BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ebü’l-Abbâs Dîneverî

Ebü’l-Abbâs Dîneverî

Buyurdu ki: “Huşû; zâhiren ve bâtınen Hakk’a boyun eğmek. Tevâzu da; Hakk’a teslim olmak, boyun eğmek, Hakk’ın hükmüne îtirâzı terk etmektir...”



Ebü’l-Abbâs Dîneverî hazretleri, Türkistan’ın meşhûr velîlerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 951 (H.340) senesinde Semerkand’da vefât etti. Allahü teâlâdan başka her şeyi unutmuş ve muhabbet deryâsına gark olmuş çok mübârek bir zâttı. İlim öğrenmek için Horasan’ın Nişâbûr şehrine geldi. Uzun zaman Nişâbur’da oturdu. Sonra, ömrünün son zamanlarında Semerkand’a gitti... “KUL, KUSURLARINI DÜŞÜNMELİ!” Ebü’l-Abbâs Dîneverî; Yûsuf bin Hüseyin, Abdullah bin Harrâz, Ebû Muhammed Cerîrî ve Ebü’l-Abbâs bin Atâ hazretlerinden feyz aldı, ilim öğrendi. Büyük âlim Ruveym hazretleri ile görüştü. Onun bereketlerine kavuştu. Her türlü ilimde üstâd, fazîletler sâhibi, gâyet fasîh, güzel ve düzgün konuşan, hikmetli sözler söyleyen, İslâmiyet’e son derece bağlı mübârek bir zât idi. Sözleri ve hâlleri hep doğru idi. Buyurdu ki: “Şunu iyi bilmelidir ki, kul, Allahü teâlâdan bir şey isteyeceği zaman; O’nun kendisine ihsân ettiği nîmetlerini, emir ve nehiyleri (yasakları) husûsundaki kusurlarını düşünerek bir şey istemelidir.” “Gözler bakmakla görür, kalblerin mükâşefesi, görüp açılması ise, her an cenâb-ı Hakk’ı zikredip onu bir an unutmamakla olur.” “Şu üç şey takvânın, haramdan kaçmanın îcâbıdır: Birincisi; Allahü teâlâyı tanıyıp O’na şirk koşmamak. İkincisi; Allahü teâlâya itâat edip, isyân etmemek. Üçüncüsü; Allahü teâlayı anıp O’nu unutmamaktır.” “Huşû; zâhiren ve bâtınen Hakk’a boyun eğmek. Tevâzu da; Hakk’a teslim olmak, boyun eğmek, Hakk’ın hükmüne îtirâzı terk etmektir.” “Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, Allahü teâlâyı doğru olarak tanıyıp her şeyi Allah rızâsı için yaparlar. Bu tanımaları sebebiyle, O’nun (Allahü teâlânın) hizmetinde bulundurulurlar. Yine öyle kullar vardır ki, Allahü teâlâyı doğru olarak bilemez ve her şeyde Allahü teâlânın rızâsını gözetmezler. Bu sebeple, onlar da bu hâlleri sebebiyle pekçok nîmetlerden mahrûm kalırlar.” “DOĞRULUK NE GÜZELDİR...” Bir gün de; “Evliyâlık derecelerine, ancak doğrulukla ulaşılır. Her hâlükârda doğruluktan başkası bâtıldır, boştur” buyurarak şu şiiri söyledi: “Yerinde doğruluk ne güzeldir. Her yerde de doğruluk güzeldir.” Ebü’l-Abbâs Dîneverî hazretleri, vefat etmesine yakın buyurdu ki: “Şunu iyi biliniz ki, insanın dışı (ne olursa olsun) içini değiştirmez.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT