BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Boynu bükük oturuyordu...

Boynu bükük oturuyordu...

Selim bu tatsız konuşmayı daha fazla uzatmadan odasına çekildi. Adile Hanım ve Cahit Bey sessizce oturuyorlardı oturma odasında. Vakit gece yarısını çoktan geçmişti. Zavallı adam yavaşça kaldırdı başını: - Ne yapacağız Adile?



KIRIK HAYALLER Yazan: Seçkin Başkan Selim bu tatsız konuşmayı daha fazla uzatmadan odasına çekildi. Adile Hanım ve Cahit Bey sessizce oturuyorlardı oturma odasında. Vakit gece yarısını çoktan geçmişti. Zavallı adam yavaşça kaldırdı başını: - Ne yapacağız Adile? Kadıncağız şaşkın bir şekilde iki elini yana açtı: - Bilmem ki beyim. Ne yapılır böyle bir durumda, ne edilir bilmem ki... Dediklerini istediklerini yapmasak kaybedeceğiz onları. Nasıl yürek dayanır evlatlarla küs kalmaya... Yaşlı adam başını salladı: - Yarın bankayla görüşecektim zaten bir maaş kredi için. Biraz daha fazla alabilir miyiz bir bakayım. Yavaş yavaş öderiz. Başka çare yok. Serpil tutturdu, şimdi ona da bir şeyler yapmak lazım. Bu oğlan böyle, benim vereceğim harçlık yetişmez ona. Baksana... Eh, biz yaşamak zorundayız... Ben bankaya gideyim yarın sabahtan. Ses çıkartmadı Adile Hanım. Boynu bükük oturuyordu. Başının arkasında, ensesinde ne zamandır ağır bir zonklama vardı. Kulakları uğulduyor, gözleri kararıyordu ama bu zamanda hastalık çıkartması doğru olmadığı için kimseye bir şey söylemiyordu. Karı koca besmeleyle kalktılar yerlerinden, ışığı söndürüp odalarına girdiler. Cahit Bey usulca sordu: - Özlem kızımdan hiç haber var mı? Ağlamaklı oldu Adile Hanım bir anda. Başını iki yana salladı: - Yok. Benim de yüzüm yok aramaya, sormaya. Başını salladı Cahit Bey: - Ben yarın Ferit Beye de bir uğrayayım. Oğlumuzun ayıbını üstlenmekten başka yolumuz yok. Eee Adile Hanım bu işler böyle demek ki... Hayatının önemli bir kısmını çocuklarına adıyorsun, onlar için koşturuyor didiniyorsun sonunda böyle oluyor. Yaşlı kadın mırıldandı duyulur duyulmaz bir sesle: - Haksızlık bu! - Haksızlık ya! Ben çocuklarımı yetiştirirken yanlış yaptığımı düşünmüyorum. Toplum maalesef onları kucağına çekip bu hale getiriyor. Değer yargıları değişiyor, yozlaşıyor. Bizim değerlerimizdeki insanlar toplumdan dışlanıyor, garip mahlûklarmış gibi algılanıyor. Adile Hanım başını kaldırdı: - Serpil ne olacak Cahit Bey? Omuzlarını kaldırdı yaşlı adam: - Benim anladığım kadarıyla kızımız yolcu Adile. Tutamayız onu. Tutmaya zorlarsak kaybederiz. O delikanlıyı da araştırayım bakayım. Evlat derdi asıl şimdi başlıyor demek ki... Usulca yorganını açıp yatağına girdi. Işığı kapattılar ama ikisi de uyuyamayacaklardı... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT