliğine yani, attığı goldeki gibi kullanma akılcılığını gösterebilseydi Meksika’yı çok farklı ağır bir yenilgiye uğratırdı. Kenarda Carlos Alberto Parreira gibi çok deneyimli, dünya kupası kazanmış bir hoca, koca bir ilk yarı boyunca rakibinin bu yumuşak karnını nasıl keşfedip, oyuncularına oradan indirmeleri şeklinde nasıl talimatlar vermedi şaşırdım doğrusu. Meksika’nın kaydırmalı dörtlüye de pek benzemeyen, üçlü gibi gözüküp deneyimli Marquez‘i 3+1’de kullanan Aguierro daha ilk maçta bütün umutlarını Johannesburg’daki stada neredeyse gömecekti. Ama ev sahibi de daha ilk oyunda nakavt olma korkusundan olacak ki, kafasını çok kaldırmadan sadece topu kaptırmamak adına koşup durdu. *** Bir şaşmamak mümkün değil daha. Futbol dünyasının en zengin seleksiyonuna sahip üç ülkeden biri olan Fransa, sanki kariyeri henüz oluşmamış oyunculardan kurulu bir ekip halinde karşımıza çıkıyor. Domenech hem Diaby hem Toulalan hem de Gourcuff’tan bir orta saha kurmayı nasıl akıl ediyor acaba hayretim bitmek bilmiyor. Anelka‘dan en uçta son adam olur mu hiç? Ne olur peki derseniz ya kanat ya da en son uç adam arkası. Böyle olursa Anelka genelde topları kaleye yüzü dönük alır ki bu da karşı tarafın mahvına sebep olur. Hele hele demode olmuş üç savunma ile sahaya dizilip kenarlarda arıza göstermesi kaçınılmaz olacak bir Uruguay takımına karşı. Ama Domenech göreve geldikten sonra bu zengin ve kaliteli kapasiteyi, pozisyona giremeyen, etkili, öldürücü, pas toplayamayan bir takım haline getirdi. Uruguay’ın Fransa karşısında oyunu bozmaya, rakibin aklını karıştırmaya bu nedenle hiç ihtiyacı yokken top kullanma becerisi kısıtlı oyunculardan kurulu oluşu sebebiyle bütün yük Forlan‘ın omuzlarına konuvermişti. Bu gruptan kimlerin evine döneceği, kimlerin yoluna devam edeceğini, ilk gün kestirmek mümkün olmadı ama Uruguay’ın kalecisi Muslera‘nın isminin altına bir kırmızı çizgi attım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT