BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Göğüs ağrısı korkutmasın

Göğüs ağrısı korkutmasın

Genelde evhamlı hanımlarda görülen göğüs ağrısı, çarpıntı, göz kararması ve bayılma gibi şikayetlerin temelinde basit bir kalp rahatsızlığı yatıyor...



AİLEDOKTORU Hazırlayan: Uzm. Dr. S. Hilmi ÖZKIRIŞ İç Hastalıkları Uzmanı Genelde evhamlı hanımlarda görülen göğüs ağrısı, çarpıntı, göz kararması ve bayılma gibi şikayetlerin temelinde basit bir kalp rahatsızlığı yatıyor...  27 yaşında evli, 1 çocuk annesiyim. Boyum 1.77, kilom 66. Sol göğsüm ağrıyor. Yaklaşık 1.5 yıldır ağrılarım var, ara ara da kolum sızlıyor, sırtım ağrıyor. Birçok doktor ve psikologa gittim; kalp kapakçığımda çok az açılma varmış, hayati tehlikesi yokmuş, ‘psikolojik’ diyorlar. 4 ay kalp hapı kullandım. 2 hafta ağrıyorsa 2 hafta duruyor. İlaçlar işe yaramıyor, ne yapacağımı bilemiyorum! Ayrıca doğumda panik atağa da kapıldım. Yardımlarınızı istirham ediyorum... > Melek Köse  KALP KAPAKÇIĞINDAN KANIN KAÇMASINA SEBEP OLAN MİTRAL PROLAPSUSU SİZİ KORKUTMASIN! Değerli okuyucularımız, bu haftada bir hanım kardeşimizin muzdarip olduğu ve çevremizde de yaygın olan kalpte Mitral Yetmezlikten (kanı geriye kaçırma) bahsedeceğim... Melek Hanım, kilonuz boyunuza göre oldukça iyi. Şikayetleriniz daha çok kadınlarda görülen, çoğunlukla da hayati tehlike arz etmeyen, sadece sizdeki gibi şikayetlere yol açan, doğuştan gelen, “Mitral Prolapsusu” denilen kalp kapak anormalliğine bağlıdır. Mitral kapak; kalpte sol karıncık ve sol kulakçık arasındaki kapakçığa verilen isimdir. İki yaprakçıktan meydana gelir. Normalde sol karıncıkla kasılıp içindeki kanı aort denen vücudun en büyük atardamarına atarken, mitral kapak kapanıp kanın sol kulakçığa geri kaçmasını önler. Mitral Prolapsusu; kalbin sol kulakçığı ile sol karıncığı arasındaki mitral kapakçıkların sistolde sol atriyuma doğru çökmesi ve sarkmasıdır. Daha çok arka kapakçıkta olur. Çoğu kişide klinik ve hemodinamik bir önemi yoktur. Seyrek olarak klinik şikayetlere ve mitral yetersizliğine sebep olur. Prolapsus “sarkma” anlamındadır. Mitral Valv Prolapsusu (MVP/mitral kapak sarkması) ise, mitral kapağın iki yaprakçığından birinin veya her ikisinin normalden daha kalın, gevşek ve yumuşak olması durumudur. MVP’de iki kapakçıktan birisi genişlemiş ve bunu tutan bağlar çok uzamıştır. Bazı hastalarda ise kapağın düz durmasını sağlayan iplikçikler normalden uzun olabilir. Bundan dolayı mitral kapak, kalbin kasılması sırasında sol kulakçığa doğru sarkar. Bazen de bu sarkma sebebiyle kapak tam kapanamaz ve sol kulakçığa doğru kanın geri kaçmasına sebep olur. Kalp kasıldığında, mitral kapağın kapakçıklarından birisi veya ikisi tam bir şekilde kapanmaz. Aksine kapakçıklar karıncığa doğru geri düşer. Bu durum az bir miktar kanın geri kaçmasına ve kalpte üfürüme sebep olabilir. Bazı hastalarda egzersiz sırasında veya fazla miktarda kola, kahve, çay ve kafeinli içecekler alındığında göğüs ağrısı, halsizlik, nefes darlığı oluşabilir. BELİRTİLERİ NELERDİR? Hastalar genellikle çarpıntı, göğüs ağrısı, göz kararmaları, bayılma gibi sebeplerle doktora başvururlar. Bazı hastalar ise hiçbir şikayeti olmadığı halde başka sebeplerle doktora gittiklerinde, kalp muayenesi sırasında üfürüm veya klik denen bir ses duyulması sonucu yakalanır. EKG, çoğunda normaldir. Kesin teşhisi renkli dopler ekokardiografi (EKO) koydurur. Çarpıntı şikayeti de varsa Holter (24 saatlik ritim kaydı) incelemesi gerekebilir. Nadiren hastalarda (özellikle önceden kalbinde üfürümü olanlar), infektif endokardit denilen kalp kapaklarının üzerini örten iç tabakanın iltihabı şeklinde komplikasyon ve aritmiler gelişebilir. EN ÇOK KADINLARIN KALBİ DERTTE Mitralin görülme sıklığı, çoğu 20-40 arası genç kadınlarda olmak üzere %5 oranında bulunur. Genetik ihtimali % 30’dur ve sıklıkla doğuştandır.  Tedavi gerekmiyor! Mitral rahatsızlıkta tedaviye gerek yoktur. Sadece ameliyat, sünnet, diş işlemleri gibi durumlarda antibiyotik gerekebilir Mitral kapak hastalığı olanların çoğunda (%95’inde) herhangi bir belirti ve problem yoktur, dolayısı ile tedavi de gerekmez. Sadece kontrol yeterlidir. Ancak çarpıntı ve göğüs ağrısında beta bloker grubu ilaçlar kullanılabilir. Bununla birlikte ameliyat, sünnet, diş çekimi, diş dolgusu gibi bazı girişimler öncesinde endokardite (kalbin iç tabakasının iltihabı) karşı koruyucu antibiyotik tedavisi kullanmaları gerekebilir. Bu sebeple, cerrahi müdahaleler öncesinde doktora hastalık söylenmelidir. Böyle durumlarda girişim sırasında bir veya iki doz antibiyotik yeterli olur. Ayrıca kalp ritim bozukluğu, göğüs ağrısı gibi şikayetleri olan mitral kapak rahatsızlığına sahip hastalarda ilaç tedavisi gerekebilir. En ciddi sıkıntı, mitral kapak yetersizliği gelişen hastalarda yetersizliğin zamanla artabilmesidir. Yetersizlik derecesinin önemli olduğu durumlarda, kapağa cerrahi müdahale (düzeltme veya kapak değişmesi) gerekebilir. BUNLARI BİLMEKTE FAYDA VAR!.. > Bu tipteki bir kapakçık sarkmasının çalışmaya, basit sporlara, herhangi bir ameliyat olmaya, hamileliğe veya doğuma olumsuz bir etkisi yoktur. > Kapağın zorlanmaması bakımından, sadece zor egzersizlerden ve halter gibi ağırlık ve kuvvete dayalı sporlardan uzak durmaları tavsiye edilir. > Kalp kapağında sertleşme, kalınlaşma ve ciddi kan kaçağı yoksa çarpıntı, batıcı tipte göğüs ağrısı, panik ve heyecan gibi durumlara diğerlerinden biraz daha yatkındırlar. Kapağın bu durumu zararsızdır. > Kapağında klasik olmayan tipte sarkma yani prolapsus bulunan kişilere, zararsız ama bazen ilerleyebilen bu durumları sebebiyle hekimin uygun gördüğü aralıklarla kontrolden geçmeleri önerilir. Takip aralığı kapağın durumuna göre birkaç ay ila birkaç yıl arasında değişebilir. Genelde yılda bir defadır. > Lüzumsuz antibiyotik tedavilerinden kaçınmak, vücutta antibiyotiklere dirençli mikrop türlerine zemin hazırlamamak açısından önem taşır. > Hastalığın temelinde psikolojik sebepler de olduğu için özellikle hanım kardeşlerimizin bu konuda fazla kuruntulu olmamalarını tavsiye ederim. OKUYUCUYA CEVAPLAR İlaçlar faydasız ne yapmalıyım? > Fatma Dinç Göğüs kafesimin altında ağrı, sırtıma doğru vuruyor. Röntgen ve ultrasonda midede reflü çıkıyor. İlaçlarım fayda vermiyor... CEVAP: Kıymetli kardeşim, reflü teşhisi röntgen ve ultrasonografi ile konulamaz, sadece endoskopi ile konulabilir. Göğüs kafesinin kaburga yayı altından sırta vuran ağrı, reflüden olmaz. Böbrek iltihaplarından olabilir ama piyelonefrit dediğimiz böbreği de içine alan idrar yolu iltihaplarında beraberinde üşüme, tireme, 39-40 C’ye varan ateş, kanlı ve sık idrar gibi şikayetler de tabloya eşlik eder. İzole kaburga ve sırt ağrısı çoğunlukla terli halde iken rüzgâra maruz kalma, ani ters hareket yapma ile bazen de strese bağlı fibromiyalji dediğimiz adale spazmına bağlıdır. Bu durum akciğer filmi, kan ve idrar tahlilleri ile netliğe kavuşturulup adale spazmını da çözen ağrı kesici ve bazı ilave ilaçlarla rahatlıkla halledilebilir. Sabahları oluşan ağrı reflü değildir > Erkan Arslan Eşim sabahları şiddetli karın ağrısıyla uyanıyor, reflü tedavisi uygulandı ancak ilaçtan sonra tekrar nüksetti. Kolon filmi çektirmek şart mı? CEVAP: Sayın okuyucumuz, mide muhtevasının yemek borusuna geri kaçmasında (reflü) sabahları karın ağrısı ile uyandırma durumu olmaz. Reflüde göbek üzerinden boğaza kadar olan göğüs orta bölümünde yanma, ağza ekşi su gelmesi, öksürük olur. Anlattığınız durum çoğunlukla iç organların yetersiz kanlanması ve beslenmesi sonucu olur. Endoskopisinde bu durum tespit edilebilir. Ayrıca büyük abdest sümüksü ishal tarzında ise iltihabi bağırsak hastalıklarına bağlı da olabilir. Bu sebeple kolon filmi yerine kolonoskopi yapılırsa gerçek durum tespit edilir. Kilo alamaması da Kolitis Ülseroza ve Crohn Hastalığı adlı iltihabi bağırsak hastalıklarından olabilir. Kronik alerji ve sinüzitin çözümü > Fatma Zehra Boyum 1.74, kilom 68, sigara içmiyorum, alerjik rinit ve kronik sinüzitim var... CEVAP: Fatma Hanım, kronik sinüzit çoğunlukla ya burun kemiği eğriliği ya da burun içi kıkırdaklarının büyüklük ve şişliğine bağlıdır. Burun kemiği eğriliği, düşme veya doğuştan olabilir. Burun içi etlerinin büyümesi de ya mikrobik iltihaplara veya polen, ev tozu gibi dış alerjenlere bağlı ödem yapmasındandır. Alerjik rinitin sebebi bulunarak, antihistaminik ilaçları ve aşıyı uzun süre uygulayarak düzeltilebilir. Kronik sinüzitin tedavisi ise; ilaçlar ve zeminde yatan sebeplerin ortadan kaldırılması ile çözülür. e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İST.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT